Çocuğun iki doğumu vardır…
Birisi fizyolojik doğumu, diğeri ruhsal doğumu… Fizyolojik doğum dokuz ayda gerçekleşir.
Ancak çocuğun ikinci doğumu için bir duygusal gelişime ihtiyacı vardır.
Ruhun gelişimi fizyolojik gelişim gibi hızlı olmaz. Ruh fizyolojiden dört kat daha yavaş gelişir
Dokuz ayda dünyaya gelen çocuk, dört kat mesafeyle 3,5 yaşlarında ruhsal olgunluğa erişir. İşte bu yüzden, mizaçtan mizaca değişse de yaklaşık 3,5 yaşından sonra yaşama gözlerini açar çocuk…
İçinde bulunduğu dünyayı fark etmeye ve bir bilinç seviyesinde etrafıyla iletişim kurmaya çalışır.
“ … Ebû Hüreyre r.a’dan. Resûlullah s.a.v şöyle buyurdu : “ Kim bir mecliste oturur ve orada bir sürü faydasız ve mânasız sözlerle vakit öldürür de, o meclisten kalkmadan önce,
“ Sübhâneke Allahümme ve bihamdike eşhedü en lâ ilâhe illâ ente estağfiruke ve etûbu ileyke “
“ Allah’ım ! Seni her türlü noksan sıfatlardan tenzih ve hamdinle tesbih ederim. Senden başka bir ilâh olmadığını kesinlikle belirtirim. Senden bağışlanmamı diler ve sana tövbe ederim “
derse, o mecliste yapmış olduğu hataları bağışlanır. “
Tirmizi Daavât : 39
Enes bin Malik Rivayet ediyor: “Resulullah ﷺ ne zaman başka bir adamla el sıkışsa karşısındaki elini önce çekinceye kadar o çekmezdi.
Şimdi Resulullah ﷺ kısa süreli bir tokalaşma olayına gösterdiği ilgi bu düzeyde ise bugün başka bir Müslümanı haksız yere boykot edenleri hatta ona ilk önce selam vermeyi reddedenleri görseydi ne yapardı?