·
Okunma
·
Beğeni
·
1.229
Gösterim
Adı:
Çingeneler
Baskı tarihi:
Mart 2019
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750740121
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Çingeneler
Çingeneler
Çingeneler
“Osman Cemal’in Çingeneler’i muhakkak bir şaheserdir. (…) Okudukça şaşırıyorum. Sayfaları çevirdikçe içim hüzün, sevinçle dolu, karmakarışık bir âleme giriyor.”

Sait Faik Abasıyanık

Görmezden gelinenlerin, unutulanların yazarı Osman Cemal Kaygılı, kült romanı Çingeneler’de gündelik hayatın önemli figürlerinden Çingenelerin kültürüne değdiriyor kalemini. Yazar, birlikte yaşadığımız ama haklarında neredeyse hiçbir şey bilmediğimiz İstanbul Çingenelerinin günlük yaşamı, kültürü, müziği, eğlencelerini; müziğe tutkun, araştırmacı bir gencin hikâyesiyle birlikte, ilginç bir kurguyla anlatıyor ve okuyucularını bir zamanların İstanbul’unda keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

Ben bu işi salt musiki merakı yüzünden takip ediyorum; onun için ne yapıp yapıp bizdeki şu bohem hayatını, Çigan hayatını beş-on güne kadar yakından inceleyeceğim, bakalım bahtımıza neler çıkacak! Zaten meşhur sözdür: Çingene’nin zurnasında peşrev olmaz, ne çıkarsa bahtına!
304 syf.
·17 günde·Beğendi·Puan vermedi
1935 yılında Haber gazetesinde tefrika edilen Çingeneler, 1939 yılında kitaplaştırılmış.
1942 yılında CHP roman yarışmasına katılmış bu kitapla Osman Cemal Kaygılı.
CHP bir zamanlar böyle yarışmalar yapıyormuş.
Sait Faik “Osman Cemal’in Çingeneler’i muhakkak bir şaheserdir.Osman Cemal’in bu kitabı için röportaj kokuyor demişlerdi.Kokladım, mis gibi şaheser, bir hakiki roman, avantür romanı kokuyor.Fazla olarak bir de örf ve adet romanı” demiş.
Harmancı, göçebe Çingenelerle, Sulukule, Ayvansaray’da oturan yerleşik çalgıcı, şarkıcı Çingenelerin yaşamlarıyla ilgili geniş ayrıntılar barındıran kitabı ilgiyle okudum.

Nega kesko Anadoli nekler
Usti şilt e gumira ya vinera
Kaven tuki bahtali dünira
Leki te Bakira Capa miski…”

