Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2017 6. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 20 Ağustos 2017 19:24
Sait Faik'in röportajında Osman Cemal'in ismini görmemle kitabını almam bir oldu. Kitapta sanatçı ruhlu bir beyzade olan İrfanın çingenelerin arasına karışması ve çingenelerle yaptığı ahbaplıklar anlatılıyor. Çingeneceyle yazılmış cümleler ve kullanılan jargon yavaş okumama sebep olsa da çoğu çingenece kelimenin tüm ülkelerin çingeneleri tarafından biliniyor olması gerçekten hoşuma gitti. Genel olarak harmancı çingenelerle çalgıcı çingenelerin yaşayışları ve aralarındaki farkları ele almış Kaygılı. Eğer Neyzen Tevfik ve İrfan'ın sohbetlerine yer verilse çok daha keyifli olurdu okuması ama abimiz böyle uygun görmüş. Bize de okuması düşüyor.
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Destek Yayınları · 2011551 okunma
10/10
·256 syf.··
2019 29. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Mayıs 2019 23:37
Kitabı okurken Türk sinemasından “gırgıriye”yi izliyormuş gibi oluyorsunuz. Ama aslında kitap gırgıriyeden çok daha önce ve edebi bir dille yazılmış. Hayatında hiç çingene tanımamış bşri olarak söyleyebilirimki bu kitaptan sonra yolda gördüğüm çingeneden bile arkama bakmadan kaçarım. Zira kitapta yolunacak kaz arayan buldu mu bırakmayan vs. Ne kadar kötü özellik varsa o şekilde anlatılmış. Dediğim gibi hiç çingene tanımadığım için kafamda şekillenen çingene imajı bu. Aslında tvlerde filmler ve dizilerde görüyorduk salon beyefendilerine dolar işareti gözlerle bakan çingeneleri ama sonuçta dizi- film mutlaka abartma kurgu var diyordum. Ama osman Cemal bile böyle anlattıysa çingenelik tam olarak “te büyle bişi” Ethem karakteri aslını inkar etmeye çalışıyor öz be öz çingene değilim diyerek. Bunu o kadar ileri götürüyorki benim dört ayaklı süt anam diye bi eşekten bahsediyor. Sırf bir çingene tarafından emzirilmediğini kanıtlmak isterken aslında kendilerinin de kendilerinin farkında olduklarını görüyoruz yani çingene olmayayım da gerekirse “eşşoğlueşşek” bile olurum diyor. Çingene kültürüne dair verdiği birçok bilginin dışında alınacak bir başka “hazıra dağ dayanmaz” ana temalı kahramanınızın hayatının nasıl mahvolduğudur. Hızlı akan, sıkmayan, eğlenceli bir kitap. Okunur.
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Destek Yayınları · 2011551 okunma
8/10
·320 syf.··
2025 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2025 14:08
Büyük bir merakla aldığım fakat umduğum gibi çıkmayan bir kitap. Bol bol ikili konuşmaların olduğu, zaman zaman anlatıcının kim olduğu karıştığı günlük mü? Hikaye mi? Anlamakta zorlandığım bir eser. Konu olarak keman eğitimi almış bir genç çingene müziklerini notaya aktarmak ve bunlardan bir operet yapma niyetindedir. Romen halkları ziyaret eder, oradaki yaşantıyı anlatmak ister. Bunu yer yer çok güzel yapmış ama konu işlenişini ve anlatımını sevmedim. Öyle bir anlatmış ki sanırsınız istanbulun üçte ikisi romen. Yer yer sıkıldım gereksiz diologlar var. Tasvir hiç yok denebilir. Bu kadar malzeme bolluğu varken (çadır kültürü, yemek, kıyafet, müzik kültürü, evlilik, düğün, eğlence kültürü) hiç biri yeteri kadar anlatılmamış.
