Türk Edebiyatı Klasikleri - 69

Çingeneler

Osman Cemal Kaygılı
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·320 syf.··
2025 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2025 14:08
Büyük bir merakla aldığım fakat umduğum gibi çıkmayan bir kitap. Bol bol ikili konuşmaların olduğu, zaman zaman anlatıcının kim olduğu karıştığı günlük mü? Hikaye mi? Anlamakta zorlandığım bir eser. Konu olarak keman eğitimi almış bir genç çingene müziklerini notaya aktarmak ve bunlardan bir operet yapma niyetindedir. Romen halkları ziyaret eder, oradaki yaşantıyı anlatmak ister. Bunu yer yer çok güzel yapmış ama konu işlenişini ve anlatımını sevmedim. Öyle bir anlatmış ki sanırsınız istanbulun üçte ikisi romen. Yer yer sıkıldım gereksiz diologlar var. Tasvir hiç yok denebilir. Bu kadar malzeme bolluğu varken (çadır kültürü, yemek, kıyafet, müzik kültürü, evlilik, düğün, eğlence kültürü) hiç biri yeteri kadar anlatılmamış.
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025551 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2025 33. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2025 01:41
Kitap akıcıydı beğendim, hiç tanımadığınız ama birlikte yaşadığımız insanlar. Çoğu bir yere bağlı olmayan, gökyüzünü görmezse tat alamayan özgür ruhlu, neşeli insanlar. Kitap onları gözlemlemek için toplulukla yakından ilişki kuran bir gençten bahsediyor. Ayrıca merakımızın bazen sonumuz olacağından. Bir çok geçim kaynakları şuan yok olsa da, el işçilikleri hâlâ devam ediyor. Masalsı bir anlatımdı.
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025551 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2024 44. kitabı
Merhabalar Türk Klasiklerinde bu ay Osman Cemal Kaygılı'nın Çingeneler isimli kitabını okuyoruz. Hayri ve İrfan isimli iki arkadaş bir gece kırlık bir yerde vakit geçirirken Çingene çadırlarından bir kadının çıkıp uzaklarda çalan Carmen müziğini hayranlıkla dinlediğini, sonra da kendi dilinde bir ninni söylediğini işitirler. O geceden sonra Çingenelerin kendilerine has müzikleri İrfan'da âdeta saplantı haline gelir. Her gece topluluğa karışmaya, eğlencelere katılmaya başlarlar. Bir süre sonra Hayri bu gece hayatına devam etmek istemeyince araları bozulur. Romanın ikinci bölümde, Hayri'nin eline tesadüfen geçen İrfan'ın günlüğünde yazılanları okur, bu saplantının nasıl sona erdidiğini öğreniriz. 1900'lerin başında İstanbul'un çeşitli semtlerinde yaşayan Çingene gruplarını tanıtan bir eser olmuş. Karakterler ve konuşmalar çok gerçekçiydi. Okuyan kadinlar kulubu #TürkKlasikleriSerisi etkinliği kitabımızdı. Sevgiyle kalın .
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025551 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2024 53. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Temmuz 2024 01:31
Bu sene Ayt edebiyatta en çok naturalistler ilgimi çekmiş galiba. Osman Cemal Kaygılı okumadığım bir yazardı,hem onun üslubu hem de bu romanın konusu itibariyle hep yine uzun zamandır listemde olanlardandı. Çingeneler romanı adeta bir mülakat roman. 1900lü yılların başında Çingene vatandaşların yaşantılarını kamera gerçekçiliği ile gösteren bu roman, arkasındaki fotoğraf albümü ile tam bir belgesel gibi. İstanbul surdışında obalar halinde göçebe yaşayan çingeneler ve yerleşik hale geçen,müzik/eğlenti/sefahat piyasasında sözü geçen Sulukule çingenelerinin arasında bile sınıfsal fark ve birbirlerine yaptıkları ötekileştirmeci hareketler romanda en ilginç bulduğum şeydi. Çingene dili, yasantısı, yeme içmeden giyime kadar farklı bir dünya. Özellikle göçebe çingeneler müzikleri,eğittikleri ayılar, batıl inançları ile çok ilgimi çekti. Yer yer tekrar eden detaylı eğlence meclisi tasvirleri ile ara ara durağanlığı artsa da roman genel itibariyle keyifle okunabilir.
