İlk okuduğum kitap idi.(2020) Liderlerin yalan söyleme sebeplerini açıklarken Doğu Avrupa ve Ortadoğu tarihine güzel değiniyor. Ortadoğu'da Saddam'ın nükleer füze gerçekliğinin sorgulanmasından Latin Amerika, Rusya'ya kadar uzuyor kitabın bağlamı.
Kitabın içeriğine, tarihi tanıklığına, Halit Ziya'nın kalemine sözüm yok ama kitabın sadeleştirilmiş hâli bile çok ağır. Bir hevesle aldım her beş kelimede bir bilmediğiniz eski kelime çıkıyor araştırmaktan üşenen biri değilim ama sürekli kelime araştırıp tekrar kitaba dönmek yoruyor insanı. Günümüz kelimeleri yazılıp okura sadece okuma keyfi verilebilirdi.
Milli Mücadele'nin efsanevi komutanı Kazım Karabekir'in dilinden okuması güzel olsa da, her ne kadar sadeleştirmeye çalışılsa da dili oldukça ağır bir kitap okurken çok fazla bilmediğiniz kelimeyle karşılaşabilirsiniz. Ancak günümüze nüfuz etmiş olan "Kürt meselesi"ni de anlamak da zorluk çekebilirsiniz çünkü içerik anlamında sürekli değişen bi konu var yakalayamıyosunuz en azından ben yakalayamadım:) Kürt Meselesi
Uluslararası ilişkilerde Jeopolitik konumun ülke dış politikasında ne denli önemli olduğunu, Asya'dan Avrupa'ya uzanan, ülkelerin sahip olduğu coğrafyalarının onlara bir lütuf mu yoksa tanrının bir cezası mı olarak gördüklerini anlamak istiyorsanız, bu konuda mükemmel ötesi bir kitap..
Edward Said gibi Ortadoğu'nun kimyasını çıkarmış birinden daha iyi kimse Oryantalizm'i bu kadar net anlatamazdı herhalde. Ancak dili oldukça ağır kitabın okurken zorluk çekebilirsiniz..