Bu belkemiksiz malumat ve kanaatler mütemadiyen kopar, birbirinden ayrılır, sahibiyle münasebetlerini mütemadiyen değiştirir. Çünkü hiçbirinde fikirler ve bilgiler şahsiyet haline gelmemiştir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
buna içimdeki şeytan diyordum; müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum.
Kalbimin doğusu,
Her resme güneş çizen bir çocuktu.
Gam yükünün kervanları yürürdü dudaklarımda
Kavrum ve çatlaktı dudaklarımın toprakları.
Ölümün ötesinde bir köy vardı
Orda, uzakta,
kalbimin en doğusunda
Şimdi bana yalnızca
Dertli türkülere duyduğum karşılıksız aşk kaldı.
Güzel beyaz bir tay doğururdu her sene hafızam Yorgundu oysa
Durmadan, durmadan hatırlamaya koşmaktan.
*Varoluşumuzun geçici olması, bunu kesinlikle anlamsız kılmaz, ama sorumluluklarımızı oluşturur. Çünkü her şey, bizim öz itibarıyla geçici olan olasılıkları gerçekleştirmemize bağlıdır. İnsan sürekli mevcut potansiyeller yığınıyla ilgili olarak kendi tercihlerini yapar.
*Aslına bakılacak olursa, sorumluluk terimiyle yaşanmadığı sürece özgürlük yozlaşma tehlikesiyle karşı karşıyadır.
*Yaşamın anlamını üç farklı yoldan keşfedebiliriz: 1. bir eser yaratarak ya da bir iş yaparak. 2. Bir şey yaşayarak ya da bir insanla etkileşerek. 3. Kaçınılmaz acıya yönelik bir tavır geliştirerek.
*.. son ve bir o kadar önemlisi de olanca eşsizliğiyle bir insanı yaşamaktır. Yani onu sevmektir.