Açıklamalı Orijinal Metin

Saray ve Ötesi

Halid Ziya Uşaklıgil
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·672 syf.··
2021 37. kitabı
Eser; Halid Ziya’nın, Osmanlı son padişahlarından Sultan V. Mehmet Reşat’ın Dolmabahçe Sarayı’nda başkâtipliğini (yazı işleri müdürlüğü) yaptığı ve I. Dünya Savaşı’na denk gelen yıllara ilişkin anılarından oluşmaktadır. II. Meşrutiyet döneminde Bab-ı Âli, İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC) ve Saray’ın birbirleriyle ilişkilerine dair birinci elden gözlemler dile getirilmiştir. Saray yaşamı, adetleri ve Sultan V. Mehmet Reşat’ın hayat tarzına dair geniş gözlemler eserde yer almaktadır. Anılar kişisel gözlemlere dayalı olduğundan anı türündeki eserlere ihtiyatla yaklaşmak gerekir. Hele hele üzerinden yirmi beş yıl geçtikten sonra kaleme alınan anılarda bu hususa daha da dikkat etmek gerekir. Eserde yazar, İTC ile nasıl bir ilişkisi ve bağının olduğunu ortaya koymadığından eserin bu kısmının eksik olduğu kanaatindeyim. Özellikle İttihatçılığın tu kaka edildiği ve İttihatçıların önde gelenlerine Türkiye’de siyasi ikbal fırsatı bir yana bunların idamla yargılandıkları yıllar üzerinden çok geçmeden yazılan eserde bu konuda bazı şeylerin gizlendiği hissi oluşmaktadır. Anılardan anlaşıldığı kadarıyla hem başkâtiplik görevinde hem de sonrasında İTC ile yakın ilişkisi ve görevleri icra eden yazarın konumunu gizleme çabası, eserin kaleme alındığı zamanın koşulları bakımından anlaşılabilir bir hâldir. Belki de eserin en önemli handikabı İTC’ye ve yönetime etkisine eleştirel bir bakış açısının bulunmamasıdır. Zaman zaman yazar İTC ile arasına mesafe koyuyor görünse (s. 234) de uzun vadeli olayların gelişimine bakıldığında yazarın İTC’ye bağlılığı gözlerden kaçmamaktadır. Yazarın değerlendirmelerinde genel olarak dengeli ve hakşinas olduğu söylenebilir. Mesela II. Abdülhamit hakkındaki şu değerlendirme yazarın bu yönünü yansıtmaktadır: “Sonra bütün mesavisine (kötülükler) karşı uzun
Saray ve ÖtesiHalid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 2019153 okunma
8/10
·672 syf.·
2020 385. kitabı
Anı türünde olan eserde, Halid Ziya Uşaklıgil (1866 – 1945) ağırlıklı olarak, Saray Genel Sekreterliği diyebileceğimiz Mabeyn Başkâtibi olarak (1909-1912) Osmanlı sarayındaki izlenimlerini aktarmaktadır. Bu görevden ayrılmasından sonraki kısa bir dönemi de içeren eser, II. Meşrutiyet döneminde Trablusgarp, Balkan Savaşları ve I. Dünya Savaşı gibi önemli tarihi olayların yanı sıra gündelik hayat ve insan ilişkileri hakkında da ilginç bilgiler içermektedir.
Edebiyat
Saray ve ÖtesiHalid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 2019153 okunma
Ağır Dil
Puan vermedi
Kitabın içeriğine, tarihi tanıklığına, Halit Ziya'nın kalemine sözüm yok ama kitabın sadeleştirilmiş hâli bile çok ağır. Bir hevesle aldım her beş kelimede bir bilmediğiniz eski kelime çıkıyor araştırmaktan üşenen biri değilim ama sürekli kelime araştırıp tekrar kitaba dönmek yoruyor insanı. Günümüz kelimeleri yazılıp okura sadece okuma keyfi verilebilirdi.
