Mehmet Ali Aslan

Mehmet Ali Aslan
@MthhxLxrd
I'm Lord.
Kazanova Katili
Lise
Gaziantep
11 Ağustos 2007
16 kütüphaneci puanı
539 okur puanı
Temmuz 2022 tarihinde katıldı
Stefan Zweig’in Anlatım Gücü
10/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 17:47
Bazı hikâyeler bağırmaz… fısıldar. Ama o fısıltı, insanın içine işleyen bir yangına dönüşür. Yakıcı Sır tam olarak böyle bir metin. Kısa, yoğun ve psikolojik açıdan son derece keskin. Hikâye, bir kaplıca kasabasında geçer. Yalnız bir çocuk olan Edgar, annesiyle tatildedir. Orada karşılarına çıkan karizmatik bir Baron, çocuğun güvenini kazanır. Fakat Baron’un asıl ilgisi çocuğun annesinedir. Edgar, önce kendini özel hisseder; sonra yavaş yavaş dışlandığını fark eder. Ve işte o an: masumiyet kırılır. Zweig’in ustalığı burada başlar. Çünkü mesele bir aşk üçgeni değil. Mesele, bir çocuğun ilk kez “yetişkinlerin dünyasında sırlar olduğunu” anlamasıdır. Çünkü çocuk şunu fark eder: Yetişkinler dürüst değildir. Yetişkinler rol yapar. Ve ben artık onların dünyasının dışındayım. Bu farkındalık bir çocuk için “yakıcı sır”dır. Zweig’in kalemi keskin ama gösterişsizdir. Olaydan çok iç dünyayı anlatır. Bir bakışın süresi, bir sessizliğin tonu, bir kapının kapanışı… Hepsi psikolojik anlam taşır. Baron yüzeyde zarif ve çekicidir. Fakat aslında hesapçıdır. Çocuğu araç olarak kullanır. Bu noktada Zweig ince bir eleştiri yapar: Yetişkinlerin çıkarları söz konusu olduğunda çocukların duyguları çoğu zaman görmezden gelinir. Baron bir kötü adam karikatürü değildir. Daha tehlikelidir: Sıradan bir manipülatördür. Anne karakteri trajiktir. O da yalnızdır. İlgi görmek ister. Kadın kimliğini hatırlamak ister. Fakat bunu yaparken oğlunun iç dünyasında açtığı yarayı göremez. Zweig burada suçlu aramaz. İnsan doğasının zayıflığını gösterir. Yakıcı Sır, kısa ama ağır bir metin. Tavsiye ederim. 10/10
Edebiyat
Yakıcı SırStefan Zweig · Ren Kitap Yayınları · 202051,4bin okunma
Reklam
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
57 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2026 00:23
Kesinlikle okuduğum her sayfada içimin huzur dolduğu ve spiritüel düşüncelerimin daha da geliştiği bir kitaptı. Joseph Murphy'in kitaplarını okurken mutlu oluyorum ve düşüncelerim gelişiyor. Olaylara daha geniş bir pencereden bakabiliyorum.
Bilinçaltının Gücü İle Zengin OlJoseph Murphy · Diyojen · 202475 okunma
Harikaydı.
8/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 13:28
Lyon'da düğün ve kaçak hikayesi okuduğum en güzel hikayelerden bazılarına girer. Gerçekten Lyon'da Düğün'ü okurken yer yer yılın okuduğum ilk kitabında hüzün doldum ve gerçekten kitap okumayı özlemişim. Bu kitap sayesinde yeniden kitaplara bağlanma umudunu yaşıyorum. Beynim okurken çok canlı hissetti ve betimlemeler kesinlikle harikaydı. Stefan Zweig'in okuduğum her kitabında ona daha çok hayran kalmam kadar güzel bir şey yok.
