Otto Liebmann, bütün idrak öğretilerinin en yüce ve kutsal ilkesini şöyle ifade eder: "Bilinç, kendini aşamaz." Volkelt, ilk ve dolaysız hakikati tanımlar: "Bütün bilgimiz, tahayyüllerimiz kadardır ancak".
Şimdi anlıyorum ki insanlara her ne kadar hayatta kalmalarının sebebi kendi çabalarıymış gibi gözükse de hakikatte onları yaşatan sadece sevgidir. Kim yüreğinde sevgi taşırsa o sevgi Tanrı'dandır ve Tanrı o kişinin yüreğindedir, çünkü varlığın sebebi sevgidir.
Aristoteles ve sonraki felsefi gelenekte âlemin oluşmasını sağlayan etkin nedendir. Kendisi nedensiz, hareketsiz ve sonsuzdur. Âleme ilk hareketini vermiştir.
Felsefe, insanın hareket ettiği davranış ilkelerini belirleyen disiplindir. "Felsefe hikmet sevgisidir." Çünkü feylosof, seven anlamındaki "fila" (filos olacak) ile hikmet anlamına gelen "su-fa" (sofia olacak) oluşmuş birleşik bir kelimedir. Felsefe, insanın gücü yettiği ölçüde Allah'ın fiillerine benzemesidir. Felsefe, sanatların sanatı ve hikmetlerin hikmetidir. Felsefe, insanın kendini bilmesidir (Kindî, 2002:191)
Bilgelik sevgisi demektir. Yunanca sevgi anlamına gelen philo ile bilgelik anlamına gelen sofia kelimelerinden türetilmiş bir kavramdır. İnsanın kendisi ve etrafındaki varlıklar üzerinde mantıklı ve sistematik düşünmesi ve bilgi üretmesidir.