Ama sonunda pek fazla bir şey değişmemişti. Birileri daha büyük evlerde otururken ötekiler daha küçük evlerde oturuyor, herkes daha büyük bir evde oturmak için çabalıyor ama en sonunda herkes ancak kendi sığacağı kadar küçük bir toprak parçasına gömülüp unutuluyor.
Hepsi buydu.
Bütün bir hayat buydu işte.
Belki başkalarına göre garip ama bana göre son derece sıradan ve korunaklı bir hayattı onunki. Hayatin cehenneminin başkaları olduguna inanmış ve onlardan olabildiğince uzak bir hayat kurmayı denemişti. Sanki okuduğu kitapların içinde yaşayabilirmiş gibi..
Sanki hayatım boyu kalabalık bir havaalanında elimde bavulumla oturuyorum. Birileri geliyor, birileri gidiyor. Herkes nereye ait olduğunu, nereye gideceğini biliyor. Hatta saat kaçta gideceğini, onu kimin karşılayacağını...
Bense bir türlü nereye gideceğimi, nereye gitmek istediğimi bulamıyorum.