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025551 okunma
Puan vermedi·296 syf.··
2025 15. kitabı
Merhaba arkadaşlar! Bugün size #çingeneler adlı eserin incelemesi ile geldim. İstanbul’un eski devirlerinde, zamanın akışının bazen saz tellerinde, bazen gölgelerin arasında kaybolduğu bir akşamüstü… Topçular’daki çingene çadırlarının arasında yankılanan büyülü bir şarkı, kaderin iplerini görünmez bir el gibi dokuyor. Bu şarkının çağrısına kapılan iki dost; mirasyedi, hovarda İrfan Bey ve ona hem gölge hem de tanık olan Hayri, bilinmez bir dünyanın eşiğinde durduklarının farkında bile değiller. İstanbul’un gizli ruhunun, gecenin içinde yankılanan gülüşlerin, müziğin ve dansın ete kemiğe büründüğü bir rüya. Şehir burada sadece bir mekân değil, canlı bir varlık gibi nefes alıyor. Sulukule’nin dar sokaklarında yankılanan kahkahalar, Galata’nın meyhanelerinde içkilerle ıslanan hüzünler,Ayvansaray’da harmancıların yaktığı ateşler… Hepsi İstanbul’un kalbinin çırpınışları gibi. İrfan bey,Alafranga sevdasının peşinde koşarken, alaturkanın büyüsüne kapılıyor. Başta burun kıvırdığı çingene müziği, ruhunu ele geçiriyor.Geceyi aydınlatan ateşlerin etrafında dönen kadınlar, tılsımlı sözlerle örülen şarkılar,zamanın akışını değiştiren danslar.Artık onun dünyasında hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Roman ilerledikçe gerçek ile hayalin sınırları belirsizleşiyor. Zaman eğilip bükülüyor; belki de bir kadeh şarabın içinde, belki de bir keman yayının titreyişinde kayboluyor. İrfan Bey’in hatıra defteri, sadece yaşananları değil, bir insanın ruhunun dönüşümünü de anlatıyor. O artık yalnızca bir mirasyedi değil, kederle mutluluğu aynı anda yaşayan bir düş gezgini. Karşısına çıkan her çingene başka bir hikâye fısıldıyor. Kimi göçebe, kimi yerleşik; kimi kurnaz, kimi tutkulu… Gavur Etem’in gülüşü, Mangaptut Nazlı’nın fısıldadığı gizli kelimeler, Çakır Emine’nin delici bakışları… Hepsi,
1000Kitap
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · İnkılâp Kitabevi · 2025551 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2025 33. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2025 01:41
Kitap akıcıydı beğendim, hiç tanımadığınız ama birlikte yaşadığımız insanlar. Çoğu bir yere bağlı olmayan, gökyüzünü görmezse tat alamayan özgür ruhlu, neşeli insanlar. Kitap onları gözlemlemek için toplulukla yakından ilişki kuran bir gençten bahsediyor. Ayrıca merakımızın bazen sonumuz olacağından. Bir çok geçim kaynakları şuan yok olsa da, el işçilikleri hâlâ devam ediyor. Masalsı bir anlatımdı.
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025551 okunma
Romanes
8/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2021 11:50
Yazarın 1935 yılında gazetede yayımlanan ve 1939 yılında roman olarak basılmış ilk eseridir. İstanbul'da yaşayan çingene topluluğunu ve orada süren yaşamı aktarması bakımından tam bir etnografik eser olarak tanımlayabiliriz. Romanes (çingene) vatandaşların yaşamını kendilerine özgü dillerini, aralarındaki temel farkları, günlük kazan günü yaşa hayat felsefesini bu kadar detaylı aktarabilmek akademik çapta araştırma inceleme ve gözlem gerektiren bir durumdur ki yazara bu gözle bakmakta yanlış olmayacaktır. Konu olarak bitirim delikanlı miras yedi İrfan ile arkadaşı Hayri' nin bir akşam üzeri Topçularda konaklamış Kıpti çadırlarına yakın bir alanda karşılaştıkları çingene kadının kendi dilinde söylediği şarkı ile başlayan üç bölümden oluşan romandır. Yazar tarz itibariyle Recaizade Mahmut Ekrem' in "Araba Sevdası" romanındaki gibi varsıl, züppe, havai, uçarı İrfan Beyi, o dönem İstanbul' un gece hayatına yön veren Rum, Ermeni ve kıpti çalgıcılarla Topçular, Sulukule, Ayvansaray, Edirnekapı, Balat, Galata, Tepebaşı, Haliç, Çağlayan, Kağıthane başta olmak üzere şehrin göçebe eğlence mekanlarında düzenlenen çalgılı çengili alaturka saz âlemlerini aktarır. Eser "bir Türk Carmeni" bestelemeyi kendisine düstur edinmiş alafranga aşığı İrfan' ın burun kıvırdığı o alaturka müziğe tutulmayı bırakın çingene kadınlar ile evliliği düşünecek kadar müptezel, hangisiyle evleneceğine karar veremeyecek kadar da bağımlı bir şahsiyet olarak güçlü bir ironi oluşturmaktadır. Yalın dili, akıcı anlatımı ile dönemin sosyolojik ve kültürel dokusunu nüktedan bir tarzla aktaran Osman Cemal Kaygılı gölgede kalmış bir yazar olarak daha çok okunmalıdır.
