...umumun aklı maazallah tam ve zinde olaydı bütün ulum ve fünun ve terakkiyat şıp diye dururdu. Mesela iki bin metre irtifadan düşerek toprağın üzerinde kompostoya dönenleri gören diğer tay- yarecilere bu müthiş kazalardan hiçbir ürküntü gelmiyor. Bu facialardan ibret almayıp da o kanatlı ecel beşiklerine binip yine havalananlara tam akıllı denir mi?
X şuasıyla bile bile ellerini çürütüp kat ameliyesiyle büsbütün kaybedenlere, bu fedakârlıklarına mükâfaten bütün insaniyet bir araya toplansa acaba bir tek parmaklarının iadesine kadir olabilir mi?
Muayyen hiçbir maksada matuf olmayarak hilkat-i arzdan beri insan ayağı basmamış mehip, mühlik, karlı dağların en helecan-aver buzlu yalçın kayadan ibaret sivri tepelerine tırmanıp da müthiş uçurumlara yuvarlanarak cesetleri ebedi karlar altında örtülenlere tam akıllı demeye kim cesaret eder? Birçok harikulade cüretler vardir ki halk bunlara "delice hareketler" namını verir. Cüretinizde muvaffak olursanız herkesin nazarında fevkalade bir adam payesine erersiniz. Muvaffak olamazsanız size deli derler.
Bu cüretkârların zihinleri durduran savletleri olmayaydı her hareketlerini korkak bir hesap ve mülahazaya tatbik eden uslu ve akıllıların ağır düşünceleriyle bu âlemde hiçbir terakki husul bulmazdı.
Insanlar, yularları nasip denilen heyulanın elinde, nereye gittiklerini bilmeyen hayvanlardır. Çok geniş ve hesapsiz sandıkları fikir ve arzuları pek mahduttur. Daima nişan alarak peşinden dolaştıkları emelleri zengin olmak, çok yaşamak, iştihar etmek. Hemen hemen işte bu neviden dört beş şeye münhasır gibidir.
Evlenmek de bu emellerden bir mühimini teşkil eder. Nasıl [bir] kadın almalıyım? Onda hangi hasleti diğerlerine tercih etmeliyim? Güzelliği mi, zekâsı mı, serveti mi diğerlerine galip olsun?
Çok güzel olursa bana kurulur, kendini dirhem dirhem satar. Daha akıllı olursa beni dolaba kor... Çok zengin bir kadının kocası daima yan hizmetkâr bir lütuf-dide mevkiinde kalır. Halbuki kendilerini akıllı sanan insan sürüleri dilleri dışarı çıkmış av köpekleri gibi daima bu üç alayişin arkasından koşarlar.