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025551 okunma
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2024 57. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2024 21:10
Nedense bu kitabı okurken ‘İstanbul’un orta yeri sinema’ lafı geldi aklıma. Çünkü öykümüz, İstanbul’un her biri birbirinden ayrı ve kendine has güzelliklerle dolu renklerinden birinin mekanlarında geçiyordu. Hali vakti yerinde, boyu posu endamı da ona keza, annesinin tek oğlu ve bana göre hafif uçuk kaçık İrfan Bey’in, arkadaşıyla gezerken bir tesadüf eseri çingene müziğini keşfetmesi ile başladı macera. Müziği mi, söyleyeni mi? Orası da birbirine girdi ya öykü ilerledikçe. Gizlice dinlediği ninni nedeniyle peşine düştüğü dul Nazlı’nın izinden giderken, İstanbul’un çeşitli yerlerindeki çingenelerle tanıştırıyor, Çingene toplumu hakkında (adetleri, dilleri, yaşam şekilleri, inançları ve benzeri) pek çok şeyi öğretiyordu kendisiyle birlikte okura da. Bu arayışa öyle bir tutunuyordu ki, arkadaşlarını bile gözü görmüyordu İrfan Bey’in. Arka planda çingenelerle ilgili yeni şeyler öğrenirken, İrfan’ın merakla başlayan, zamanla da arkadaşlarını bile gözden çıkaracak kadar tutkuya dönüşen arayışının sonunda nasıl bir dramaya evrildiğini okuduk asıl öyküde. Hem öykünün içindeki çingene kültürü ile ilgili bilgiler, hem de İrfan’ın macerası güzeldi bence. Gavur Etem, Nazlı, Gülizar, Emine kültürlerini oldukça güzel temsil eden karakterlerdi ve bu nedenle onları okumak da hoşuma gitti. Dökümanter bir romandı kısacası. Hatta kitabın sonunda kitapta bahsedilen kişi ve yerlerle ilgili daha önce yayınlanmış fotoğraflar bile vardı. Bir de öykünün içinde çingene karakterler tarafından yazılan mektuplar vardı ki, her ne kadar niyetler farklı olsa da kullanılan dil, ifade şekilleri de hoşuma gitti şahsen. Sözün özü, okuru farklı ve renkli bir dünyaya sokan bu kitabı Türk Edebiyatı ve Çingene kültürü okumak isteyenlerin seveceğini düşünüyor, keyifli okumalar diliyorum
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025551 okunma
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2024 151. kitabı
Bu kitabı yılın başında almıştım ve ilk 50 sayfasını okuduktan sonra (itiraf edeyim, biraz sıkıcı bulduğum için) kenara kaldırmıştım. Garip bir şekilde, ara ara Türk edebiyatında mutlaka okunması gereken kitaplar arasında olduğunu gördüğüm Çingeneler kitabına bugün bir şans daha vermek istedim. Sonuç: Muhteşem bir kitap okudum. Osman Cemal Kaygılı, tamamen gerçeğe dayanan, belgesel niteliğinde bir roman yazmış. Yazar, 20. yüzyılın başlarında geçen ve o yılların İstanbul'unu arka fon olarak kullanan romanında, dönemin Çingenelerini inanılmaz bir şekilde anlatmış. Kitabın dili, hikâyenin işlenişi, atmosferin muhteşemliği ve kitabın sonunda yer alan, gerçek kişilerin fotoğraflarıyla zenginleşen sayfaları sayesinde eser, orijinal bir belgeye dönüşmüş. Sait Faik Abasıyanık, Çingeneler için “şaheserdir” demiş ve ona katılmamak mümkün değil. Zira kitapta adı geçen kişileri ve başlarından geçen olayları okurken, onları gözünüzün önünde canlandırmadan duramıyorsunuz. Bu da sanırım Osman Cemal Kaygılı'nın ne kadar usta bir edebiyatçı ve kalem olduğunun en büyük göstergesi. Konusuna gelirsek; iki arkadaş, o dönemde "Topçular" denilen bir yerde etrafı seyredip temaşa ederken, az ileride çadırlarda yaşayan Çingenelere rastlarlar. İçlerinden birinin, kendi dillerinde bir ninni söylemesiyle melodiyi merak eden İrfan isimli genç, bu noktadan sonra kendini durduramaz ve ninninin söylendiği kişi ile melodinin peşine düşer. Ancak olaylar giderek karmaşık bir hal alır. İyi kitap.