 Tercümesi:  Amcamın öküzleri, Anadolu yakasından Rumeli yakasına geçtiler. Onlarla birlikte seni alacak dünürler de geldiler. Uğurlu kademli olsun kız!… Durma kalk artık, ortalığı süpür, her şeyi derle topla… Ve yeni kalaylı bakırları al, pınara koş, dünürlere pınar suyu getir.(syf 94)
327 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10 puan
Yazar Osman Cemal Kaygılı'nın 1939 yılında yayımlanan ilk romanıdır "Çingeneler". Benim okuduğum baskısı 1972 yılında üçüncü baskı olarak Bilgi Yayınevi tarafından çıkartılanı. Bu baskı 327 sayfadan oluşmaktadır. "Çingeneler" romanında olaylar İstanbul ve çevresinde geçmektedir. Anlatılan dönemin İstanbul'u derin ahlar çektiriyor okuyucuya. Romanda "İstanbul" denilerek kastedilen şu an Fatih ilçesi ve aynı zamanda "suriçi" olarak da bilinen yer. Yazar bizi İstanbul'da nerelere götürmüyor ki. Topkapı, Sulukule, Eğrikapı, Ayvansaray, Balat, Cibali, Sultanahmet şu an sayabildiklerim. Sulukule, Eğrikapı, Ayvansaray o dönem şehirli ve yerleşik hayata geçmiş çingenelerin muhitleri. Romanda ayrıca göçebe çingenelerde çokça konu edilmişler ki bunların mesken tuttukları yerler ise şu an baya baya şehrin ortasında kalan yerler. Örnek vermek gerekirse Güngören o zamanlar Rumların yaşadığı Litros köyü, Esenler yine Rumların yaşadığı ve göçebe çingenelerin çadırlarını kurduğu Vidos köyü olarak geçmekte. Ayrıca Kısırmandıra şu an Işıklar köyü, Bahçeköy, Zekeriyaköy, Uskumruköy ve yine Anadolu yakasında Erenköy civarları Uzunçayır, Göztepe gibi yerler göçebe çingenelerin mesken tuttukları yerler arasında. Ve en önemlisi de roman açısından şu an Eyüpsultan ilçesinde kalan Topçular o zaman harmancı çingenelerin çadırlarını kurduğu yer olarak anlatıyor. Ki yazar buraları anlatırken şöyle bir ayrıntıdan da bahsediyor ki şu an bunun olması imkansız ve aynı zamanda büyüleyici geliyor okura. Şöyle ki o zamanlar Tepebaşı'nda çalan müzikler Topçular'dan duyuluyormuş. Yani anlayacağınız romanı okurken güzel ve tarihi bir İstanbul turuna çıkacaksınız.

Roman birinci tekil şahıs anlatımı ile başlıyor. Aslında bize hikayeyi anlatan Hayri. Ancak romanın en uzun kısmı olan ikinci kısım baş kahraman İrfan'ın tuttuğu hatıra defterinden. Olaylar Topçular'da bir akşam İrfan ile Hayri'nin çingene çadırlarının bulunduğu yere kır gezisine çıkmaları ile başlıyor ve bizi çeşit çeşit çingenelerin olduğu çingene dünyasının içine sokuyor. Yani her karşımıza çıkan çingene aynı çingene değil. Kimi yerleşik kimi göçebe. Kimi harmancı, kimi sepetçi, kimi kerizci. Herkes birbirini sevmiyor ayrıca. Bunu romanda da anlatılan çingene kavgalarından gayet net anlıyoruz. O çingene kavgaları ki zamanında 2 gün 2 gece sürermiş. İrfan kendini bir anda çingene dünyasının içinde buluyor öyle ki bir zaman sonra adı bu çingene kavgalarında sıkça geçmeye bile başlıyor. Romanın diğer kahramanları Gavur Etem, Mangaptut Nazlı, Çakır Emine gibi karakterler. Ayrıca yazar bu ağza, çingenelerin konuşmalarına hakim. Bunu diyaloglardan çok net görebiliyoruz. Diyaloglar insanı direkt olarak o dünyanın içine çekiyor. Bu yüzden akıcı bir şekilde ilerliyor roman.

Romanın geçtiği yıllar açıkça zikredilmemiş ama 19.yüzyılın sonu 20.yüzyılın başında geçtiğini söyleyebiliriz. Ve 20 sene civarına yayılmış bir hikaye anlatılıyor romanda.

Son söz olarak kesinlikle okunması gereken bir eser olarak görüyorum "Çingeneler" romanını. İnsana kattığı bilgilerin yanında hikayesi de bir o kadar güzel ve kısa bir sürede okunabilecek Türk edebiyatının önemli eserlerinden.
304 syf.
·6 günde·8/10 puan
Bir Türk Karmen'i niye olmasın diyerek yola çıkmış yazar.

Bizet ünlü operası Carmen'in başta başarısız oluşuna üzülüp genç yaşta öldüğünde, belki de genç hayalperest aşık İrfan'dan çok yaşamıştır.
İrfan bir Bizet olma hayaliyle Çingenelerden kendi besteleyecegi operalarina aryalarina öğeler, melodiler toplarken kâh bu kâh öteki Çingene kızına tutuluyor, istikbalini ve kabiliyetini Çingene eğlencelerinde harcayıp, en sonunda katil ve sefil olarak kimbilir nerde ölüyor, fakat unutulmaz bir Çingene aşığı ve evliyası olarak adı kalıyor.

