İşte Keldanilerin diyarı, o kavim artık yok.
Afur, onu çölün vahşi hayvanlarına bıraktı,
onlar kulelerini diktiler, onun saraylarını
yaktılar, onu viraneye çevirdiler.
Tevrat, Işaya, XXIII/13
Kütüphaneci "Aşkı bilen..." demişti. Demek ki bunun aşk ile bir ilgisi vardı. Aşk üzerine herkesten ziyade bilgi sahibi olan kendisiydi. Ona aşk nedir diye sorsalar, tek bir cevap veremeyecek kadar aşk içindeydi. Yıllarca aşkın ayak seslerini bestelemiş, aşkın acısıyla beslenmişti. Hasreti ve hicranı nerede görse tanırdı. Aşkın yedi kademesini yaşamış, mistiklerin aşk ile anlattıkları yedi hikmeti öğrenmişti.
Sıkıcı ötesi cidden okurken aşırı yordu beni ki İngiliz Edebiyatına oldukça meraklıyım. Karakterlerin soğuk ve mat duruşları beni hiç içine çekmedi. Çok yabancı oldukça kasvetliydi ki İngiliz Edebiyatının o döneminde pekte beklenmeyen şekilde sürüyor. Neyse tavsiye etmiyorum sıkıcı gelebilir eğer ciddi bir klasik okuyucusu değilseniz.