Muhammet Ali ATİCİEL

Muhammet Ali ATİCİEL
@Muhammedt72
(م~ع)
Münevver tabakaya gelince bu hal tersinedir. Şark'ta yükseldikçe maaşa, konfora, otomobile, uşaklara sahip olma ve bu maddi hakları kazanma davasında olan münevverin karşısında Batı'da servete, rahata, kıyafete, gösterişlere, merasimlere, makamına ve istikbâline kıymet vermiyen, ilim ve irfanda yükseldikçe bu maddi değerlerden gitgide uzaklaşan münevveri görüyoruz. Ilim, Avrupa'da imana götürüyor, Doğu'da ise imandan uzaklaştırıyor.
Sayfa 53 - Dergah·Kitabı okudu
Reklam
Kaç asırdır Avrupa'dan parça parça ilim, ahlâk, sanat almak istedik. Askerlik ve eğitim işlerimizi onlar gibi düzenledik. Avrupa'nın resim ve şeklini, kıyafet ve her zevkini memleketimize soktuk. Bütün bu gayretlere rağmen Avrupalı, yani Avrupalı gibi olamadık. Zira gelişigüzel neyimiz varsa yıktık. Maksatsız şekilde bütün enerjimizi harcadık. Avrupa'da ruh kuvvetiyle içten yapılanı biz göz, kulak ve el kuvvetiyle dışarıdan elde etmeğe çalıştık. Bütün cansız uzuvları birleştirerek bir insan meydana getirmeğe çalıştık. Bize içimizden hayat veren kaynakları da kuruttuk. Şimdi hepimizin içi karanlıktır.
Sayfa 60 - Dergah·Kitabı okudu
Alafrangalık
Hem fikir, hem siyaset, hem de edep bakımından memleketimizde elli sene evvel çıkan Ahmet Cevdet'in İkdam gazetesi ile Ebbuziyazade Velid'in Tasvir-i Efkâr gazetesini ve Hüseyin Cahit Yalçın'ın Tanin gazetesini son elli yılın gazeteleri ile, hele günümüzün gazeteleri ile karşılaştıran, hükmünü vermekte güçlük çekmiyecektir. Onlar siyasetin ilmini yapmışlardı. Onlarda fikir, ilim ve ağırbaşlı siyasî yazılar okunuyordu. Vicdanlara hörmet prensibi hakimdi. Onlarda olmayan şeyler: Yalan, tezvir, dedikodu, ruhları pespayeleştiren havadisler ve hayasızlıktı. Bizde gazetenin menfaatlere satılması onlardan sonra başlamıştır.
Sayfa 93 - Dergah·Kitabı okudu
Gazete
Asrın başında devlet laik değilken bütün bunlar yapılmıyordu. Laik devlette din istismarı öylesine kök saldı ki siyasî partilerin en şiddete lâyık olanları bile Amerika'dan ve Moskoftan da korkmayarak seçim listelerini imam, vaiz, müftü isimleri ile doldurmaktan çekinmedi, utanmadılar. Çünkü ortada dini yağma vardı. Vicdanı yağma edilen millet sanki bir mehdi bekliyor. Ama kendisini sefaletlerden kurtaracak olanı değil, sefaletleri ile birlikte kendisini kurtaracak mehdîyi!
Sayfa 94·Kitabı okudu
Siyaset
Yıkılış
Aile kendi çatısı altında daha dağılmadan çürütüldü. Ana-ba-balar, çocuklarının ahlâkına istikamet vermek şöyle dursun, onların heveslerinin hizmetindedirler.. Evladının iç hayatını yoğurmak için en ufak emeği esirgeyen, sâde onların ceplerine dolacak madde saadetlerini emel edinen aileler, kendi yavrularının katili olduklarını bilmediler. Onların kalp ve vicdan terbiyesi yerine beden hazlarına hizmet yolunda yarışanlar, Amerikan ve Alman tezgâhlarının teknik imkânlarını çıldırasıya devşirmek için atıldıkları hayat yağması sahnesinde ruhun değerlerini çiğnerlerken çocuklarına en berbat ahlâk örneği verdiklerinin bile farkında olmadılar. Ömürlerini, otomobil denen bedenler sürükleyici demir kitlesini elde etmek emeliyle geçirenler, bu ruhsuz emellerini yaşattıkları çatının altında yavrularına şaki bir ruh aşısını yaptıklarından habersiz yaşıyorlar. Tövbelerle ve Allah'a yalvarışlarla dolan çatıların kalıbı çelimsiz, ruhu muhkemdi. Şimdi onların kütlesi azamet kazandı. Ancak ruhları bomboştur. Yavrusunun parlak istikbâli için rüşvet, iltimas, tesir, parti kuvveti adını taşıyan her türlü şerir vasıtaları kullananlar, onlardan yarın için Hakk'a hörmet ve hayâ mı bekliyorlar?. Yüzlerde tertemiz sevgilerle iffet mi aranıyor?. Bütün hörmet duygularının öldürülmesi demek olan şımarıklık, yarınki hayat sahnesinin hâkimi olacak çocukların ruhunda ibadet mi bıraktı? Hörmetsizliğin filizlendirdiği kibirle egoizmin hizmet ve hörmet duygularını yeşertmesi hiç mümkün olur mu? Çocukları dünyaya gözünü açtığı günden beri gülüşlerini bir demir kitlesinin emelleriyle karşılayan, onların bakir ruhlarından sonsuzluğun müphem ümitlerini kazıyıp da üç boyutlu eşyanın sevgisini dolduran aileler, ruhun kanatlanması olan dua halini öldürerek içgüdülerinin terbiyesine terkettikleri yavrularından
Sayfa 107·Kitabı okudu
Aile
Reklam