Binlerce yıllık bir serüven, onlarca milletin dil ve kültürlerinin bir harmanı, kaderi insanlığın kaderi olacak yetmisikibuçugun buçugu bir millet, bu dramatik hikaye içinde tanıtılıyor, örneklerle hikayeye yediriliyor, bir yandan da İstanbulun dönemsel yerleşimine ve hayatına dair bir kesit sunuluyor.

Daha çok İrfanın günlüğünden oluşan kitapta, aslında bir batılı gibi günlük tutma alışkanlığına sahip oluşu ve o dönemdeki batı müziği üretmeye aşkı beni şaşırttı.
Tabii ki aşk müziği, müzik Çingeneyi, Çingene belayı çeker ve bunlarsız bir dünya düşünülemez.
327 syf.
·8/10 puan
Çingene mi Roman mı!! İlginç bir topluluk olan bu insanlar dünyaya Hindistan'dan yayıldığı söyleniyor. Türkler nasıl orta Asya'dan yayıldılar ise dünyaya, çingeneler de dünyaya Pencap yani Hindistan'ın bir eyaleti olan bölgeden yayılmışlardır. Her gittikleri yerlerde kendilerini o bölgelere göre farklılıklar edinmişlerdir. Kendi inanışları, yaşamları, özdeyişleri hatta kendi dilleri de vardır. Bu diller bir çok yabancı dilden kelimeleri de bünyesinde barındırmaktadır. Gel gelelim Türkiye'de Trakya ve İstanbul tarafında kendilerine yer bulmuşlardır. Çocukluğumda mahallemize uğrayan kalaycı ve ayı oynatıcısı vardı. O zamanlar belki ilk gördüğümüzden mıdır nedir ilginç olmakla beraber kanıksamıştık ve özellikle ayı oynatıcısı abimizin peşinden ayrılmazdık. Bugünlerde böyle birilerin dışarlarda bir yerlerde olması ve görmek imkansıza yakındır. Esere dönersek şiirsel bir anlatım ile renklendirilmiş, hoş diyalogların olduğu sımsıcak bir roman. Belirtmek isterim ki onların dilindeki bir çok kelimenin anlamını ve atasözvari cümlelerin anlamlarını vermesi yazarın hem roman, hem şiirselliğin yanında bilgilendirmek gibi bir görevi de ifa ediyor. Çingeler ve diğer milletlerin tarihini, kültürlerini, dillerini öğrenmek her zaman hoşuma gitmiştir. Yakınlarda çingene temasını içeren siyah beyaz bir film izlemiştim. Oyunculuğu ile beni kendine hayran bıraktıran birisini orada çingeneler ile birlikte yer alması üzerine acaba onlar hakkında eser bulabilir miyim derken sahafçıda görüp hemen alma ihtiyacı hissettim ve iyi ki de almışım. Eseri beğendiğmi söylemem gerek..
256 syf.
·7 günde·10/10 puan
Kitabı okurken Türk sinemasından “gırgıriye”yi izliyormuş gibi oluyorsunuz. Ama aslında kitap gırgıriyeden çok daha önce ve edebi bir dille yazılmış. Hayatında hiç çingene tanımamış bşri olarak söyleyebilirimki bu kitaptan sonra yolda gördüğüm çingeneden bile arkama bakmadan kaçarım. Zira kitapta yolunacak kaz arayan buldu mu bırakmayan vs. Ne kadar kötü özellik varsa o şekilde anlatılmış. Dediğim gibi hiç çingene tanımadığım için kafamda şekillenen çingene imajı bu. Aslında tvlerde filmler ve dizilerde görüyorduk salon beyefendilerine dolar işareti gözlerle bakan çingeneleri ama sonuçta dizi- film mutlaka abartma kurgu var diyordum. Ama osman Cemal bile böyle anlattıysa çingenelik tam olarak “te büyle bişi”
Ethem karakteri aslını inkar etmeye çalışıyor öz be öz çingene değilim diyerek. Bunu o kadar ileri götürüyorki benim dört ayaklı süt anam diye bi eşekten bahsediyor. Sırf bir çingene tarafından emzirilmediğini kanıtlmak isterken aslında kendilerinin de kendilerinin farkında olduklarını görüyoruz yani çingene olmayayım da gerekirse “eşşoğlueşşek” bile olurum diyor.
