Muhammet Ali ATİCİEL

Muhammet Ali ATİCİEL
@Muhammedt72
(م~ع)
... Bu mevzuda en güzel ve unutulmaz nükteyi, hem dili hem edebiyâtı iyi bilen iki eski adam yapmıştı. Şair Abdülhak Hâmid ile müderris Ferid Bey. İsimleri evvelce "Hâmid" ve "Ferid" sesleriyle yazılan bu iki dil ve sanat büyüğü arasında, "D" lerin "T" ol masına emir (?) çıktığı zaman şöyle bir konuşma olmuştu: İsmi "Hâmit" kılığına sokulan şair, adı "Ferit" sertliğine bürünen müderrise: "Nihâyet senin de kuyruğuna bir (it) takdılar, " demiş ve ondan şu cevâbı almıştı: "Benim hiç olmazsa fer'imi bıraktılar. Senin adın hem ham hem de it olmak tehlikesi içinde ya... " Nitekim öyle oldu. Bugün nice kimselerin ağzında bu kıymetli ad artık ham-it'dir. Kelimeyi bu hâle düşürenler utansın. Ama, utanmazlar ki...
Sayfa 261·Kitabı okudu
Türkçe
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Uydurma söz yapmayız Yapma yola sapmayız, Türkçeleşmiş, Türkçedir Eski köke tapmayız. (ZİYA GÖKALP)
Sayfa 180·Kitabı okudu
Türkçe
Ba'dî-leke" hitablarından gelür mi hiç/ Lafz-ı a cânım, ây efendim halâveti (Nâbî)
Şiir
Vaktiyle Bursalı Ahmed Paşa, muhtemelen İstanbul Türkçesi için: Seher kılub gelir Ahmed ki diye şehrimizin/ Güzelleri: Nicesin, hoş musun, safâca mısın? misralarını söylemişti. Bununla, İstanbul güzellerinin kendisine "Nicesin? Hoş musun, safâca mısın? " diye hatır soruşlarını duymak için sabahı dar ettiğini belirtiyordu. Kendisine bir dilin en incelmiş şekliyle hatır sorulsun diye sabahı zor beklemek? İşte dil sevgisi ve dili anlayış budur.
Sayfa 178·Kitabı okudu
Türkçe
Geçmiş zamân olur ki hayâlî cihan değer
Şiir