Arif

Arif

, bir kitap okudu
Puan vermedi·312 syf.·
4 günde okudu
·
2026 67. kitabı
Gabriel Marcel
0/10 · 1 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Ateizmden nihilizme geçiş üzerine düşünürken baskın olan şey bana göre şu genel gözlemdir: samimi bir ateist, kendini devasa bir boşluk karşısında bulur. Ama burada da her zamanki gibi statik bakış açısını bırakıp dinamik bakış açısını benimsemek gerekir. Bu boşluk, adeta hareket halindeki bir boşluktur ve onu fark eden kişiyi yutabilir, içine çekebilir. Bu halin ardına geçersek, bunun aslında iki farklı biçim alabilen bir metafizik baş dönmesi olduğunu görürüz. Bu biçimlerden biri doğrudan doğruya intihardır: Önce sözcüğün gerçek anlamıyla ama aynı zamanda ruhsal intihar biçimlerini de kapsayacak şekilde intihardır. İnsan kendini yok etmenin birçok yolunu bulabilir. Bu kendini yok ediş, nihilizmin en görünür halidir. Üstelik çoğu zaman, ilk bakışta anlaşılmayan nedenlerle, başkalarını da bu yok oluşa sürükleme arzusu eşlik eder buna. Bu tür bir umutsuzluğa ulaşmış olan kişi, başkalarında yaşamla bağın sürmesini -yani herhangi bir biçimde güvenin devamını- adeta bir hakaret gibi algılar. Fakat bu hareket halindeki boşluğun dinamiği başka bir yönde de gelişebilir: kendini tanrılaştırma çabası olarak. Benlik, var olmadığını ilan ettiği Tanrı'nın yerini almaya yönelir.
1000Kitap
Makineye bak: Nasıl döndüğünü gör ve nasıl öç aldığını, Bizi nasıl biçimsizleştirip zayıflattığını. (Orfeus'a Soneler, l, 18.) Makine, ruh olarak var olmaya cüret ettiği sürece, yalnız ca itaat eden bir araç olmakla yetinmediği sürece kazanılmış olan her şeyi tehdit eder. Kendini yaşamın kendisi sayar; buyurmayı da yaratmayı da yok etmeyi de herkesten iyi bildiğini iddia eder. Ama henüz varoluş bizim için büyüsünü yitirmiş değildir: Yüzlerce yerde hala başlangıçtır o. Saf güçlerin, yalnızca diz çöküp hayran olanın dokunabileceği güçlerin bir oyunudur. Sözler hala dile getirilemeyenin kıyısından geçer . .
1000Kitap
Sabır, sabır. Göğün mavisinde sabır! Sessizliğin her zerresi Olgun bir meyvenin ihtimalidir! Mutlu sürpriz gelecektir; Bir güvercin, bir esinti, En hafif sarsıntı, Bir kadının yaslanışı Diz çöktüren o yağmuru Ansızın indirecektir.
1000Kitap
Bugün şu satırları okurken insanın en derinine kadar sarsılmaması mümkün mü: "Her dokunduğumuz şeyin dile getirilemez, tanınamaz olduğu; artık hiçbir şeyin -ne bir duygu, ne bir umut- bize ait olmadığı; korkunç acı, umutsuzluk, fedakarlık ve sıkıntı birikimlerinin büyük ölçekte tüketildiği bir yerde ne yazılabilir? Sanki bütün hala var, ama birey artık yok; oysa bireysel yüreğin ölçüleri, yeryüzünün ve göğün, bütün mekanların ve bütün uçurumların birliğiydi, artık hiçbir yerde geçerli değil." 2 Ağustos 1915'te Tour ve Taxis Prensesi'ne yazdığı bir mektupta şöyle der: "Ne olursa olsun, en kötüsü şu ki, içinde büyüdüğümüz o belli yaşam masumiyeti artık hiçbirimiz için bir daha var olmayacak ... "
1000Kitap