Yani gözü olduğu halde hakkı gör-meyen, kulağı olduğu halde hak söze kulak vermeyen, dili olduğu halde hak sözü söylemeyen, haksızlığın karşısında şeytan-ı ahraz kesilen, aklı olduğu halde düşünmeyen, kalbi olduğu halde iman etmeyen, Allah'ın insana en büyük ni-metlerinden biri olan iradesini kullanmayan kimse maddeten canlı olsa da manen ölüdür.
İnsan, " marsta hayat var mı? " Sorunun peşine düştüğü kadar ölümden sonra hayat var mı? Sorusunun peşine düşseydi, hakikat toprağını bu sorunun cevabını bulmak için eşseydi, İslam'ın bu soruya verdiği cevabı derinlemesine idrak etseydi insanlığın bugün yaşadığı travmaların pek çoğu yaşanmazdı. İnsan insanın kurdu olmazdı
Bir defa doğuyorsun, bir defa yaşıyorsun, bir defa ölüyorsun. Müstakim yaşamayı bilen için hayat büyük bir nimet, büyük bir maharet, hayat Allah'ın rızasına talip olan bir kul için paha biçilmez bir saadettir.