Çingene kültürüne dair verdiği birçok bilginin dışında alınacak bir başka “hazıra dağ dayanmaz” ana temalı kahramanınızın hayatının nasıl mahvolduğudur.
Hızlı akan, sıkmayan, eğlenceli bir kitap. Okunur.
256 syf.
·30 günde·Beğendi·7/10 puan
Sait Faik'in röportajında Osman Cemal'in ismini görmemle kitabını almam bir oldu. Kitapta sanatçı ruhlu bir beyzade olan İrfanın çingenelerin arasına karışması ve çingenelerle yaptığı ahbaplıklar anlatılıyor. Çingeneceyle yazılmış cümleler ve kullanılan jargon yavaş okumama sebep olsa da çoğu çingenece kelimenin tüm ülkelerin çingeneleri tarafından biliniyor olması gerçekten hoşuma gitti. Genel olarak harmancı çingenelerle çalgıcı çingenelerin yaşayışları ve aralarındaki farkları ele almış Kaygılı. Eğer Neyzen Tevfik ve İrfan'ın sohbetlerine yer verilse çok daha keyifli olurdu okuması ama abimiz böyle uygun görmüş. Bize de okuması düşüyor.
304 syf.
·16 günde·Puan vermedi
Çingeneler kitabı aslında merak ettiğim bir kültürü anlatmasına rağmen, genellikle durağan bir roman.Açıkçası kitaba ilişkin heyecanımı 150. Sayfasından sonra kaybettim.Yine de göçebe , yerleşik çingenelere ilişkin derinlemesine inceleme yapan ilk kitap olması sebebiyle değerli bir yapıt.
327 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Sait Faik Abasıyanık'ın bir kitabında şiddetle tavsiye etmesi üzerine okudum ve oldukça güzel bir kitaptı. Farklı bir bakış açısı kazanmak istiyorsanız mutlaka okumanızı tavsiye ederim.
Rağduk kele kana, beşe kana,
Avrupa dana dana dana!
Rağduk dana, tospaa dana dana,
Kele kana, beşe kana!
Ragduk dana dana,
Dana din nan... Dan din nan...
Dini dini dini... din nani dini
Dina dina dina dinana dina!
Zelzeleyi ömründe ilk defa duyan bir çocuk gibi oldum. Hiçbir şey söylemeden, bir müddet adamın yere eğilmiş yüzüne baktım. Bizim şimdi bu karşılıklı duruşumuz, tıpkı rahmetli Manakyan’ın melodramlarındaki bazı hazin ve ibretli manzaraları andırıyordu. Artık ne o bir şey söyleyebiliyor ne de benim dudaklarım kıpırdıyordu.
Sol elinin üstünden koluna doğru uzanan dövmede de eski harflerle şu yazı yazılıydı: Ah minel aşk!
Osman Cemal Kaygılı
Sayfa 31 - CAN YAYINLARI
Abe Allahım duyarsın ahım! Çoktur günahım!
Ayakta papuç başta külahım!
Açtım elimi, kırdım belimi!
Tuttum dilimi!
Ziytin tanesi ekmek dilimi!
Yüreğim sızlar, kulağım vızlar... okur hafızlar,
Bayılır buna çadırda kızlar!
Kusurum çoktur... mangizim yoktur!
Halim bom...tur!
Ben aç gezerim: İrfan Bey toktur!
Çektim çok acı, sen bana acı!
Etem duacı...olmuştur şinci: Mübarek hacı! Amin, amin, amin, Veledi Ali amin!"
Osman Cemal Kaygılı
Sayfa 234 - CAN YAYINLARI
Hani benim elli dirhem konyağım
İçer içer, artar benim merağım
Konyalım yürü
Yürü yavrum yürü!
Dümenini sürü!
Osman Cemal Kaygılı
Sayfa 185 - CAN YAYINLARI
Adına eğlenti denilen ve gerçekte gürültüden, yorgunluktan, israftan başka bir şey olmayan manasızlıklar, gün sektirmeden boyuna sürüp gidiyor.
Osman Cemal Kaygılı
Sayfa 233 - CAN YAYINLARI
- Ya duayı nasıl ettin?
- Duayı da ettim te büylece: ‘Neuzü şeytan, besmele rahman!’ Ondan başladım süylemeye:

