Yazıma başlarken adında “Felsefe” kelimesi geçtiği için önyargı ile yaklaşıp kitabı almak istemedim ve telefonumdan okumaya başladım. Ancak kitabı sürükleyici bir şekilde okuyarak bitirdim ve tekrar okumak istediğim için yakın zamanda alacağım. Kitapta örnek verilmiş dört(kurgusal) karakter var ve bu karakterler örnek hikâyeleri çerçevesinde kişilerin sorunlarına bağlı olarak inceleniyor. Bazısı hayatın anlamını gelecekten korkarak, hayatın nereye doğru yöneldiğini bulmaya çalışırken bazısı da sürekli bir yalnızlık içinde, hayattan hiçbir şekilde tatmin olamayarak yaşıyor. Tüm bunlara ek olarak çevresindeki insanlarla boğuşuyorlar. Sorunları okurken yer yer kendinizle özdeşleştirmekte mümkün. Kitap filozofun yaşamının çok kısa bir özeti, öğretisi, tanı ve terapi gibi bölümler altında ilerliyor. Şuna katılmam gerek ki kitapta bahsedilen “şöyle bir sorununuz varsa şöyle bir filozofu okuyun ve her şey çözülsün” asla değil. Bir tanı ve terapi ortada mevcut ancak kişiyi filozoflarla ve onların öğretileri ile tanıştırmak kendine ders çıkarabilmek açısından minik bir örnek. Bu öğretileri yaşamına nasıl uygulayacağına dair karar verme süreci okuyucuya bağlı. Bu sebeple kitabın normal kişisel gelişim kitaplarından çok farklı bir boyutta olduğunu düşünüyorum. “Yük olan şeyler söylenmelidir; sadece yükten kurtulmak için değil, filozofun iyileştirici sözlerini alımlayacak bir zemin oluşturabilmek için. Kendini başka birine açmak, kendine ve dünyaya olan güvensizliğin yarattığı tutsaklıktan özgürlüğe atılan ilk adımdır.” Diyor kitapta bu benim içimde yer alan kendime uyguladığım bir kuraldır. “Yük olan şeyler söylenmelidir” Kendimden parçalar görmüş olduğum için kitabı okumayı sevdim. Aynı zamanda kitabı filozofları tanıma açısından çok yararlı bulduğumu eklemeliyim. Felsefe