İslamcılara bakarsanız şöyle açıklanabilir:
- Peygamber, kimi kadınlara "acımıştı" da o nedenle almıştı onları.
Önce bunun hiç olamayacağını, gerçeklerle hiçbir biçimde bağdaşmadığını belirtelim. Yoksul, çaresiz kadın mı toplamıştı Muhammed? Hangisi bu durum daydı? O çağda, o yörelerde sayılamayacak kadar yoksul, çaresiz kadın vardı. Muhammed onların hangi birini alacaktı? Bu amaca yönelseydi başa çıkabilir miydi? Sonra "yoksuf'un, "çaresiz"in sorunu çözme yolu; onunla Muhammed'in evlenmesi miydi?
Peygamber, kimileriyle de "siyasi sebepler"le evlenmişti.
Muhammed bir Bunu diyen İslamcdara şunu sormak gerekir: Muhammed bir Peygamber idiyse, böyle "siyasi sebepler"e neden gerek duyuyordu? "Tanrı"sınm yardımı yeterli değil miydi? Bu yardım yeterli değil miydi de, bir sürü kadın topladı? Hem de bir kesimi genç, körpe... Ve bu kadınları, kimseyle evlenmeleri müm kün olmayan birer "ebedî dul" olarak bıraktı kendisinden sonra. Bu kadınlar on dan sonra kimseyle evlenememeye hükümlüydüler. Çünkü hepsi de "müminlerin anaları" olarak Kur'an'a geçirilmişti. (Bkz. Ahzâb Suresi, 6. ayet.) Bunlardan ki mi, Âişe, Cüveyriyye gibi 18-19 yaşında "dul" kalmışlardı. "Çocuk yaşta dullar." İleri sürülen "siyasi sebepler" bunu da mı gerektirmişti?
Muhammed'in çok karı ve cariye almasında, o dönemlerde, Araplarda geçer li olan neydiyse oydu etken: Cinsel istek ve onun gereği. En azından, başta bu geliyordu. "Bir taşla birkaç kuş vurmalar" da oluyordu kuşkusuz. Ama temel et keni gözden kaçırmamak gerekir.
İslamcılar, "Peygamberimiz nefsani arzularına göre davranmıyordu, hanımla rı da nefsani arzularla alınmamıştı" diye dursunlar; ayetler, hadisler ve de gerçek ler ortada.