#kitapanalizi#
#okudumbitti#
Yıl 1818 , İstanbul'dan yola çıkan bir kervan . Hac kervanı. Dört aylık bir serüven . Sayısı elli bini bulan hacı adayları. Beş yıldır hacca gidemeyenler, Sultan Mahmut'un desteğiyle yola koyulmuşlardir.
Kervanda bir müderris, bir mülazım, bir kusbaz, bir berber , bir bezirgan , bir seyis, özürlü bir kız çocuğu, güzel bir cariye ve baş kahraman olan bir Meczub...
Peki neden beş yıldır hacca gidilemiyordu?Ecnebilerin bundaki rolü Arap çöllerinde ki bedevileri devamında Vehhabilerin selefilik hareketini kiskirtip desteklemeleri idi . Ortalığa korku salan selefiler yıllarca hacı adaylarini kafirlikle suçlayıp asla Mekke'ye girmelerine müsade etmemeleri hatta kervan yolu boyunca çöllerde haci adaylarına saldirmalari , mallarını helal görüp yagmalamalari, kızlarını kendilerine köle alarak almayı hak görmeleri tam bir fecaat .
Kavalalı Mehmet paşanin oğlu İbrahim Paşa'nın aslında İstanbul ile arasının pek iyi olmamasına rağmen Sultan Mahmut isteğiyle Vehhabilerle mücadelesi ve kervanı Vehhabilerden korurken,
Kervan içinde gizlenmiş bir ecnebi ve selefilerle kurduğu hain planlar hem de beslediği haberci güvercinlerle. Peki bu olay ne zaman ve kim tarafından ispatlaniyor ve ecnebi amacına ulaşabiliyor mu?
Peki ya Meczub hikayenin neresinde ? Elbette tam orta göbeğinde. Güzel cariyeyle ne gibi bağlantısı var denildiğinde cariyenin aslında İstanbul'da bir beyin kızı olduğu , gariban bir oğlana gönül verdiği ama babasının kızına layık görmediği için müsaade etmediği , ancak bir yangınla tüm malını mülkünü kaybettiğini o kızın da kimsesiz kalınca cariye olarak satıldığını kervanda iki aşığın birbirini bulduğunu ve bunun Meczub olduğunu , artık bir zamanlar bey kızı olan Nadidenin, meczubun gönlünün sultanı olduğunu , aşkı için kervana