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025551 okunma
1/10
·320 syf.··
2025 35. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2025 14:14
Herkese merhaba Bugün sizlere ilk defa tanıştığım bir yazar ile geldim. Her ay okumayı âdet edindiğim Türk Klasikleri serisinden ‘Çingeneler’ ile karşınızdayım. Öncelikle bu değerli yazarımızı bizlere kazandırdığı için İş Bankası Yayınlarına teşekkür ederim Maalesef olumsuz yorum yaparak başlayacağım. Aslında kitabı alırken ön sözünde Sait Faik’in bu roman ile ilgili düşüncelerini okudum ve çok etkilenerek aldım. Çünkü Sait Faik gerçekten çok iddialıydı. Yazan Sait Faik olunca da bende tereddütsüz aldım ama arkadaşlar kitap bende asla ilerlemedi. Gerçekten kendimi çok fazla zorladım bitmesi için. Nedense hitâp etmedi üzgünüm Konusu adından da anlaşılacağı üzere Çingeneleri yani Romenleri anlatıyor. Belki de beni sürekli kesin romen ağzı oldu Realizm ve Natüralizm akımlarının etkisi var diye bu kadar çok ağız özelliğine gerek var mıydı diye hep sorguladım. Tabiki sizler sevebilirsiniz tamamen zevk meselesi o yüzden ön yargılı olmamanızı öneririm. Her kitabı da seveceğiz diye de bir kural yok İnşallah bundan sonra okuyacağım kitap beni sürükler. Bir dahaki kitap yorumuyla görüşmek üzere
1000Kitap
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025551 okunma
Çok keyifle okumadım
5/10
·320 syf.··
2026 2. kitabı
·
100 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 15:41
Çok beğenerek okuduğumu söyleyemem beni şaşırtmadı mesela hiç, örgüsünü çok zayıf buldum o nedenle çok uzun zaman sürdü okuması da beklediğimi bulamadım açıkçası...
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025551 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2024 17. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2024 15:40
İrfan ve Hayri isminde iki arkadaşın bir temmuz akşamı bir çingene kızının söylediği ninni ile başlayan serüvenini okuyoruz. İrfan musikiye düşkün olduğu için bu ninni ile yetinmez, çingeneleri yakından tanımak ve bir eser bestelemek ister. Fakat kendini bu alemlere fazla kaptırdığı için arkadaşları Hayri ve Aksaraylı Nazım ile arası bozulur. İstanbul'un farklı yerlerinde yaşayan çingenelerin eğlencelerine, düğünlerine, yaşayışlarına karışan İrfan Bey, harmancı çingenelerinden Nazlı ve Gülizar arasında gidip gelen bir gönül bağı da bulur. Daha sonra Reha bey ve tayfası sayesinde ortamlarına girdiği Sulukule çingenelerinden Çakır Emine'ye gönlü kayar. Günden güne hayatının düzeni kaybolur İrfan Bey'in. 2 buçuk sene süren bu süreç sonunda sonunda, Çakır Emine ile evlenerek hayatını düzene koyma kararı veren İrfan Bey'in hayatı esas bundan sonra kayar. Çakır Emine'ye kafayı takmış olan külhan beyi, kalem katibi Feridun ile yaşanan kavgada Feridun ölür ve İrfan hapse düşer. Hapiste iken annesi ölür, tüm malları alacaklılar tarafından alınır ve hapis hayatı sonunda perişan bir hayat süren İrfan, bir sokak ortasında hayata veda eder. Ölmeden önce kendisinden son bir yadigar olarak, yaşadığı hayatı ve çingene yaşantılarının inceliklerini de yazdığını defteri Hayri Bey'e verir. İstanbul'un sokak hayatını canlı manzaralarla tasvir eden tam bir Türk klasiği. Sait Faik Abasıyanık'ın yazar ve kitap hakkındaki övgülerini hakeden güzel bir kitap.
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025551 okunma
Puan vermedi
Bir toplumu anlamak için, merkezine değil; dışladıklarına bakmak gerekir. Çingeneler’i bitirdiğinde bir şey öğrenmiş gibi değil, bir şeyi fark etmiş gibi hissedersin. Bakmayı alışkanlık hâline getirdiğin yerlerin aslında ne kadar eksik görüldüğünü… Bu kitap, ötekini anlatmaktan çok okurun bakışını açığa çıkaran bir metindir. Çingeneler, “öteki”ni anlatan bir merak kitabı değildir; merkezin dışına itilmiş hayatların içerden görünümüdür. Osman Cemal Kaygılı, bu eserde Çingeneleri romantize etmez. Ne egzotik bir özgürlük masalı kurar ne de acındıran bir yoksulluk portresi çizer. Onun yaptığı şey daha zor olanıdır: görmezden gelinen bir yaşam biçimini, gündelik gerçekliğiyle yazmak. Kitapta asıl mesele etnik kimlik değil, toplumsal mesafedir. Kimlerin “bizden” sayıldığı, kimlerin sürekli dışarıda tutulduğu sorusu satır aralarında hep canlıdır. Kaygılı’nın dili canlı, gözlemci ve yer yer mizahlıdır.
