Beni susturan şey nefretimdi. En basit içtimai davaları anlamayacak kadar yabancı tesirler altında şahsiyetlerini kaybeden bu insanlarla münakaşaya mecbur olmanın küçüklüğünden muzdariptim.
Birbirimize karşı açıldıkça kapanıyorduk. Önceleri her şeyimizi birbirimize açık anlatırken sonraları beni kendime karşı, onu da kendisine karşı hayrete düşüren tereddütler ve hesaplar içinde susmaya başladık. Sohbetlerimize ihtiyaç girdi. Zaman geçtikçe birbirimizi daha çok tanıyacakken, birbirimize karşı yenileşiyorduk.(Bütün bunlar aşka benzer şeylerdir.)
Ben Nüzhet'in kahkahalarından ürkerim, bu bir silahtır ki onu başkalarının zaafları üzerine merhametsizce boşaltır. Ağzından bu kısa kesik ses parçasının dışarıysa sıçrayışı kendisi için o kadar gayri ihtiyaridir ki infaktan sonra o da her zaman şaşırır, bazen utanır ve nadir olarak da açtığı yaraya acır.