Şımartmanın sevmeyle hiç bir alakası yoktur. Aşırı üstüne düşmeyi annelik ilgisine bağlayanlar, kendilerini idealleştirilmiş bir annelik imgesi klişesine kaptırmışlardır.
Oğlunu şımartan bir anne, onu babasına karşı kışkırtır, böylece oğul kendisini daha değerli hisseder. Bu durum oğulda, gelişimine zarar verecek fantezileri tahrik eder. Babayla ve onu temsil eden her şeyle arasında sürekli bir yarış başlar. Oğul, canavarı devamlı olarak alt etmek zorundadır. Ne var ki, sahip olduğu sözde güç kendi iç gücü değildir. Bu yalnızca annenin, baba karşısındaki bağımlı ve aşağılanmış konumunda oğlunun kendi yanında yer alması arzusundan kaynaklanan, zorlama bir güçtür