Şahsına münhasır

Şahsına münhasır
Göründüğüm, yansıdığım , yazılarımdan anlaşıldığım.gibiyim. Ne eksik, ne fazla. 01.02.24 [K&M]
Türk Dili Ve Edebiyatı
114 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Serbest, Farsça ser “baş” ve best “bağlı”dan geliyor. Aslında başı bağlı, istediği gibi hareket edemeyen demek. Türkçede kendine has “istediği gibi davranabilen” anlamını kazanmış. Kim bilir, belki de bağlanmak en büyük özgürlüktür.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
BİR KAVME BENZEMEYE ÇALIŞAN ONLARDANDIR
İkinci bin yılın müceddidi İmâm-ı Rabbânî (k.s.) Hazretleri buyurdular ki: “İki dini tasdîk eden (İslâm’dan başka hak din olduğuna inanan) kişi, şirk ehlinden sayılır. İslâm’ın hükümleri ile küfrü bir araya getirmeye teşebbüs eden de müşriktir. Hâlbuki küfürden teberrî etmek (uzaklaşmak) İslâm’ın şartıdır, şirk şâibesinden sakınmak tevhiddir... Hindûların büyük bildikleri günlere hürmet etmek, Yahûdîlerce bilinen âdetlere uymak, küfrü icap ettirir. Nitekim bazı cahil Müslümanlar, bilhâssa kadınlar, kâfirlerin belli günlerindeki küfür merâsimini icrâ etmektedirler. Bunları, kendileri için de bayram kabul edip, kızlarının ve kardeşlerinin evlerine onlar gibi hediyeler yollarlar... Böylelikle o merâsime tam manası ile îtinâ ve itibar ederler. İslâm’da bunların hepsi şirk ve küfürdür.” (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî, c. 3, m. 41) “Bir kere, bir hasta ziyaretine gitmiştim. O hastanın ölümü yaklaşmıştı. Hâline teveccüh ettiğim zaman, kalbini şiddetli zulmet içinde gördüm... Bu zulmetin kalkması için ne kadar teveccüh ettiysem de kalkmadı. Çokça teveccühten sonra bilindi ki, bu zulmetler, kendisinde gizli bulunan küfür sıfatındandır. Bu sıkıntıların sebebi, küfür ehlini dost edinmesindendir. Bana malum oldu ki bu zulmetlerin kalkması için teveccüh etmek, yerinde bir iş değildir. Zira onun bu zulmetlerden temizlenmesi, küfrün cezası olan cehennem azâbına bağlıdır. Ve bana malum oldu ki, onda zerre miktarı iman mevcuttur ve bunun bereketiyle cehennemde ebedî kalmaktan kurtulacaktır. Cehennem azâbı -ister ebedî olsun, ister muvakkat olsun- küfre ve küfür sıfatlarına mahsustur. (Yani, muvakkat cehennem azâbı; küfür sıfatının cezası, ebedî cehennem azâbı ise küfrün cezasıdır.) (Mektûbât-ı İmâm-ı Rabbânî, c. 1, m. 266
Sen de fark etmişsindir, çok konuşunca söz gereksiz uzar, uzadıkça anlamından uzaklaşır, olan bitenler, kendin ve başkaları hakkında çok şey anlatınca içine bir huzursuzluk çöreklenir. Ne kadar az ve öz, o kadar iyidir.

Şahsına münhasır

, bir kitap okudu
Puan vermedi·344 syf.·
18 günde okudu
·
2022 37. kitabı
Ahmed Cevdet Paşa
9.3/10 · 226 okunma
Kitap yazmak arzusundasın fakat böyle bir işe giriştiğinde herkesin sana karşı bakışının düşmanca olacağından mı korkuyorsun, yoksa yazacağım şeyler zaten yazılmış, görüşlerim zerre kadar ilgi görmez ve ayıplanırım, diye mi çekiniyorsun? Henüz ismi bile aklımda yok ve fikirlerim çok ham mı, diyorsun. Olsun, sen yaz. Yazmaya başlamak, tam bir sıkıntıdır, zordur. İşe koyulduğun an, içindeki curcunanın gittikçe sakinleştiğini görürsün. İçine bir dolmuşluk hissi gelir, kendine gelirsin. Artık bakışların kitapta olur. Her bir bölüm bittiğinde tatlı bir duraksama yaşarsın. Bu işten öyle bir tat alırsın ki, aldığın tat, baştaki ayıplanma korkusunu bir bir yok eder.