Edebiyat
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Can Yayınları · 2019551 okunma
8/10
·296 syf.··
2025 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2025 10:31
Osman Cemal Kaygılı, Çingeneler kitabında bizi bir İstanbul masalına davet ediyor. Ama bu, bildiğimiz o görkemli İstanbul değil. Daha çok, kenar mahallelerdeki tozlu sokaklarda, tef sesleriyle dans eden, kendi dünyasında yaşayan ama hep biraz dışarıda bırakılmış bir halkın masalı... Çingenelerin hayatına dair ne bir süsleme var kitapta ne de bir önyargı. Kaygılı gözlemlemiş, oturmuş, dinlemiş ve bize aktarmış. Sanki onların içinden biriymiş gibi, bir mahalle sakini edasıyla anlatmış yaşantılarını. Ne yüceltmiş ne de yerip küçümsemiş. Fal bakmalarını, düğünlerini, çalgılarını, çengilerini, yaşayış biçimlerini öyle sade ve doğal bir dille yazmış ki, okurken hepsi gözünüzde canlanıyor. Çingene kültürüne ilgi duyanlar için, ya da eski İstanbul’un bir köşesinde kalmış hayatları merak edenler için çok güzel bir kitap. Ben okurken düşündüm: Biz insanlar ötekileştirmeyi ne kadar da seviyoruz. Bunu ne hakla yapıyoruz, gerçekten bilmiyorum. İzlerken, okurken üzülüyoruz da, yaşarken kimse kimsenin hikâyesini dinlemiyor. Peşin hükümlerle yaşıyoruz. Bu kitap biraz da bunları düşündürdü bana. Okuyun, tavsiyemdir.
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · İnkılâp Kitabevi · 2025551 okunma
7/10
·328 syf.··
2025 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2025 13:47
Carmen* En başta bunu yazma sebebim, kitap, yazar & arkadaşının bu şarkıyı dinlerken gördükleri çingene kızıyla başlamasından kaynaklı. Carmen öyle güzel çalınır ki herkesi tesiri altında bırakır. İrfan, çingene müziğine benzeyen bir şarkı bestesi yapmak istemektedir, obaya giderek çingene yaşamını, kültürünü, zevkini, eğlencesini anlamak sık sık yanlarına gider. Tabi birçok şey öğrenirken Nazlı adında bir kıza da hep gözü takılır. Derken bir gün gittiğinde Nazlı artık yoktur, peki neden? Aygır Fatma'da olduğu gibi bu kitabında da gözlemlediği, işittiği dili tamamen aktarmaya çalışmış yazar, bu açıdan oldukça gerçekçi sadece ara ara burada ne demek istiyor ki diye anlamak için es verdiğim oldu. Kerizci* vb gibi argo kelimeler de az değildi ama alttaki açıklamalar kafi geliyordu. Öğretici, merak uyandırıcı, kısım kısım hüzünlü bu eseri sevdim, Türk Edebiyatı'nı yeni yeni okuyorsanız biraz erteleyin ama sonra kesin okuyun -.- Ah son olarak kitabın arkasında bulunan gerçek fotoğraflar çok güzeldi, tam bir nostalji
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022551 okunma
8/10
·296 syf.··
2025 21. kitabı
