"...İnsanın sadece yaşayarak öğrenebileceği şeyler var. Mesela insan babasını apansız kaybedince, sanki çocukluğu elinden alınmış oluyor. Tarihsiz, kimsesiz bir halde bir zaman bozkırın ortasında kalakalıyorsunuz. İnsanlar fazladan konuşuyor ve gülüyorlar sanki. Sanki susmak ve düşünmek gerekiyor aslında..."
..."Karşımda gördüğüm baba, tüm bu olaylar karşısında hakkını daha iyi savunabilmek için hukuk okumaya başlamıştı ve her şeyi kâğıtlara bakmadan harfi harfine anlatıyordu. Hukukla hiç ilgili olmayan birinin, hayatın çizdiği plan karşısında geldiği noktayı, herhangi bir hukuksuzluk karşısında kendini savunabileceğine dair inancını görmüştüm"...
...Anne olarak geçen her gün yaşadığım bu travmadan bir adım daha uzaklaşıyorum ve dışarıdan bakabilmeyi öğreniyorum. Hani hep deriz ya, bu tecrübeyle daha genç yaşlarda olmak isterdim diye, o kadar hızlı büyüttü ki bu travma beni, artık yaşıtlarımın çok önündeyim ve daha iyi anlayabiliyorum yaşamın anlamını...
"Yine gel, yine gel... Her kim olursan ol. yine gel. İster kafir of, ister mecusi, ister putperest. İster yüz kez bozmuş ol tövbeni.. Umutsuzluk kapısı değil bu kapı. Nasılsan öyle gel."
Mevlana