Edebiyat
Lyon’da DüğünStefan Zweig · Ren Kitap · 201839bin okunma
10/10
·125 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2025 16:27
Bazen sokakların sessizliğinde gizli bir ses dolaşır. Herkesin gözünün önündedir ama kimse duyamaz onu. İşte bu kitap, o sesi duyanların hikâyesi. Üç farklı olay, üç ayrı düğüm, ama çözüm hep aynı yerde başlıyor: Gözlerin bakıp da görmediği yerde. Olaylar derin gibi görünür ama aslında en yüzeydedir. Yüzeyin altını eşeleyen herkes kaybolur, çünkü asıl mesele yüzeyde olana ne kadar dikkat ettiğindir. Kimi zaman bir çığlık anlaşılmaz bir dilden gelir. Kimi zaman her şeyi bilen biri, bildiğini gizlemek için yalnızca durur. Bazıları ise gerçeği saklamak için karmaşaya sarılırken, başkaları her şeyi olduğu gibi bırakır — çünkü bilinirlik bazen en iyi kamuflajdır. Kitaptaki zekâ, hesapla değil, sezgiyle işler. Sayılar değil, bakışlar; silahlar değil, sözsüzlük önemlidir. Olaylar değil, olayların nasıl anlatıldığı her şeyi değiştirir. Sıradan bir bakış için karmaşa, gerçek bir zihin için simetrik bir düzendir. Bu öyküler, sadece kimin ne yaptığıyla ilgilenmez. Asıl soru: Neden böyle düşündün? Cevap, çoğu zaman söylenmeyenlerdedir. Belki de en zor şey, karmaşığın içinden sadeliği ayıklamak. Poe bunu yapıyor. Gözümüzün önündeki perdeleri tek tek kaldırıyor ama öyle ustaca yapıyor ki perdeler kalkarken onları hâlâ yerinde sanıyoruz. Bir şey daha: Herkes izleri takip eder. Ama bazıları adımların nereye basmadığını fark eder.
İnceleme
Dedektif Auguste Dupin ÖyküleriEdgar Allan Poe · İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,825 okunma
10/10
·228 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2025 15:15
Bu kitap bende öyle bir iz bıraktı ki, sayfaları çevirdikçe sanki kendi zihnimin en karanlık odalarında dolaşıyormuşum gibi hissettim. Işığın O Kör Edici Yokluğu, sadece bir mahpusun, bir zindanın, bir işkencenin anlatımı değil aynı zamanda insan olmanın, insan kalmanın, inançla direnmenin, unutmanın ve hafızanın da kitabı. Tahar Ben Jelloun'un dili sanki siyah bir mermer gibi: sert ama içinden ışık sızıyor. Her kelimeyi neredeyse düşünerek, tartarak, hissederek yazmış gibi. İçine düştüğümüz karanlık zindan yalnızca bir mekan değil, ruhun çürümeye yüz tuttuğu bir sınav odası. Ama bu sınavın soruları dışarıdan değil içeriden geliyor: Acıya ne kadar dayanabilirim? Hafızamı koruyabilir miyim? Bir anı, bir dua, bir cümle beni hayatta tutabilir mi? Kitap boyunca karşılaştığımız gece, fiziksel karanlıktan çok daha fazlası. Gece burada bir varlık; sanki kişileşmiş, okuyucuyla göz göze gelen bir şey. Ve ışık, ne zaman aniden girse satırlara, öyle bir vuruyor ki gözün kamaşıyor. Bu yüzden “ışığın kör edici yokluğu” ifadesi sadece şiirsel değil, aynı zamanda yaşanmış, hissedilmiş bir hakikat. Benim için kitabın en güçlü yanı, anlatıcının en dipteyken bile kendini terk etmeyişi. Direnmenin, insan kalabilmenin, kelimeyle hayatta kalmanın mümkün olduğu bir yer var – ve bu kitap oradan yazılmış. Okurken içten içe şu cümleyi kuruyordum: “Bu satırları yazan biri hâlâ bir yerlerde yaşamaya devam ediyor.” Ve bu his, belki de bir kitaptan alınabilecek en derin bağlardan biri. Aynı zamanda kitap, hafızanın bir lütuf mu yoksa lanet mi olduğunu da sorgulatıyor. Hatırlamak mı yoksa unutmak mı hayatta tutar insanı? Belki de ikisi arasında bir denge, bir boşluk, bir sessizlik... Sonuç olarak bu kitap benim için sadece okunmuş bir metin değil. Bir deneyim. Bir iç yolculuk. Bazen zihnimi,
İnceleme
Işığın O Kör Edici YokluğuTahar Ben Jelloun · Sia Kitap · 2020698 okunma
Reklam