ÇİNGENELER Osman Cemal KAYGILI 𝘼𝙗𝙚 𝙙𝙚𝙡𝙞𝙠𝙖𝙣𝙡ı, 𝙨𝙚𝙣 𝙣𝙚 𝙗𝙞ç𝙞𝙢 𝙡𝙖𝙠ı𝙧𝙙ı 𝙚𝙙𝙚𝙧𝙨𝙞𝙣! 𝙈𝙪𝙯𝙞𝙠𝙖 𝙛𝙞𝙡𝙖𝙣 𝙞ç 𝙗𝙞𝙡𝙢𝙚𝙯 𝙤 𝙗𝙚! 𝙎𝙚𝙣 𝙞𝙨𝙩𝙚𝙧𝙨𝙚𝙣 𝙢𝙪𝙯𝙞𝙠𝙖𝙮ı, ç𝙖𝙡𝙜ı𝙮ı, 𝙖𝙡𝙖𝙨ı𝙣 𝙤𝙣𝙡𝙖𝙧ı 𝙗𝙚𝙣𝙙𝙚𝙣 𝙝𝙖𝙗𝙚𝙧𝙞! 𝘽𝙚𝙣𝙞𝙢 𝙨𝙚𝙨𝙞𝙢 𝙤𝙣𝙙𝙖𝙣 𝙙𝙖𝙝𝙖 ü𝙨𝙩𝙚𝙡𝙞𝙠𝙩𝙞𝙧! 𝘽𝙚𝙣 𝙗𝙞𝙡𝙞𝙧𝙞𝙢 𝙤𝙣𝙙𝙖𝙣 𝙠ı𝙮𝙖𝙠 𝙨ü𝙮𝙡𝙚𝙢𝙚𝙨𝙞𝙣𝙞, 𝙤𝙮𝙣𝙖𝙢𝙖𝙨ı𝙣ı!.. Roman, hikâye, oyun, sözlük ve araştırma-inceleme türlerinde eserler kaleme alan yazarımız Osman Cemal Kaygılı, yaşadığı dönemde edebiyat dünyasının dışında kalmış Kumkapı, Kasımpaşa, Samatya, Hasköy gibi semtleri; bu semtlerdeki sosyal hayatı; çingeneler, tulumbacılar, hovardalar, akşamcılar, külhanbeyleri gibi tipleri; meyhâneler, kahvehâneler, gazinolar gibi eğlence yerlerini, eserlerine malzeme olarak seçmiştir. Yazarımızın en ünlü eseri olan Ç𝙞𝙣𝙜𝙚𝙣𝙚𝙡𝙚𝙧 1942 yılında Cumhuriyet Halk Partisi roman yarışmasında da derece almıştır. Ve tabii kitabımız Ç𝙞𝙣𝙜𝙚𝙣𝙚𝙡𝙚𝙧’de adından da anlaşılacağı üzere meşhur İstanbul çingenelerinin hayat hikayelerini konu alıyor ve üç bölüm ile son kısım olarak ele alınıyor. Sıcak bir Temmuz gecesi iki çocukluk arkadaşı gece boyu oturup sohbet ederler. Kulaklarına Karmen şarkısı geldiği sırada Tepebaşı’nda kurulu bulunan çingene çadırlarından bir kadın çıkar ve bu şarkıyı dinleyerek çingenece bir ninni mırıldanır. Duydukları ninni iki arkadaşı derinden etkiler ve ninninin peşine düşerler. Çadırın yakınına gidip kadını gizlice izlerler ve sonraki akşamlarda da etkisinden kurtulamadıkları ninni için sürekli çadırların olduğu yere gelirler ve tabii gelip gittikçe de herkesle ahbap olurlar. Onu söyleyen kadının cinli, biraz aklı kaçık olduğunu öğrenirler. İki arkadaştan biri olan İrfan okuması yazması olan, musikiden zevk alan ve keman çalan bir gençtir. Babası ölmüş ve annesiyle Topkapı yakınlarında babadan kalma evlerinde yaşamaktadırlar. İrfan çingenelerin onu cezbeden hayatına ve ninniyi
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · İnkılâp Kitabevi · 2025551 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
Beğendi
·
2024 40. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2024 08:42
Osman Cemal Kaygılı gerçekten anlattığını derinden hissettiren bir yazar. Kitabı okurken İstanbul sokaklarında çalınan şarkılara, türkülere eşlik edip, çingenelerle karşılıklı oynayıp, ninnilerle mahzunlaştım diyebilirim. Bir nevi farklı ve enteresan bir aleme dalıyoruz kelimelerin büyüsüyle birlikte. Muazzam ve mutlaka okunması gereken bir edebi eser "Çingeneler". Osman Cemal Kaygılı, dönemin yazarlarından farklı bir üslupla yazıyor ve İstanbul'un çeşitli semtlerindeki sosyal hayatı yaşatıyor romanında. Çingeneler, külhanbeyleri, hovardalık yapanlar, meyhaneleri gezenler vs. Hepsi ayrı bir dünya... Keyifli Okumalar!
