Mükemmeliyetçiliğin yükselişi meritokrasiyi göklere çıkaran neoliberal ideolojinin yükselişiyle paralel ilerliyor. Çabalayan, sıkı çalışan, sürekli yeni fırsatlar arayanlar başarıyı hak eder. ABD'li yazar Thomas Frank'ın dediği gibi, bugün -zenginlik ve sosyal statü diye anlaşılan- mükemmel bir hayatın ve başarının yeterince çabalayan herkesin ulaşabileceği bir şey olduğu düşüncesi her geçen gün daha çok kabul görmeye başlıyor.
Bu düşünceye göre, birey başarısından da ba şarısızlığından da her zaman kendi sorumludur. Neoliberal meritokrasi düşüncesine göre, iyi okullara giden, oralarda eği tim alan, iyi meslekleri, yenilikçi düşünceleri olanlar zenginliği, başarıyı hak eder. Yanlış giden bir şey vardır başarı yakalayamayanlarda.
Gördükleri kıymet giderek azalır: O kadar zeki, o kadar çalışkan, o kadar becerikli değillerdir. Böyle böyle (özellikle ekonomik ve sosyal) başarının bireyin yaradılışından gelen özelliklerle bağlantılı, daha geniş çaptaki toplumsal nedenler bütününden bağımsız olduğu düşüncesi kabul görmeye başlar.