Son umutla sana sarılıyorum sevgili. Dünya nereye giderse gitsin, bir tek sen kaldın bu kentte,bir tek sen kaldın içimdeki iyilik yüzünden utandırmayan beni. Ben bu dünyadan kaçtım ve gidecek başka yerim yok. Burası içimi kanatarak hızlanan bir kent. Bir yanım ölüm, bir yanım sen... Sevgiliysen tanı beni, bil öyleyse... Dediğin gibi, daha fazla daha yabancı ölmek istemiyorum sana...
Her deniz bir martı, her ömür bir tufan, her rüya bir uyku, her nota bir şarkı, her mezar bir ölüm, her güneş doğacak bir kuytuluk bulur ya kendine , bulur ya ;
ben
senden
başka
sen
bulamam...
B u l a m a m !
Artık gözümü kırpmadan vurabilirim kendimi de ; vurabilirim kendimi bir usturanın katil çeliğiyle. ya da o paslı tüfekle 24. 00 sonrası... Bir namlunun ansızın dağıtacağı beynimi bırabilirim bulvarda aç gezinen itlere ; ardımdan kan... Kan koksun gece !
( Bilirim cesedimin üstünde bir dal kılır, bir yaprak hışırdar yine; orda '' kime ne '' sin
sen; alıp gidensin kendini kendinle...)
Feride,
Şimdi yanaş kıyılarıma bir vapur gibi;
Çarpıp durayım güvertelerde gözlerine...
(Beni böyle eller,
beni yollar, beni yeller,
kelepçeler, hücreler beni
alıp gitmeye,
inan ki Feride inan,
aşk, önce !)