Mektep’te bize bir şiir ezberletmişlerdi. İnsan,yaşadığı yerlerde beraber bulunduğu insanlara görünmez ince tellerle bağlanmış; ayrılık vaktinde bu bağlar gerilmeye, kopan keman telleri gibi acı sesler çıkarmaya başlar, her birinin gönlümüzden kopup ayrılması, bir ayrı sızı uyandırılmış.Bunu yazan şair ne kadar haklıymış!
Meryem uykuya dalmadan önce, “Bibi” dedi, “niye horozlar ötmüyor artık?”
“Horozlar hep öter!” dedi Bibisi, “Ama bazı insan duyar, bazı insan duymaz. “
Meryem, “Ben artık duymuyorum” dedi.
“Sabah olmasını istemiyorsun da ondan” diye yanıtladı onu Gülizar Ebe.
Kamran’ın kıvırcık sarı saçları, beyaz nazik, parlak bir cildi vardı. O kadar parlak bir cilt ki, cesaretim olsa da kulaklarına yapışsam, yakından yanaklarına baksam, aynada gibi kendimi göreceğimi sanırdım.