İşte Keldanilerin diyarı, o kavim artık yok.
Afur, onu çölün vahşi hayvanlarına bıraktı,
onlar kulelerini diktiler, onun saraylarını
yaktılar, onu viraneye çevirdiler.
Tevrat, Işaya, XXIII/13
Kütüphaneci "Aşkı bilen..." demişti. Demek ki bunun aşk ile bir ilgisi vardı. Aşk üzerine herkesten ziyade bilgi sahibi olan kendisiydi. Ona aşk nedir diye sorsalar, tek bir cevap veremeyecek kadar aşk içindeydi. Yıllarca aşkın ayak seslerini bestelemiş, aşkın acısıyla beslenmişti. Hasreti ve hicranı nerede görse tanırdı. Aşkın yedi kademesini yaşamış, mistiklerin aşk ile anlattıkları yedi hikmeti öğrenmişti.
“Kararımdır; üç şehzedemin en büyüğü için altmış altı arşın, ortancası için altmış üç arşın, küçüğü içinde altmış arşın nahıl yapıla. Altmış altı Allah adının ebced karşılığıdır, altmış üç Fahr-i Kainat Efendimiz’in dünyada ömür sürdüğü yıl adedidir ve altmış dahi benim yaşımdır. Buna göre tedbir alına!”