halikarnas

halikarnas
@MuhsinBatur
Edebiyat / Fitness / Spearfishing
Puan vermedi·542 syf.··
2019 63. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Aralık 2019 09:56
Üstü Kalsın, derken bile bonkör davranan, kendi şahsına münhasır bir şairi okumanın tarifsiz mutluluğunu yaşadım bu kitabı okurken. Günlük dimağ yorgunluklarının, en galiz mi galiz sıkıntıların; ev kirasının, oğluyla ilgili kısa kısa notlarını, sanatın griftli yollarındaki düşüncelerini, onulmaz dertlere sürüklenişini, üzüntülerini, sevinçlerini, gün be gün; o, muntazam biçimde derlenip toplanan "999" günü okumanın ruha bir letafet getirdiğini de yadsımamak gerektiğini düşünmeden edemiyorum. Şimdiki, gelip geçiçi ruhu çekilmiş iç dökümlerine; yani romanlara, öykülere, şiirlere bakınca yalnızca bir tek kelime için, en güzel mısarayı bulabilmek maksadıyla üzerine günlerce düşünen şairlere gıpta etmek nazarımca çok değerli. Her bir günü tek tek anlatacak değilim, kaldı ki o da hayli zor bir çabadan ileriye gitmeyecektir... Şairin bu söyleyiş güzelliğinin nereden geldiğini merak edip elime aldığım bu kitap, sıradan bir devlet dairesenindeki, sıradan bir memurun mühim bir önem atfettiği, "Yangında İlk Kurtarılcak" ibaresi kadar önemli, latif, yüksek bir mevkide bir yere sahip oldu benim garip dünyamda. Bilahare, ara ara, [Ekim, 91'de] basılmış bu saman rayihalı kitabı okumak boynuma bir borç oldu.
Edebiyat
Üstü KalsınCemal Süreya · Broy Yayınları · 199114,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
8/10
·128 syf.··
2019 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Nisan 2019 10:19
Diken Ucu on dört öyküden oluşan bir kitap. Behçet Çelik Türk öykücülüğünde mühim bir yere sahip yazar. Hayatının çoğunu öyküye adamış bir öykücü da diyebiliriz Çelik için. Kimi yazarlara vardır edebiyatın neredeyse tüm dallarında eserler verirler, kimi hakkını verir kimiyse bir hevesin daha sonuna gelip başka başka konularda kendini bulur. Romancı, öykücü, anı yazarı, denemeci ve hatta şair. Kanımca bir konuda yetkin kişinin o alanda kendini geliştirmesi ve kalıcı bir iz bırakması benim için önemli bir kıstas sanırım. Behçet Çelik de öyle, öyküyle hemhal olmuş bir yazar. Kitaba gelirsek benim çok hoşuma giden bir öykü kitabı oldu Diken Ucu. Üslubu yer yer sanki Barış Bıçakçı'yı anımsattı. Çağdaşı olması mı, yoksa neredeyse aynı yaşta olmaları ve aynı edebiyat yollarından geçmelerinden mi bilemiyorum açıkçası. Üzerine düşünülesi bir konu. En çok hoşuma giden öyküler ise "Ars Long Vıta Brevıs" ve "Canberra Gemisi" oldu. İyi okumalar.
Edebiyat
Diken UcuBehçet Çelik · Can Yayınları · 2010153 okunma
8/10
·108 syf.··
2019 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2019 11:00
Baharda Yine Geliriz, kısa kısa anların, fotoğrafların, bazen sokakta öylesine yanımızdan geçen insanların, veya bir yerinden bizi sıkı sıkıya yakalayan bir hikaye kitabı aslında. Öykü başlıkları da bunu gösteriyor, misal: Öğleyin Gelenler, Berberde, Şehir Rehberi, Demetevler İkilisi, Balkon Temizliği vs. Ankara'yı anlatması, "bu an'ların" orada geçmesi dikkat çekici benim açımdan. Ankara'ya karşı ayrı bir gönül bağı kurmamdan veya kurmak istememden sanırım. Barış Bıçakçı'yı okuyanlar bilir aslında, yazar olarak bile kapalı bir dünyada yaşar, pek görülmeyi, ortada olmayı sevmez. Bu yapısı da kitaplarına bol bol yansır. Yaşadığı yer de tabii ki Ankara'dır. Neticede leziz bir kitaptı Baharda Yine Geliriz.