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2022551 okunma

Yazar Hakkında

Osman Cemal KaygılıYazar · 12 kitap
Osman Cemal Kaygılı, Türk yazardır. Roman, hikâye, oyun, sözlük ve araştırma-inceleme türlerinde eserler yazmıştır. Yaşadığı dönemde edebiyat dünyasının dışında kalmış Kumkapı, Kasımpaşa, Samatya, Hasköy gibi semtleri; bu semtlerdeki sosyal hayatı; çingeneler, tulumbacılar, hovardalar, akşamcılar, külhanbeyleri gibi tipleri; meyhâneler, kahvehâneler, gazinolar gibi eğlence yerlerini, eserlerine malzeme olarak seçmiştir. Ahmet Mithat’la başlayan Hüseyin Rahmi ve Ahmet Rasim’le süren geleneğin son halkası olarak değerlendirilir. 1932’de tefrika edilen "Argo Lügatı" adlı eseri, Türkçenin ilk argo sözlüklerindendir. 1890 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası mahallenin bakkalı Mustafa Efendi, annesi Ülfet Hanım’dır. Orta öğrenimini Eğrikapı Merkez Rüştiyesi'nde tamamladıktan sonra Menşei Kuttab-ı Askeriye'yi (Askeri Kâtip Yetiştirme Okulu) bitirerek Erkan-ı Harbiye-i Umumiye dairesinde (1906), Kıtaat-ı Fenniye Müfettişliği kaleminde çalıştı (1909).İkinci Meşrutiyet’in ilânından sonra İttihat ve Terakki Fatih Kulübü’ne üye oldu. İlk yazısı Baha Tevfik'in Eşek adlı güldürü dergisinde yayımlandı. Yazarın bu dergide birkaç mizahî yazısı daha yayımlanır. Şebâb dergisinde e de mizahî manzumeler ve yazılar yazmaya başlasa da asker olduğundan bu yıllarda yazarlığı meslek edinemedi. 1912’de Tepebaşı Tiyatrosu’nda bir gösteride taşkınlık yapmasından ve Mahmut Şevket Paşa suikastına adının karışmasından sonra birçok muhalif aydınla birlikte Sinop'a sürgün edildi. Sinop’ta üç yıl kaldı. Döndüğünde Kıtaat-ı Fenniye Müfettişliği’ndeki görevine devam etti. I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla seferberlik ilan edilince bir süre kâtiplik göreviyle gezici tümenlerde bulundu. Hastalığı nedeniyle emekliye ayrıldı (1918). Geçimini sağlamak için pazarcılık, vapurlarda biletçilik gibi çok çeşitli işler yaptı. Geçimi için tiyatrculuk da yapan Osman Cemal’in ortaoyununda kavuklu, pişekar ve zenne rollerinde bulunduğu, karagöz oynattığı, çok sayıda taklit yapabildiği bilinmektedir. 1920 yılından itibaren devrin gazete ve dergilerinde yazılar yayımlamaya başladı. Sürgündeyken yazdığı ilk hikâyesi Çuvalcı Şeyhinin Halefi Alay dergisinde yayımlandı. 1921’de Güleryüz dergisinde O.C. imzasıyla hikâye ve mizahî şiirler yayımladı. 1922 yılında Aydede dergisinde yazmaya başladı. Asıl ünü Akbaba dergisinde yakaladı. Bazı yazılarında "Anber" takma ismini kullandı. 1923’te de ilk hikâye kitabı Altın Babası yayımlandı. Bunu diğer hikâye kitapları izledi. Semih Lütfi’nin çıkardığı Zümrüd-i Anka’da (1923), daha sonra yayın hayatına giren Yıldız’da (1924), Papağan adlı mizah dergisinde (1924-1926) hikâye ve mizahî yazılar yazdı. 1928’den itibaren gazetelerde daha çok fıkra yazarı olarak tanındı. Sabah, İkdam, Payitaht, Alemdar, Akşam, Cumhuriyet, Yenigün, Son Saat, Vakit, Son Posta, Kurun, Haber, Açıksöz, Son Telgraf düzenli olarak yazdığı gazetelerdendir. Cumhuriyetten sonra İstanbul İmam Hatip Okulu'nda, Çemberlitaş Ortaokulu'nda, Fener Kız Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. 1926 yılında Leman Hanım’la evlenen yazarın bir oğlu oldu. Oğlunu üç yaşında iken kaybetmek onu derinden etkiledi. 1928 yılında Kaygılı soyadını aldı. Oğlunun ardından annesini, 1934’te eşi Leman Hanım’ı kaybetti. 1935’te ikinci eşi Sabriye Hanım ile evlendi. 1931’d Yeni Gün gazetesinde İstanbul’un Köşe Bucağı başlığıyla gezi yazıları yayımladı. 1932’de Haber gazetesinde "Argo Lügatı" adlı eseri tefrika olarak yayımlanmıştır. Bu eser, Türkçenin ilk argo sözlüklerindendir. 1935'te Tulunbacı Edebiyatı adıyla tefrika edilen halkbilim çalışmasını 1937'de kitap olarak yayımladı. Midesinde kanser, ciğerlerinde verem tespit edilen yazar 9 Ocak 1945'te hayatını kaybetti.