Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Romanes
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2021 11:50
Yazarın 1935 yılında gazetede yayımlanan ve 1939 yılında roman olarak basılmış ilk eseridir. İstanbul'da yaşayan çingene topluluğunu ve orada süren yaşamı aktarması bakımından tam bir etnografik eser olarak tanımlayabiliriz. Romanes (çingene) vatandaşların yaşamını kendilerine özgü dillerini, aralarındaki temel farkları, günlük kazan günü yaşa hayat felsefesini bu kadar detaylı aktarabilmek akademik çapta araştırma inceleme ve gözlem gerektiren bir durumdur ki yazara bu gözle bakmakta yanlış olmayacaktır. Konu olarak bitirim delikanlı miras yedi İrfan ile arkadaşı Hayri' nin bir akşam üzeri Topçularda konaklamış Kıpti çadırlarına yakın bir alanda karşılaştıkları çingene kadının kendi dilinde söylediği şarkı ile başlayan üç bölümden oluşan romandır. Yazar tarz itibariyle Recaizade Mahmut Ekrem' in "Araba Sevdası" romanındaki gibi varsıl, züppe, havai, uçarı İrfan Beyi, o dönem İstanbul' un gece hayatına yön veren Rum, Ermeni ve kıpti çalgıcılarla Topçular, Sulukule, Ayvansaray, Edirnekapı, Balat, Galata, Tepebaşı, Haliç, Çağlayan, Kağıthane başta olmak üzere şehrin göçebe eğlence mekanlarında düzenlenen çalgılı çengili alaturka saz âlemlerini aktarır. Eser "bir Türk Carmeni" bestelemeyi kendisine düstur edinmiş alafranga aşığı İrfan' ın burun kıvırdığı o alaturka müziğe tutulmayı bırakın çingene kadınlar ile evliliği düşünecek kadar müptezel, hangisiyle evleneceğine karar veremeyecek kadar da bağımlı bir şahsiyet olarak güçlü bir ironi oluşturmaktadır. Yalın dili, akıcı anlatımı ile dönemin sosyolojik ve kültürel dokusunu nüktedan bir tarzla aktaran Osman Cemal Kaygılı gölgede kalmış bir yazar olarak daha çok okunmalıdır.
Edebiyat
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Can Yayınları · 2019552 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
Beğendi
·
2020 88. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2020 16:00
1935 yılında Haber gazetesinde tefrika edilen Çingeneler, 1939 yılında kitaplaştırılmış. 1942 yılında CHP roman yarışmasına katılmış bu kitapla Osman Cemal Kaygılı. CHP bir zamanlar böyle yarışmalar yapıyormuş. Sait Faik “Osman Cemal’in Çingeneler’i muhakkak bir şaheserdir.Osman Cemal’in bu kitabı için röportaj kokuyor demişlerdi.Kokladım, mis gibi şaheser, bir hakiki roman, avantür romanı kokuyor.Fazla olarak bir de örf ve adet romanı” demiş. Harmancı, göçebe Çingenelerle, Sulukule, Ayvansaray’da oturan yerleşik çalgıcı, şarkıcı Çingenelerin yaşamlarıyla ilgili geniş ayrıntılar barındıran kitabı ilgiyle okudum. Nega kesko Anadoli nekler Usti şilt e gumira ya vinera Kaven tuki bahtali dünira Leki te Bakira Capa miski…”  Tercümesi:  Amcamın öküzleri, Anadolu yakasından Rumeli yakasına geçtiler. Onlarla birlikte seni alacak dünürler de geldiler. Uğurlu kademli olsun kız!… Durma kalk artık, ortalığı süpür, her şeyi derle topla… Ve yeni kalaylı bakırları al, pınara koş, dünürlere pınar suyu getir.(syf 94)
Edebiyat
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Can Yayınları · 2019552 okunma