Edebiyat
Baharda Yine GelirizBarış Bıçakçı · İletişim Yayınevi · 20242,408 okunma
Puan vermedi·92 syf.··
2019 45. kitabı
Bazen Hayat bir çırpıda okunacak kitaplardan fakat üstüne düşünülesi, altı çizilip çizilip düşünülecek birçok cümle barındırıyor. Kitabı aldığım gibi havanın da güzelliğine kapılıp su kenarı, dut ağaçlarıyla çevrili enfes çay bahçesine oturdum, çay, öykü, çay, öykü, çay, öykü... Derken kitabı bitirmeden kalkamadım. Ez cümle, kitabın o tarifsiz buğusu hala üstümde. Kitap bittiğinde sessiz bir Fransız filmindeymişçesine uzaklara bakıp "Ne okudum ben şimdi?" dedim manasızca. Bir hilkat garibesi mi yoksa nitelikli edebiyatın güzel örneklerinden birini mi okudum, diye düşündüm. Sayfaları son sürat karıştırdım tekrar. Ve nihayet anlamanın, kendimce bir gizemi çözmenin keyfine vardım. İşte gerçek edebiyat da bu bence. Şaşırtmalı. Okuru üzerine düşündürmeli. Bazen bir kitap bir cümle için bile yazılabilir... Ek olarak diğer incelemelerde de bahsedildiği gibi genç yaşta Sait Faik Abasıyanık Öykü Armağanı'nı kazanıyor yazar bu kitabıyla. Ben buna takılmadım aslında, Sine Ergün' ün genç bir yazar olması veya öykülerin küçerek öykülerden oluşması da mühim değil. Ya da ne bileyim, Semih Gümüş etkisi de hiç mi hiç önemli değil. Mühim olan benim bir okuyucu olarak nasıl bir tat aldığım idi. Sözün özü, önemli olan kanımca ödül değil. Şayet öyle olsaydı dünyanın en iyi yazarlarından biri olarak addedilen Vladimir Nabokov'a Nobel Edebiyat Ödülü verilirdi. Sözü uzatmadan hoş bir kitaptı deyip İyi okumalar dilerim.
Edebiyat
Bazen HayatSine Ergün · Can Yayınları · 2012362 okunma
Puan vermedi·108 syf.··
2019 42. kitabı
Ömür İklim Demir’in “Muhtelif Evhamlar Kitabı” yayımlandıktan kısa bir süre sonra ödüllerle tanışmaya başlıyor. Örneğin Haldun Taner Öykü Ödülü bu bağlamda çok belirleyici. Seçici kurul bahis kitabı 2017 senesinde ödüle layık görüyor, haklılık payları da çok. Türk öykücülüğünde en önemli ödül ise Sait Faik Hikâye Armağanı kanımca, çünkü bu ödül neredeyse yolu öyküden geçen herkes için nihai bir hedef. Gelelim kitaba, öyküleri uzun uzadıya, hatta bazen iki kere okuduğumu düşünürsek günceli yakalayan bir eser Muhtelif Evhamlar Kitabı. Günümüzde geçen, kullandığımız birçok kavram, terim, sosyal hayat, sosyal medya, giyim, araba markaları vs. kitapta bolca yer veriliyor. Bu iyi mi kötü mü üzerine düşünülesi bir konu. Onu sanırım zaman belirleyecek. Yazar, kitabı hemen, çalakalem bir üslupla yazmamış. Bu çok belli oluyor.  Bazen bir cümle kendi başına bir öykü olabiliyor. Üzerine oldukça düşünülmüş cümleler mevcut. Nitelikli, doyurucu edebiyat bu olsa gerek. Yazar şaşırtmayı ve okuyucuyla bir düğümü çözmeyi/çözdürmeyi seviyor. Ama ne var ki, ben eserin dilini Mahir Ünsal Eriş ve Emrah Serbes arası bir yerde buldum, hatta diyebilirim ki Mahir Ünsal Eriş’e daha bir  yakın. “ Olduğu Kadar Güzeldik” “Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde” kitapları okunursa veyahut okunduysa ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır. Şu epigraf  ise takdire şayan:  “Durmadan düşünüyorum, ne çok öldük yaşamak için.” Onat Kutlar’ın The Marmara Otel’in pastane katındaki bombalı saldırıda vefat ettiğinin acı bir şekilde hatırlamak  İshak’ın yazarına bir saygı ifadesiydi. Öykülerin birbirleriyle bağlantılı, ilişkili olması ise benim çok hoşuma gitti. Bu kurgu çokça yapılagelmiştir fakat Ömür İklim Demir gözlem gücüyle veya “Umut Sarıkaya Tipi Mutsuzluk Tanımları” tarzında hayatın içinden fakat
Edebiyat
Muhtelif Evhamlar KitabıÖmür İklim Demir · Yapı Kredi Yayınları · 20239,2bin okunma