"Sade’ın başkaldırısı, mutlak bir olumsuzlamadır. O, doğayı ve Tanrı’yı yok etmek ister, çünkü her ikisinin de insanı sınırladığına inanır. Ama Tanrı’yı öldürdükten sonra, geriye sadece insanın insanı ezdiği karanlık bir dünya kalır."
"Eğer ölümsüzlük yoksa, her şey mübahtır. Ama 'Her şey mübahtır' dendiği an, başkaldırı kendi amacını unutur. Çünkü her şey mübahsa, katil de haklıdır, kurban da anlamsızdır. Başkaldırı ise tam tersine, bir sınır çizme ve adaletsizliğe 'hayır' deme çabasıdır."