1000Kitap
Saray ve ÖtesiHalid Ziya Uşaklıgil · Can Yayınları · 2019153 okunma
10/10
·762 syf.··
Beğendi
·
2025 97. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2025 00:00
Saray ve Ötesi, Türk romancı ve yazar Halid Ziya Uşaklıgil’in 762 sayfadan oluşan kitabıdır. Edebiyatımızda anı türünün en önemli başlıklarından biri olan Saray ve Ötesi; Aşk-ı Memnu, Mai ve Siyah gibi başyapıtlara imza atmış bir romancının Osmanlı sarayına, saray âdetlerine ve padişaha dair yakından şahitliğiyle paha biçilmez bir yerde konumlanıyor. Tarihimizin en uzun yıllarını, olayların en orta yerinde, bizzat yaşamış bir yazarın gözünden meşrutiyet idaresi, iktidar oyunları, İttihat ve Terakki Fırkası ve büyük bir imparatorluğun son yılları. Saray ve Ötesi, sadece araştırmacılar için değil tarihe meraklı herkes için önemli bir kaynak. Saray ve Ötesi, büyük bir edebiyatçının kaleminden, 2. Abdülhamid, 5. Mehmet Reşad, İttihat ve Terakki yönetimi yanında devrin sosyal, politik ve kültürel ortamına dair yazılmış en değerli hatıratlardan birisidir. Önce tefrika edilmiş sonra da kitap olarak basılmıştır.
Edebiyat
Saray ve ÖtesiHalid Ziya Uşaklıgil · Özgür Yayınları · 2003153 okunma
8/10
·762 syf.··
Beğendi
·
2022 157. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2022 04:13
Hayırlı Sahurlar! Başka yayınlarda 400 sayfalık basımlar mevcutken Can ve Özgür yayınları nasıl 700 sayfayı aşan basımlar yapmışlar, neredeyse yarı yarıya oynuyor diye düşünüyordum. Tabii bir yandan da iyi, en azından orijinal metni korumuşlar diyordum ama bugünlerde bu kadar uzun eserler fazladan yoruyor. Ya da genel bir yorgunluk hakimdir bana. Osmanlı dönemini anlatan, içten bir biçimde ve oldukça objektif yansıtan en iyi eserlerden biridir bana göre bu kitap. Tabii bunun birkaç belli başlı sebebi var ama tarihçi birisi olarak araştırma yapan arkadaşlar için çok faydalı olacağı, sadece bir anı kitabı olarak asla değerlendirilmemesi gereken bir eser olduğunu düşünüyorum. Elimden geldiğince açıklamaya çalışacağım. Bu güzel kitabı okumak isteyenler bana her daim ulaşabilirler. İkinci Abdülhamid’in tahttan indirilmesi sonrası Mehmed Reşad tahta çıkarılır. Burası önemlidir. Tahta, Çıkarılır. Halit Ziya Uşaklıgil ise bu dönemde saraya mabeyn başkatipliğe atanır. Buraları kendince not alan ve yayımlayan Uşaklıgil, bizlere muazzam bir tarihi katkı sunar aslında. Tam 4 yıl sarayda zaman geçirir ve olanları bize aktarır. İlk başlarda oldukça heyecanlıdır ve yazılarında da bu heyecanı bizlere yaşatır, acaba hükümdar nasıl biri, bana nasıl davranacak, ne yapmak lazımdır, ben burada neler yapacağım düşüncelerinin ona hakim olduğunu görürüz. Aynı zamanda ilk andan itibaren büyük olumsuzlukların olduğunu görür. Saraydaki yaşantının büyük bir israfa yol açtığını, devletin çöküşünün nelerden kaynaklandığını anlamaya başlar. Özellikle o zorlu dönemde yemeklerin bunca israf olması, hiçbir şey olmamış gibi saray halkının refah içinde yaşarken ülke halkının büyük sıkıntılar içinde olması dikkat çekici değil midir? Diğer yandan bir diğer dikkat çekici husus da Yusuf Efendi ile son
Saray ve ÖtesiHalid Ziya Uşaklıgil · Özgür Yayınları · 2003153 okunma
10/10
·762 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
İşte ustadin bana tarihi sevdiren. Padişahların hayatlarını merak edip okumaya baslamami sağlayan romanı.. aslında roman değil o devirdeki anıları... Gözümü kapattiginda tarihte yolculuk yapmamı sağladı. Kesinlikle öneririm. Ancak başta soylemem gerekirse bu baskısının dili biraz ağır. Farklı bir baskı deneyebilirsiniz
Saray ve ÖtesiHalid Ziya Uşaklıgil · Özgür Yayınları · 2003153 okunma
10/10
·762 syf.··
Beğendi
·
2021 56. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 02 Kasım 2021 06:03
Mehmet Resat doneminin o sıkıntîlı süreclerini anlatiyor. Daha cok Saray ve Ötesi'nde Uşaklıgil ,bu görevi sırasında yaşayip gòrdüklerini 1909-1912 yıllarinın siyasi,idari çalkantilarini ,dünyanin savaşa sürüklenişini anlatiyor.
