Batı’ya hayranlıkla bakan, her ölçüyü Batı’dan alan Kemalist zihniyetin görmediği ya da görmek istemediği gerçekler çoktur. Batı zengin olmadı, zenginleştirildi! Ama başkalarını fakirleştirerek. Buna ben kanaat etmiyorum, tarihi bir hakikati söylüyorum.
Batı’nın sermayesi ahlâktan, üretim erdeminden ya da "medeniyet"ten doğmadı. Sömürgeden doğdu. Afrika’nın altını, Asya’nın pamuğu, Ortadoğu’nun petrolü zorla çalındı. Hindistan İngiliz sömürgesi altındayken sanayisi bilinçli şekilde yok edildi. milyonlarca insan açlıktan öldü. Aynı dönemde Londra zenginleşti. Bu bir gelişme değil, organize yağmadır. Ülkemizde Sanayi Devrimi diye kutsanan süreç, köle emeği ve ucuz ham madde olmadan mümkün değildi. Batı fabrikalarını çalıştırırken, başka coğrafyalar mezarlığa çevrildi. Bugün "ilerleme" diye övülen şeyin temelinde köle ticareti ve insanlık suçu vardır.
Batı için savaş felaket değil, sektördür. Irak, Suriye, Libya yıkıldı, batılı silah şirketleri rekor kâr açıkladı. Ardından "yeniden inşa" adıyla yine aynı batılı firmalar sahneye çıktı. Yani Batı önce bombaladı, sonra fatura kesti. Şimdide Filistin'i yıktılar, ileride göreceksiniz enkazını bize temizlet3cekler ve bundan dini sömürü haline getiren, Filistin davası hamasetten öteye geçmeyen siyasiler nemalanacak.
Sadece savaşla da kalmıyor. Bugün işgal çoğu yerde tankla değil, faizle yapılıyor. IMF ve Dünya bankası üzerinden ülkeler borçlandırılıyor, sonra "reform" adı altında Batı’ya teslim ediliyor. Buna bağımsızlık diyen varsa ya cahildir ya da bilinçli şekilde gerçeği örtüyor.
Savaştıkları ülkelerin yaralarını sarmak (!) için oluşturulan "ilaç sektörü"den bahsetmiyorum bile.
Batı’nın ışıklı caddeleri, Filistin’in, Irak’ın, Yemen’in, Afrika'nın vs.... karanlığı pahasına parlıyor.