İnandım" deyip inandıklarına karşı güvensizlik anlamına gelecek davranışlarda bulunmak zevksizliğin asıl sebebidir. Ağzının tadı bozulmuş olan insana, en usta aşçılar bile yemek beğendiremezler. Zira bozukluk içtedir. İnanç esaslarına karşı rıza seviyesinde bir güven duygusuna sahip olmayan kişi de imanından ve ibadetlerinden zevk alamaz. Bu zevksizliğinin sebebini dışta arar ve hayali bir takım suçlular icad eder. Oysa asıl sebep içindeki rızâsızlık, güvensizlik, bir başka deyimle kalitesizliktir. Efendimiz'in şu beyânları bu konuda ne kadar dikkat çekicidir:
"Hiçbiriniz, duyguları benim getirdiklerime tâbi olmadıkça, imanın zevkine varan kâmil mü'min olamaz" (Beğavi, Şerhu's-sünne, 1, 160).