Yatağımın yanı başında okunmayı bekleyen birikmiş kitaplara, kaypak bir utançla bakıyorum sonra. Dışarıda esen rüzgarın sesinde hayatımın asıl sorusunu arıyorum. Kimim ben ? Niye buradayım ? Gerçekte aradığım ne ? Aradığım mükemmel bir yitiriş mi ? Ne yapsam mükemmel yitirişimin karşısına bir şey koyamıyorum. Korktuğum her şey bana sahte ve anlamsız geliyor ...
Son umutla sana sarılıyorum sevgili. Dünya nereye giderse gitsin, bir tek sen kaldın bu kentte,bir tek sen kaldın içimdeki iyilik yüzünden utandırmayan beni. Ben bu dünyadan kaçtım ve gidecek başka yerim yok. Burası içimi kanatarak hızlanan bir kent. Bir yanım ölüm, bir yanım sen... Sevgiliysen tanı beni, bil öyleyse... Dediğin gibi, daha fazla daha yabancı ölmek istemiyorum sana...