Abe Allahım duyarsın ahım! Çoktur günahım!
Ayakta papuç başta külahım!
Açtım elimi, kırdım belimi! Tuttum dilimi!
Ziytin tanesi ekmek dilimi!
Yüreğim sızlar, kulağım vızla... okur hafızlar!
Bayılır buna çadırda kızlar!
Kusurum çoktur ... mangizim yoktur!
Halim bomboktur!
Ben aç gezerim: İrfan Bey toktur!
Çektim çok acı, sen bana acı!
Ethem duacı... olmuştur şinci: Mübarek hacı!
Âmin, âmin, âmin, Veledi Ali amin!

- Ulan bu nasıl dua, köpoğlu?
- Çingenecesi dua bu kadar olur. Diyilim ben Saçaklı Molla ki edeyim daha kibarcasını!
Yağma yok... Zere tarladan bir şey çıkmaz. Tarlaya soğan, sarmısak, fasul, arpa, yulaf, ne atarsan onu alırsın!

(Zere: Zira)
Osman Cemal Kaygılı
Sayfa 157 - Can, 1. baskı

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Çingeneler
Baskı tarihi:
Mart 2019
Sayfa sayısı:
304
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750740121
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Baskılar:
Çingeneler
Çingeneler
Çingeneler
“Osman Cemal’in Çingeneler’i muhakkak bir şaheserdir. (…) Okudukça şaşırıyorum. Sayfaları çevirdikçe içim hüzün, sevinçle dolu, karmakarışık bir âleme giriyor.”

Sait Faik Abasıyanık

Görmezden gelinenlerin, unutulanların yazarı Osman Cemal Kaygılı, kült romanı Çingeneler’de gündelik hayatın önemli figürlerinden Çingenelerin kültürüne değdiriyor kalemini. Yazar, birlikte yaşadığımız ama haklarında neredeyse hiçbir şey bilmediğimiz İstanbul Çingenelerinin günlük yaşamı, kültürü, müziği, eğlencelerini; müziğe tutkun, araştırmacı bir gencin hikâyesiyle birlikte, ilginç bir kurguyla anlatıyor ve okuyucularını bir zamanların İstanbul’unda keyifli bir yolculuğa çıkarıyor.

Ben bu işi salt musiki merakı yüzünden takip ediyorum; onun için ne yapıp yapıp bizdeki şu bohem hayatını, Çigan hayatını beş-on güne kadar yakından inceleyeceğim, bakalım bahtımıza neler çıkacak! Zaten meşhur sözdür: Çingene’nin zurnasında peşrev olmaz, ne çıkarsa bahtına!

Kitabı okuyanlar 76 okur

  • Mehtap Akyüz İnal
  • Ayça Eyüboğlu
  • Öyküokur
  • Semra Çelik
  • Yunus Mihyaz
  • Tuğba
  • onuralp aker
  • Öznur
  • Glp
  • Ayten Öztürk

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%7.7 (2)
9
%7.7 (2)
8
%19.2 (5)
7
%7.7 (2)
6
%3.8 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0