Tarih
Saray ve ÖtesiHalid Ziya Uşaklıgil · Özgür Yayınları · 2003153 okunma
Bir Erbab-ı Kalem’den
Puan vermedi·432 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2024 13:19
Geçenlerde kütüphanede bitirmiştim. Bu kitap, Sultan Reşad’ın yanında bir başkâtib olan Halid Ziya’nın umumiyetle Dolmabahçe’deki anılarını ihtiva ediyor. 30 sene sonra yazdığı için hatrında kalanları yazıyor. Ama yine de çok mühim bilgiler var. Zaten kendisi bir erbab-ı kalem yani keyifle okuyorsunuz. Abdülhamid ‘le Selanik’te bir mülakat yaptığını dahi hatırlıyorum. İttihatçılar kendisini seviyor, ahiren bir çok vazifede bulunuyor. Lakin yeri geldiğinde onları tenkit etmekten de içtinap etmiyor. Daha bitaraf olduğunu hissettiriyor. Vesselâm.
1000Kitap
Saray ve ÖtesiHalid Ziya Uşaklıgil · Yapı Kredi Yayınları · 2019153 okunma
Saray ve Ötesi
9/10
·762 syf.··
Beğendi
·
2024 98. kitabı
·
42 günde okudu
·
Okunma: 25 Nisan 2024 13:33
Halid Ziya Uşaklıgil Halid Ziya Uşaklıgil 1866-1945 tarihleri arasında yaşamış, 79 yaşında İstanbul'da vefat etmiştir. Uzun yıllar karaciğerindeki bir problem nedeniyle sıkıntı yaşamış (ki bunu bu kitabında da anlatmaktadır) 1937’de Tiran elçiliğinde görevli oğlu Halil Vedat’ın 33 yaşında intihar etmesi nedeniyle büyük bir yasa girmiştir. V. Mehmed’in tahta çıkmasından sonra İttihat ve Terakki idaresi tarafından mabeyin başkâtipliğine atandı. Bu göreve dört yıl devam etti. 1915’te Almanya’ya gönderildi. Cumhuriyetin ilanından sonra, 1906’dan beri yaşadığı Yeşilköy’deki köşküne çekildi ve eski eserlerinin dilini sadeleştirerek yeni baskılarını hazırlamaya başladı. Kitap Sultan Reşad dönemindeki mabeyin başkatipliği esnasındaki hatıralarından oluşmakta. Anı kitabı olmasına rağmen bir roman tadında okunuyor ve Sultan Reşad dönemine ışık tutuyor. Özellikle tarih severlere tavsiye ederim. Saray ve Ötesi
Tarih
Saray ve ÖtesiHalid Ziya Uşaklıgil · Özgür Yayınları · 2003153 okunma

Yazar Hakkında

Halid Ziya UşaklıgilYazar · 62 kitap
Halid Ziya Uşaklıgil, Servet-i Fünûn ve cumhuriyet dönemi Türk romancı ve yazardır. Bazı edebi yazılarını Hazine-i Evrak dergisinde Mehmet Halit Ziyaeddin adıyla yayımlamıştır. Servet-i Fünun edebiyatının en büyük nesir ustası kabul edilir. İlk büyük Türk romanı olarak kabul görmüş Aşk-ı Memnu'nun yazarıdır. Aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu'nun Sultan Reşat devri Mabeyn Başkatibi (1909-1912), ve Ayan Meclisi üyesidir. İstanbul'un Eyüp semtinde doğdu. Babası halı tüccarı Halil Efendi, Uşak'tan İzmir'e göçmüş varlıklı bir ailedendi. Halit Ziya, o sırada İstanbul'a yerleşmiş olan Halil Efendi ile Behiye Hanım'ın üçüncü çocuğu olarak dünyaya geldi. Mahalle mektebindeki ilk eğitiminin ardından Fatih Askeri Rüştiyesi'ne devam etti. 