Çingeneler Hakkında Birkaç Not
Puan vermedi·304 syf.·
2022 18. kitabı
Çingenelerin Hint kökenli olduğunu ve kendilerine ait Romca/Romanes denen bir dil konuştuğunu biliyor muydunuz? Peki ya sokaklarda fal bakan, çiçek satan çingeneler ile aralarından önemli müzisyenler çıkan çalgıcı çingenelerin birbirinden çok farklı olduğunu? Ben bu kitabı okuduğumda çingenelere dair adamakıllı hiçbir şey bilmediğimi fark ettim. Osman Cemal Kaygılı’nın İstanbul’un birbirinden farklılık arz eden göçebe ve yerleşik çingene topluluklarının hayatından kesitler sunduğu bu romanı 1935’te tefrika edilmeye başlanmış, 1939’da kitap olarak basılmış. Yazar, edebiyatımızda çokça işlenmeyen bu halk tabakasının yaşantısını gündelik hayatından eğlentilerine, dilenmelerinden kavgalarına, adetlerinden türkülerine kadar teferruatıyla yansıttığı bu romanıyla 1942’de CHP roman yarışmasında dereceye girmiş. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanlarında mahalle ağzını başarıyla kullanması gibi Osman Cemal Kaygılı da bu romanında çingene şivesini başarıyla taklit etmiş. “Kokorozlu bey, abe gel bakalım şuracıkta senin bir kokorozlu falına!” "Ah, laçi ağabeyciğim, toslayasın şuncağıza beş paracık, Odel (Allah) versin sana daha çok! :)) Roman birinci tekil kişi anlatımıyla başlayıp yazarın arkadaşı İrfan’ın anı defterini okuyucuya sunmasıyla devam ediyor. Romanın çingene müziğine meraklı, hatta Carmen gibi bir opera yazmak hayaliyle çingenelerin peşine düşen başkişisi İrfan, bir çingeneye âşık olup iki buçuk yıl onlarla düşüp kalkıyor. Ana olay örgüsünü bozan gözlem ve konuşmalar nedeniyle romanın bütünlüğü bozulsa da İrfan’la birlikte, bu renkli insanların çalgılı çengili, manili kafiyeli, kavgalı cümbüşlü yaşantısına tanık olmak çok keyifliydi. Okumalarında farklılık arayan herkese tavsiye olunur.
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Can Yayınları · 2019552 okunma
8/10
·304 syf.··
2021 3. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2021 00:51
Bir Türk Karmen'i niye olmasın diyerek yola çıkmış yazar. Bizet ünlü operası Carmen'in başta başarısız oluşuna üzülüp genç yaşta öldüğünde, belki de genç hayalperest aşık İrfan'dan çok yaşamıştır. İrfan bir Bizet olma hayaliyle Çingenelerden kendi besteleyecegi operalarina aryalarina öğeler, melodiler toplarken kâh bu kâh öteki Çingene kızına tutuluyor, istikbalini ve kabiliyetini Çingene eğlencelerinde harcayıp, en sonunda katil ve sefil olarak kimbilir nerde ölüyor, fakat unutulmaz bir Çingene aşığı ve evliyası olarak adı kalıyor. Binlerce yıllık bir serüven, onlarca milletin dil ve kültürlerinin bir harmanı, kaderi insanlığın kaderi olacak yetmisikibuçugun buçugu bir millet, bu dramatik hikaye içinde tanıtılıyor, örneklerle hikayeye yediriliyor, bir yandan da İstanbulun dönemsel yerleşimine ve hayatına dair bir kesit sunuluyor. Daha çok İrfanın günlüğünden oluşan kitapta, aslında bir batılı gibi günlük tutma alışkanlığına sahip oluşu ve o dönemdeki batı müziği üretmeye aşkı beni şaşırttı. Tabii ki aşk müziği, müzik Çingeneyi, Çingene belayı çeker ve bunlarsız bir dünya düşünülemez.
