Mehmet Tayanc

Mehmet Tayanc
@Mttayanc
Araştırma görevlisi
Doktora
Şanlıurfa-Siverek
4 okur puanı
Ağustos 2017 tarihinde katıldı
Gerçekte herkesi eşitlemekten aciz olan bu toplum, herkesin, kendisini başka herkesle eşit olduğunu düşünme “hakkına sahip olduğu” bir toplumdur. Bu tür bir toplumda, savunmasızlık da (en azından potansiyel olarak) evrenseldir.
İlişkiler
Reklam
Yaşamınızın zarif bir şekilde davranabileceğiniz bir şölen gibi olduğunu düşünün. Yemekler size ikram edildiğinde, elinizi uzatın ve makul bir parça alın. Eğer yemek yanınızdan geçip giderse, tabağınızda olanla yetinin. Veya yemek henüz size ikram edilmediyse, sabırla sıranızı bekleyin. Aynı kibar ölçülülük ve minnettarlık tutumunu çocuklarınız, eşleriniz, meslek yaşamınız ve mali işleriniz için de takının. Arzunun, hasedin ve açgözlülüğün hiç gereği yok. Vakti geldiğinde hak ettiğiniz payı alacaksınız.
İlişkiler
"Züleyha,Yusuf'a bir mektup yazmaya başlayınca.Yusuf diye başladı,Yusuf diye bitirdi.Gördü ki hitaptan öteye geçemedi.Anladı ki aşkın namesinde ser-nameden öte kelam yok.Ve Züleyha'nın lügatinde Yusuf'tan öte sözcük yok."
Sayfa 130 - Timaş Yayınları·Kitabı okudu
"oysa ki siz bayım , bir sebze bile olamazsınız. çünkü, enginarın bile bir kalbi var.".. Amelie
insanlara genellikle yapabildiğimiz tek şey onları sakat bırakmaktır. Yani salt fiziki bir sakatlıkta söz etmiyorum; büyük çoğunluğu, o köhnemiş duygu, düşünce ve alışkanlıklarımızı pervazsızca dayatma sonucu oluşan sakatlık. Adorno’ nun dediği gibi” yalnış hayat doğru yaşanmaz” sözü durumu çok iyi ifade etmektedir. Hangi birimiz kendi doğruları kendisi buluyor ki başkalarına “ doğruyu” söylüyoruz..