93 Harbi'nin başlaması ile Halil Efendi'nin işleri bozulunca aile, İzmir'e yerleşti ve Halit Ziya öğrenimini İzmir Rüştiyesi'nde sürdürdü. Ardından İzmir'de Ermeni Katolik rahiplerinin çocukları için kurulmuş yatılı bir okula devam ederek Fransızcasını geliştirdi; Fransız edebiyatını yakından tanıdı. Fransızca çeviri denemeleri yaptıktan sonra henüz öğrenci iken ilk yazılarını yayımlamaya başladı. Önce İzmir çevresinde kendini tanıttı. Bazı edebi yazılarını İstanbul'da Hazine-i Evrak adlı önemli bir dergide "Mehmet Halid" adıyla yayımladı. Son sınıfta iken okuldan ayrıldı, babasının kâtibi olarak iş yaşamına başladı. Aynı yıl, Bıçakçızade Hakkı ve Tevfik Nevzat adlı arkadaşlarıyla Nevruz adlı bir dergi yayımlamaya girişti. 10 sayı kadar yayın hayatında bulunan ve İzmir'in ilk edebiyat dergisi olan bu dergide çeviri şiir ve hikâyeler, mensur şiirler, bilimsel yazılar yayımladı. Babasının yanındaki işi edebiyat merakı ile bağdaştıramadığından farklı bir iş aradı. İstanbul'a giderek hariciyeci olmak için başvurdu; başvurusu kabul edilmeyince İzmir'e döndü. İstanbul'da bulunduğu süre içinde Fransız edebiyat tarihi ile ilgili olarak uzun süredir yazmak istediği kitabı yazdı. Garbdan Şarka Seyyale-i Edebiye: Fransa Edebiyatının Numune ve Tarihi adlı kitabı 1885'te 84 sayfa olarak basıldı. Bu eser, onun basılan ilk kitabıdır ve Türkçede basılmış ilk Fransız edebiyatı tarihi olma özelliği taşır. İzmir'e döndükten sonra İzmir Rüştiyesi'nde Fransızca öğretmenliği yaptı, öğretmenliğe devam ederken Osmanlı Bankası'nda çalışmaya başladı. İzmir İdadisi'nin açılmasından sonra öğretmenliğe bu okulda devam etti; Fransızcanın yanısıra Türk edebiyatı dersleri verdi. Milli mücadele döneminde genellikle Ahmet Cevdet’in İkdam Gazetesi’ne yazılar gönderdi. Çoğunlukla dil ve edebiyatla ilgili yazılar yazdı. Cumhuriyet döneminde kendisini tamamen edebiyata verdi. Cumhuriyetin ilk yıllarında devletin şekillenmesini uzaktan izledi ve fazla eser vermedi. 1930’larda yazı hayatına büyük bir canlılıkla döndü. Cumhuriyet ve Son Posta gazetelerinde yazıları yayımlandı. Özellikle hatıra tarzında yazılarıyla edebiyat dünyasında aktüel bir isim haline geldi. Dil devrimi’ne gönülden inanan yazarın I. Türk Dili Kurultayı’nda (26 Eylül 1932) sunduğu, Türkçenin geçirdiği evreleri ve dil sevgisini sanatkârane bir üslûpla dile getiren bildiri çok ses getirdi.[3] Bazı eserlerini sadeleştirdi ve Latin harfleriyle yeniden yayımladı. 1937’de Tiran elçiliğinde görevli oğlu Halil Vedat’ın 33 yaşında intihar etmesi üzerine büyük bir yasa girdi. Acısını, yazmakla hafifletmeyi seçti. Her türlü tedaviyi reddettiği uzun bir hastalığın ardından 27 Mart 1945’te öldü. Bakırköy mezarlığında oğlu Halil Vedat’ın yanına gömüldü.