Arif

. . . Sen yoksulsun: bahar yağmuru gibi, şehrin çatılarına usulca düşen; bir mahkumun hücresinde, dünyadan kopuk, kurduğu dilek gibi. Ve yer değiştiren hastalar gibi ve bu yüzden mutlu olanlar gibi; yolculukların çılgın rüzgarında rayların üzerindeki çiçekler gibi - o kadar hüzünlü yoksul; ve üzerine ağlanan bir el gibi, öylesine yoksul . . .
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Gecelere inanıyorum. Hiç söylenmemiş olan her şeye inanıyorum. En içten, en dindar duygularımı dile getirmek istiyorum. Henüz kimsenin istemeye cesaret edemediği şey bir gün benim olacak - istemsizce. Eğer bu bir küstahlıksa, Tanrım, bağışla ... Dünyada fazla yalnızım ama yine de yeterince yalnız değilim her saati sana adayabilmek için. Dünyada fazla zayıfım ama yine de yeterince küçük değilim senin önünde bir nesne gibi durabilmek için karanlık ve bilgelikle donanmış ... Rilke
1000Kitap
[Genç Bir Şaire Mektup] yazdıklarını hatırlayalım: "Tek bir şey gereklidir: yalnızlık. Büyük içsel yalnızlık. Kendi içine gitmek ve saatler boyunca kimseyle karşılaşmamak-ulaşılması gereken budur. Yetişkinlerin girip çıktığı bir ortamda çocuğun yalnız oluşu gibi yalnız olmak" (çev. Walter Biemel, s. 61). Bu yalnızlık, Werner Günther'in çok yerinde belirttiği gibi, dünyaya kapanmak değildir; bilakis kendimizi toplamaktır, bize gerçekten ait olan bir yasa altında kendimizi bir araya getirmektir. Rilke'nin de erken dönemde söylediği gibi, insan ancak Bütün'ün içinde yalnız olabilir.
1000Kitap
Hatem-i Esam 'a sorarlar: Siz namazı nasıl kılarsınız? O şöyle cevap verir: Namaz saati yaklaşınca abdestimi alırım, namaz kılacağım yere gider oturur ve bir süre tefekkür ederim. Sonra namaz kılmak için ayağa kalkarım. Kabe 'yi iki kaşımın arasına, Sırat köprüsünü ayağımın altına, Cenneti sağıma, Cehennemi soluma aldığımı düşünürüm. Azrail 'in tam tepemde olduğunu kabul ederek ümit ve korku duygularıyla Allah 'ın huzuruna dururum. 'Allahu Ekber' diyerek tekbir alırım. Ağır ağır Kur 'an-ı Kerim okur anlamını da düşünürüm. Tevazu ile rüku eder, huşu ile secdeye kapanırım. Namazın sonunda sağ ayağımı dik tutar sol ayağımın üstüne otururum. Böylece namazımı ihlas (içtenlik) ve samimiyetle kılmaya çalışırım.
1000Kitap
"Ömer İbnu'l-Hattab (r.a.), Umeyr İbnu Sa'd'ı Humus valiliğinden azledince, yerine Hz. Muaviye'yi (r.a.) tayin etti. Halk: Umeyr'i azledip Muaviye'yi mi tayin etti, diye mırıldandı. Umeyr (r.a.) ise: Muaviye'yi hayırla yâdedin. Zira ben Resulullah aleyhissalatuvesselamın 'Allahım onunla (insanlara) hidayetini ulaştır!' dediğini duydum, dedi." (Kütüb-i Sitte, Hadis No: 4478) Gayr-i Münteşir Bir Mektup O malum zatın rüyası, Hz. Ali (r.a) Muaviye'ye karşı şiddetli hiddetini göstermesi hakikatli değildir. Onlar çoktan barışmışlar. Muaviye'nin siyasi hatası, sahabelikteki çok ehemmiyetli sohbet şerefini kırmıyor. O sohbet-i Nebeviye'ye mazhariyet, o siyasi hatalarını iskat ediyor. O rüya sahibine de selam ediyorum. Kardaşınız ve duanıza muhtaç Said Nursi...
1000Kitap