1000Kitap
ÇingenelerOsman Cemal Kaygılı · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025551 okunma

Yazar Hakkında

Osman Cemal KaygılıYazar · 12 kitap
Osman Cemal Kaygılı, Türk yazardır. Roman, hikâye, oyun, sözlük ve araştırma-inceleme türlerinde eserler yazmıştır. Yaşadığı dönemde edebiyat dünyasının dışında kalmış Kumkapı, Kasımpaşa, Samatya, Hasköy gibi semtleri; bu semtlerdeki sosyal hayatı; çingeneler, tulumbacılar, hovardalar, akşamcılar, külhanbeyleri gibi tipleri; meyhâneler, kahvehâneler, gazinolar gibi eğlence yerlerini, eserlerine malzeme olarak seçmiştir. Ahmet Mithat’la başlayan Hüseyin Rahmi ve Ahmet Rasim’le süren geleneğin son halkası olarak değerlendirilir. 1932’de tefrika edilen "Argo Lügatı" adlı eseri, Türkçenin ilk argo sözlüklerindendir. 1890 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası mahallenin bakkalı Mustafa Efendi, annesi Ülfet Hanım’dır. Orta öğrenimini Eğrikapı Merkez Rüştiyesi'nde tamamladıktan sonra Menşei Kuttab-ı Askeriye'yi (Askeri Kâtip Yetiştirme Okulu) bitirerek Erkan-ı Harbiye-i Umumiye dairesinde (1906), Kıtaat-ı Fenniye Müfettişliği kaleminde çalıştı (1909).İkinci Meşrutiyet’in ilânından sonra İttihat ve Terakki Fatih Kulübü’ne üye oldu. İlk yazısı Baha Tevfik'in Eşek adlı güldürü dergisinde yayımlandı. Yazarın bu dergide birkaç mizahî yazısı daha yayımlanır. Şebâb dergisinde e de mizahî manzumeler ve yazılar yazmaya başlasa da asker olduğundan bu yıllarda yazarlığı meslek edinemedi. 1912’de Tepebaşı Tiyatrosu’nda bir gösteride taşkınlık yapmasından ve Mahmut Şevket Paşa suikastına adının karışmasından sonra birçok muhalif aydınla birlikte Sinop'a sürgün edildi. Sinop’ta üç yıl kaldı. Döndüğünde Kıtaat-ı Fenniye Müfettişliği’ndeki görevine devam etti. I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla seferberlik ilan edilince bir süre kâtiplik göreviyle gezici tümenlerde bulundu. Hastalığı nedeniyle emekliye ayrıldı (1918). Geçimini sağlamak için pazarcılık, vapurlarda biletçilik gibi çok çeşitli işler yaptı. Geçimi için tiyatrculuk da yapan Osman Cemal’in ortaoyununda kavuklu, pişekar ve zenne rollerinde bulunduğu, karagöz oynattığı, çok sayıda taklit yapabildiği bilinmektedir. 1920 yılından itibaren devrin gazete ve dergilerinde yazılar yayımlamaya başladı. Sürgündeyken yazdığı ilk hikâyesi Çuvalcı Şeyhinin Halefi Alay dergisinde yayımlandı. 1921’de Güleryüz dergisinde O.C. imzasıyla hikâye ve mizahî şiirler yayımladı. 1922 yılında Aydede dergisinde yazmaya başladı. Asıl ünü Akbaba dergisinde yakaladı. Bazı yazılarında "Anber" takma ismini kullandı. 1923’te de ilk hikâye kitabı Altın Babası yayımlandı. Bunu diğer hikâye kitapları izledi. Semih Lütfi’nin çıkardığı Zümrüd-i Anka’da (1923), daha sonra yayın hayatına giren Yıldız’da (1924), Papağan adlı mizah dergisinde (1924-1926) hikâye ve mizahî yazılar yazdı. 1928’den itibaren gazetelerde daha çok fıkra yazarı olarak tanındı. Sabah, İkdam, Payitaht, Alemdar, Akşam, Cumhuriyet, Yenigün, Son Saat, Vakit, Son Posta, Kurun, Haber, Açıksöz, Son Telgraf düzenli olarak yazdığı gazetelerdendir. Cumhuriyetten sonra İstanbul İmam Hatip Okulu'nda, Çemberlitaş Ortaokulu'nda, Fener Kız Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. 1926 yılında Leman Hanım’la evlenen yazarın bir oğlu oldu. Oğlunu üç yaşında iken kaybetmek onu derinden etkiledi. 1928 yılında Kaygılı soyadını aldı. Oğlunun ardından annesini, 1934’te eşi Leman Hanım’ı kaybetti. 1935’te ikinci eşi Sabriye Hanım ile evlendi. 1931’d Yeni Gün gazetesinde İstanbul’un Köşe Bucağı başlığıyla gezi yazıları yayımladı. 1932’de Haber gazetesinde "Argo Lügatı" adlı eseri tefrika olarak yayımlanmıştır. Bu eser, Türkçenin ilk argo sözlüklerindendir. 1935'te Tulunbacı Edebiyatı adıyla tefrika edilen halkbilim çalışmasını 1937'de kitap olarak yayımladı. Midesinde kanser, ciğerlerinde verem tespit edilen yazar 9 Ocak 1945'te hayatını kaybetti.