Düşünce
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Can Yayınları · 2019552 okunma
Neyse Halin Çıksın Falın
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2024 15. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2024 22:30
Sait Faik Abasıyanık bu eser için şöyle der " Osman Cemal'in Çingeneleri muhakkak bir şaheserdir. Okudukça şaşırıyorum. Sayfaları çevirdikçe içim hüzün, sevinçle dolu, karmakarışık bir aleme giriyor. Neredeyse Dünya'nın her ülkesinde yaşayan kendilerine has bir yaşam kültürü olan Çingenelerin İstanbul'da yaşayanlarının anlatıldığı bu eser her gün karşı karşıya geldiğimiz bu insanların hiç bilmediğimiz özelliklerini anlatıyor. 1935'ler eserin yazıldığı zamanlarda İstanbul'un çevresinde birçok köyler vardır. Çingenelerin bir kısmı yerleşik düzene geçmiş İstanbul'da yaşar eğlence dünyasında müzik yaparak, falcılık yaparak, ayı oynatarak geçinir, bir kısımda göçebe, tarımla el sanatlarıyla uğraşırlar yaz kış bu köylere yakın kurdukları çadırlarında hayatlarını sürdürürlerdi. Bu iki çingene toplumu birbirlerinin yaptıklarından haberdar olur aynı zamanda da İstanbul eğlentilerinde de rakip olurlardı. Eğlentileri, müzikleri, kızlarının kıvrak oyunlarında ve sevdalarında aşklarında hep birbirlerine rakiptirler. İrfan müzisyendir. Çingenelerin yaptığı müziklerden yola çıkarak yeni projeler uygulamak ister. Arkadaşı Nazım'ı yanına alarak bir köy yanında kırda çadır kurarak yaşayan Çingeneleri ziyaret ederler. Bu ziyaret esnasında bir çadırdan çingenece bir ninni duyarlar. Bu ninniyi İrfan hemen besteler. Ninniyi söyleyen Nazlıyla tanışır ve gönlü ona kayar İrfanın. Bu araştırmalarını geliştirmek, yeni eserler meydana getirmek için İrfanın geliş gidişleri sıklaşır. Bu geliş gidişler yeni aşklara kapı aralar. İstanbul'u, İstanbul'un eğlence kültürünü, mekanlarını, Çingenelerin yaşamını, müzik hayatlarını merak eden okurlara öneririm. .
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Can Yayınları · 2019552 okunma
5/10
·303 syf.··
2022 19. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 26 Temmuz 2022 20:09
Çingeneler, eski yazarlarımızdan Osman Cemal Kaygılı (1890-1945) tarafından 1939 yılında yayınlanmıştır. Kitapta genel olarak meşhur İstanbul çingenelerinin hayat hikayeleri anlatılmaktadır. Bir çingenenin aşk hikayesi Yazarlarımız sağ olsunlar, herhangi bir romanda “aşk hikâyesi” olmadan Türk Edebiyatı’na katkıda bulunamayacaklarını düşünüyorlar. Çok bilinmeyen ve merak uyandıran “çingeneler” gibi farklı bir konuda hikâyenin bir zaman sonra dallanıp budaklanıp tamamen bir aşk hikayesine dönüşmesi, ne yazık ki içler acısı. Bir ara kitaba gerçekten inanmıştım; pürüzsüz çingene betimlemeleri, dillerinin birebir kitaba yansıtılması, çingenelerin kendi aralarında sürekli şakalaşmaları ve onların doğal ortamlarında gözlenmesi… Manileri, yerinde duramayıp sürekli göç etmeleri, durumları ne kadar kötü olursa olsun her fırsatta oynamaları… Tüm bunlar kitabın ilk çeyreğinde o kadar güzel işlenmiş ki çingenelerle vakit geçirmek