Mü'min, bütün kişilerden güven duyar. Yalnız Hak Teâl 'dan emin değildir, ancak O'ndan korkar. Münafık ise Allah'dan başka herkesten korkar.
Mü'min malını dine feda eder, münafık ise dini malına feda eder.
Mü'min ibadet eyler, ağlar, münafık ise günah işler ve güler.
Mü'min, yalnızlığı ve halveti sever. Müna fık kalabalığı, insanlara karışmayı ve göste riş sıkıntılarını sever.
Mü'min, ekini eker ve biçemeyeceğinden korkar. Münafık ekmediği halde biçmeye ta mah eyler.
Ey salih kişi, sen bil ki, ameller her ne ka. dar görünen uzuvlarla vücuda gelirse de bu amelleri işlemekten maksad, gönlü Hakk'a döndürmektir. Çünkü bu kimsenin o âleme sefer etmesi gerekir ki, cemâl ve kemâl sahibi olarak Hak Teâlânın huzuruna varmaya layık olsun. Onun gönlünün aynası doğru olmalı ve paslı olmamalıdır. Tâ ki, o aynada melekût âleminin sûreti görünmüş olsun. Ve Cenab-1 Hakk'in mübârek cemâlini müşahede eylesin. Sıfatlarının vasfı işitilen cennet, o mübârek cemâl yanında pek hakir kalır.
Her ne kadar o âlemden bedenin nasibi varsa da nasibedâr olacak olan gönüldür. Be den de gönüle, kalbe uyar. Sen bil ki, gönül ayrı nesnedir ve beden ayrı nesnedir. G0̈. nül melekût âlemindendir. Beden şehadet âlemindendir. Biri görünmez, biri görünür. Bu anlamlar, kitabımızın baş tarafındaki un. vanlar kısmında açıklanmıştır. Her ne kadar beden gönülden ayrı ise de onun gönülle it gisi vardır. Çünkü bedenle olan her güzel
muamelenin nuru gönle ulaşır. o nur da saadetin tohumu olur. Beden ne zaman bir kötū iş işlerse onun karanlığı gönle ulaşır. o karanlık da şekavetin tohumu olur. Bu ilgi sebebiyle insan bu âleme gönderildi. Tâ ki, bedenden tuzak ve araçlar düzüp kendisinde kemâl sıfatımın hâsıl olması istendi. Sen bil ki, yazı yazmak bir sanattır ki, bu gönül onun sıfatmdadır. Gerçi yazılmak istenen yazı önce gönülde canlanır; fakat, onu işlemek parmaklarla olur. Eğer bir kişi, yazısının güzel olmasını isterse onun tedbiri de şudur: Zorluk çekerek önce güzel yazı yazmaya alışır. Sonra gönül, bu güzel şekil yazıyı kendinde saklar. Artık bu güzellik onun sıfatı olur. Sonra her ne zaman o güzel yazıyı yazmak istese parmakları o gönülde olan şekli iç âlemine getirip yazmaya başlar.
İște bunun gibi insanın kalbi güzel işlerden, güzel ahlâk ve güzel huy bağlar. Güzel
Yüzyllar fetihlerin kapısıdır. Biz mâzide büyük fetihler yapmış bir milletiz. Biliyoruz ki, fethin birçok şekilleri vardır. Kilçla ve şiddetle fetih yapılır. Siyaset ve maharetle fetih yapilır. Kalemle ve hitabetle fetihler yapilır. İmanla telkin de fetihler yapicıdır. Kalb yoluyla yapılmıs sonsuz fetihler vardır. Aşkın dünyamızda nice fetihler yaptığına şahidiz.
"Üstad Nurettin Topçu'nun kaleminden çıkan eserler, okuyucuya derin bir haz sunar. Her kelimenin özenle seçildiği ve dikkatle kaleme alındığı bu eserler, gerçek bir katipin işçiliğini taşır. Bu nedenle, sınav döneminde Üstad'a ait eserleri okumak zor bir karar olabilir ancak ben ' Bismillah' diyerek ve içten bir niyetle Büyük Fetih kitabına başlıyorum.
Bu konu hakkında tavsiyelerinizi okumak isterim