Bu eski köprünün üstünde her şey insana yeni ve heyecanlı bir oyun gibi geliyordu.O köprü ki, temmuz ayının mehtaplı gecelerinde tertemiz çizgileriyle, ebediyen genç,ebediyen aynı...kemale ermiş bir güzellik ve sağlık içinde, zamanın getirebileceği her şeyden sağlam ve insanların düşünüp yapabileceği her şeyden de güçlü, bembeyaz uzanıyordu.
Kıyı boyunca koşup Sophie Mol'a seslendiler.Ama yoktu.Sessiz karayolunda sürüklenip gitmişti.Yeşil gri karayolunda.İçinde balıklar olan.Gök ve ağaçlar olan.Geceleri de içinde kırık sarı ay olan.