istiyorsunuz. Özellikle yan rolde olmasına rağmen Etem karakterinin varlığı kitaba ayrı bir hava katmış. Ayrıca bunların hepsi -en azından bir yere kadar- kitaba akıcılık katmış. Hatta epik havasından dolayı Keşanlı Ali Destanı‘na benzettiğim anlar bile oldu. Kitabın ikinci yarısından sonra, aslında çingene olmayan ama çingeneleri kendine yakın hisseden çalgıcı bir adamın, tabiri caizse “Acaba hangi çingeneye yazılsam?” hikayesini okuyoruz. Tabii bu arada tüm yukarıda saydığım çingenelere has özelliklerin anlatımı devam ediyor. Kıyıda köşede kalmış bir yazar Osman Cemal Kaygılı, İstanbul’un kenar mahalle kültürünü tüp kitaplarına yansıtma zorunluluğu hissettiği için yazarlığı da ne yazık ki kıyıda köşede kalmış. Eğer bu kitap roman değil de hikâye kitabı olsaydı, sanırım çok daha popüler olabilirdi. Kitabın toplam sayfa sayısı 300’den fazla. Vermesi
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Can Yayınları · 2019552 okunma
8/10
·292 syf.··
2021 21. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ağustos 2021 16:31
Adı üzerinde çingeneler hakkında bir roman. Roman yazarın doğrudan tanıklıklarından ortaya çıkmış bir eser. Kaygılı pek eğitimli biri değildir. Daha çok kendi kendini yetiştirmiş bir yazar ve gazetecidir. Çok edebî bir dili ve üslûbu yoktur. Ancak çok gerçekçi, sade ve kolay anlatır. Rahat okunur. Bu kitap da öyle. Zaten hayatı da kenar mahallelerde, sıradan insanlar arasında geçmiş, eserlerinde de daha çok onları anlatmıştır. İstanbul' un küçük insanlarını, küçük hayatları konu edinmiştir. Bu romanda da göçebe bir hayat yaşayan, günü birlik işlerle geçinen İstanbul çingenelerinin günlük hayatlarını, eğlencelerini, aşklarını, geleneklerini hikâyeleştirmiş. Eğlence düşkünü, sıradan bir İstanbullunun çingenelerin arasına karışarak, doğrudan gözlemleri üzerine birinci ağızdan bir anlatımı var. Bu roman kişisi yazarın kendisi olabilir. Yazımında bazı sıkıntılar var ancak bu kitabın çok eski bir basımdan yayına hazırlanmasından kaynaklanmış olabilir. Hazırlayanlar düzeltip düzeltmemek, ne kadarına müdahale etmek konusunda güçlük yaşamış olabilir.
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Can Yayınları · 2019552 okunma
8/10
·320 syf.··
2025 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2025 14:08
Büyük bir merakla aldığım fakat umduğum gibi çıkmayan bir kitap. Bol bol ikili konuşmaların olduğu, zaman zaman anlatıcının kim olduğu karıştığı günlük mü? Hikaye mi? Anlamakta zorlandığım bir eser. Konu olarak keman eğitimi almış bir genç çingene müziklerini notaya aktarmak ve bunlardan bir operet yapma niyetindedir. Romen halkları ziyaret eder, oradaki yaşantıyı anlatmak ister. Bunu yer yer çok güzel yapmış ama konu işlenişini ve anlatımını sevmedim. Öyle bir anlatmış ki sanırsınız istanbulun üçte ikisi romen. Yer yer sıkıldım gereksiz diologlar var. Tasvir hiç yok denebilir. Bu kadar malzeme bolluğu varken (çadır kültürü, yemek, kıyafet, müzik kültürü, evlilik, düğün, eğlence kültürü) hiç biri yeteri kadar anlatılmamış.
