Daha sonra El Mitra yeniden söz aldı ve şöyle dedi:
"Efendim, peki ya evlilik?"
El Mustafa ise söyle cevap verdi:
"Birbirinizin tasını doldurun ama tek bir tastan içmeyin.
Verin ekmeğinizi birbirinize ama yemeyin aynı ekmek somunundan.
Şarkılar söyleyin, dans edin ve coșun birlikte ama birbirinizi yalnız bırakın.
Her ne kadar aynı melodiyle titreşseler de, udun telleri bile yalnızdır.
Kalplerinizi verin birbirinize ama himayeniz altına değil."
"İngiliz hodgâmdır, heyecansızdır. Bir millet değil, bir yığın. Yığını kolayca kandırabilirsiniz, duyguları hiçbir temele dayanmaz. Yığın düşünmez, maruz kalır. Nezleye yakalanır gibi tutulur bir fikre. Ateşi yükselince arslanlaşır, nöbet geçince her mukaddesi unutuverir. Büyük bir milletin duyguları ölçülü, düzenli, devamlıdır."
"Kendini yığın hâline getiren bir millet pâyidâr olamaz. Tek kaygısı para olan bir yığın yaşayamaz."