... giyeceklere "manto" demek, "rob, roba", demek "tayyör" demek de istemezdim. Bu arada "dökar, turvakar" gibi firenkçe sözlerin dilimize musallat olmasını iyi karşılamazdım. Belki İtalyanca "roba" sözünün Türk halk ağzında büründüğü "urba" kelimesinde yerli ve mâsum bir telaffuz güzelliği bulur, fakat yine de üstümüze giyeceğimiz şeyler için Türkçe sözler arardım.
Ancak bunun için " geysi" veya "giysi" sözünü diriltmezdim. Bilirdim ki bu sözler eğer güzel olsaydı bizim zevkli atalarımız onları bırakmaz, yerlerine başka sözler almaz ve bulmazlardı.