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025552 okunma
Puan vermedi·296 syf.··
2025 15. kitabı
Merhaba arkadaşlar! Bugün size #çingeneler adlı eserin incelemesi ile geldim. İstanbul’un eski devirlerinde, zamanın akışının bazen saz tellerinde, bazen gölgelerin arasında kaybolduğu bir akşamüstü… Topçular’daki çingene çadırlarının arasında yankılanan büyülü bir şarkı, kaderin iplerini görünmez bir el gibi dokuyor. Bu şarkının çağrısına kapılan iki dost; mirasyedi, hovarda İrfan Bey ve ona hem gölge hem de tanık olan Hayri, bilinmez bir dünyanın eşiğinde durduklarının farkında bile değiller. İstanbul’un gizli ruhunun, gecenin içinde yankılanan gülüşlerin, müziğin ve dansın ete kemiğe büründüğü bir rüya. Şehir burada sadece bir mekân değil, canlı bir varlık gibi nefes alıyor. Sulukule’nin dar sokaklarında yankılanan kahkahalar, Galata’nın meyhanelerinde içkilerle ıslanan hüzünler,Ayvansaray’da harmancıların yaktığı ateşler… Hepsi İstanbul’un kalbinin çırpınışları gibi. İrfan bey,Alafranga sevdasının peşinde koşarken, alaturkanın büyüsüne kapılıyor. Başta burun kıvırdığı çingene müziği, ruhunu ele geçiriyor.Geceyi aydınlatan ateşlerin etrafında dönen kadınlar, tılsımlı sözlerle örülen şarkılar,zamanın akışını değiştiren danslar.Artık onun dünyasında hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Roman ilerledikçe gerçek ile hayalin sınırları belirsizleşiyor. Zaman eğilip bükülüyor; belki de bir kadeh şarabın içinde, belki de bir keman yayının titreyişinde kayboluyor. İrfan Bey’in hatıra defteri, sadece yaşananları değil, bir insanın ruhunun dönüşümünü de anlatıyor. O artık yalnızca bir mirasyedi değil, kederle mutluluğu aynı anda yaşayan bir düş gezgini. Karşısına çıkan her çingene başka bir hikâye fısıldıyor. Kimi göçebe, kimi yerleşik; kimi kurnaz, kimi tutkulu… Gavur Etem’in gülüşü, Mangaptut Nazlı’nın fısıldadığı gizli kelimeler, Çakır Emine’nin delici bakışları… Hepsi,
1000Kitap
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · İnkılâp Kitabevi · 2025552 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2025 33. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2025 01:41
Kitap akıcıydı beğendim, hiç tanımadığınız ama birlikte yaşadığımız insanlar. Çoğu bir yere bağlı olmayan, gökyüzünü görmezse tat alamayan özgür ruhlu, neşeli insanlar. Kitap onları gözlemlemek için toplulukla yakından ilişki kuran bir gençten bahsediyor. Ayrıca merakımızın bazen sonumuz olacağından. Bir çok geçim kaynakları şuan yok olsa da, el işçilikleri hâlâ devam ediyor. Masalsı bir anlatımdı.
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025552 okunma

Yazar Hakkında

Osman Cemal KaygılıYazar · 12 kitap
Osman Cemal Kaygılı, Türk yazardır. Roman, hikâye, oyun, sözlük ve araştırma-inceleme türlerinde eserler yazmıştır. Yaşadığı dönemde edebiyat dünyasının dışında kalmış Kumkapı, Kasımpaşa, Samatya, Hasköy gibi semtleri; bu semtlerdeki sosyal hayatı; çingeneler, tulumbacılar, hovardalar, akşamcılar, külhanbeyleri gibi tipleri; meyhâneler, kahvehâneler, gazinolar gibi eğlence yerlerini, eserlerine malzeme olarak seçmiştir. Ahmet Mithat’la başlayan Hüseyin Rahmi ve Ahmet Rasim’le süren geleneğin son halkası olarak değerlendirilir. 