... Bu mevzuda en güzel ve unutulmaz nükteyi, hem dili hem edebiyâtı iyi bilen iki eski adam yapmıştı. Şair Abdülhak Hâmid ile müderris Ferid Bey.
İsimleri evvelce "Hâmid" ve "Ferid" sesleriyle yazılan bu iki dil ve sanat büyüğü arasında, "D" lerin "T" ol masına emir (?) çıktığı zaman şöyle bir konuşma olmuştu: İsmi "Hâmit" kılığına sokulan şair, adı "Ferit" sertliğine bürünen müderrise:
"Nihâyet senin de kuyruğuna bir (it) takdılar, " demiş ve ondan şu cevâbı almıştı:
"Benim hiç olmazsa fer'imi bıraktılar. Senin adın hem ham hem de it olmak tehlikesi içinde ya... "
Nitekim öyle oldu. Bugün nice kimselerin ağzında bu kıymetli ad artık ham-it'dir. Kelimeyi bu hâle düşürenler utansın.
Ama, utanmazlar ki...