1932’de tefrika edilen "Argo Lügatı" adlı eseri, Türkçenin ilk argo sözlüklerindendir. 1890 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası mahallenin bakkalı Mustafa Efendi, annesi Ülfet Hanım’dır. Orta öğrenimini Eğrikapı Merkez Rüştiyesi'nde tamamladıktan sonra Menşei Kuttab-ı Askeriye'yi (Askeri Kâtip Yetiştirme Okulu) bitirerek Erkan-ı Harbiye-i Umumiye dairesinde (1906), Kıtaat-ı Fenniye Müfettişliği kaleminde çalıştı (1909).İkinci Meşrutiyet’in ilânından sonra İttihat ve Terakki Fatih Kulübü’ne üye oldu. İlk yazısı Baha Tevfik'in Eşek adlı güldürü dergisinde yayımlandı. Yazarın bu dergide birkaç mizahî yazısı daha yayımlanır. Şebâb dergisinde e de mizahî manzumeler ve yazılar yazmaya başlasa da asker olduğundan bu yıllarda yazarlığı meslek edinemedi. 1912’de Tepebaşı Tiyatrosu’nda bir gösteride taşkınlık yapmasından ve Mahmut Şevket Paşa suikastına adının karışmasından sonra birçok muhalif aydınla birlikte Sinop'a sürgün edildi. Sinop’ta üç yıl kaldı. Döndüğünde Kıtaat-ı Fenniye Müfettişliği’ndeki görevine devam etti. I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla seferberlik ilan edilince bir süre kâtiplik göreviyle gezici tümenlerde bulundu. Hastalığı nedeniyle emekliye ayrıldı (1918). Geçimini sağlamak için pazarcılık, vapurlarda biletçilik gibi çok çeşitli işler yaptı. Geçimi için tiyatrculuk da yapan Osman Cemal’in ortaoyununda kavuklu, pişekar ve zenne rollerinde bulunduğu, karagöz oynattığı, çok sayıda taklit yapabildiği bilinmektedir. 1920 yılından itibaren devrin gazete ve dergilerinde yazılar yayımlamaya başladı. Sürgündeyken yazdığı ilk hikâyesi Çuvalcı Şeyhinin Halefi Alay dergisinde yayımlandı. 1921’de Güleryüz dergisinde O.C. imzasıyla hikâye ve mizahî şiirler yayımladı. 1922 yılında Aydede dergisinde yazmaya başladı. Asıl ünü Akbaba dergisinde yakaladı. Bazı yazılarında "Anber" takma ismini kullandı. 1923’te de ilk hikâye kitabı Altın Babası yayımlandı. Bunu diğer hikâye kitapları izledi. Semih Lütfi’nin çıkardığı Zümrüd-i Anka’da (1923), daha sonra yayın hayatına giren Yıldız’da (1924), Papağan adlı mizah dergisinde (1924-1926) hikâye ve mizahî yazılar yazdı. 1928’den itibaren gazetelerde daha çok fıkra yazarı olarak tanındı. Sabah, İkdam, Payitaht, Alemdar, Akşam, Cumhuriyet, Yenigün, Son Saat, Vakit, Son Posta, Kurun, Haber, Açıksöz, Son Telgraf düzenli olarak yazdığı gazetelerdendir. Cumhuriyetten sonra İstanbul İmam Hatip Okulu'nda, Çemberlitaş Ortaokulu'nda, Fener Kız Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. 1926 yılında Leman Hanım’la evlenen yazarın bir oğlu oldu. Oğlunu üç yaşında iken kaybetmek onu derinden etkiledi. 1928 yılında Kaygılı soyadını aldı. Oğlunun ardından annesini, 1934’te eşi Leman Hanım’ı kaybetti. 1935’te ikinci eşi Sabriye Hanım ile evlendi. 1931’d Yeni Gün gazetesinde İstanbul’un Köşe Bucağı başlığıyla gezi yazıları yayımladı. 1932’de Haber gazetesinde "Argo Lügatı" adlı eseri tefrika olarak yayımlanmıştır. Bu eser, Türkçenin ilk argo sözlüklerindendir. 1935'te Tulunbacı Edebiyatı adıyla tefrika edilen halkbilim çalışmasını 1937'de kitap olarak yayımladı. Midesinde kanser, ciğerlerinde verem tespit edilen yazar 9 Ocak 1945'te hayatını kaybetti.