sır

sır
@Murai_Muhib
askadairvesair.blogspot.com/?m=0 * [...aşk, şiir, hikmet... Yâni; kalbimiz, rûhumuz, sırrımız... ilâ âhir] *** Güzel{liğ}’e müştâkız... ***** Aşk ve mahabbete her şey dâhildir... *******
Bu olayın ikinci görünümü ise, Allah'ın izniyle bu bölümden sonra anlatacaklarımın karşıtıdır. Yani kişinin adı sanını, soyu sopunu ve nerede oturduğunu bildiği bir genç kıza bir bakışta bağlanmasıdır. Ama burada, bu sevginin nasıl son bulacağını kestirirken, büyük ya da küçük birtakım ayrılıklar olabilir. Ani bir bakışla tutuşup, beklenmedik bir göz işaretiyle yanıp tütmek, kıt sabırlılığın kanıtıdır; onu unutmakta çok gecikmeyeceğinin habercisi, sevgide kararsızlığın ve oynaklığın belirtisidir. Büyüme, gelişme, ne kadar hızlı ise yok oluş, bitiş de o kadar çabuk olur. Birşey ne kadar yavaş ortaya çıkarsa, tükenip bitmesi de o denli yavaş olur. Durum hemen her zaman, her alanda böyledir. _________ BİR BAKIŞTA ÂŞIK OLANLAR
Sayfa 112 - insan yayınları
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Öykü: Dostumuz Ebu Bekir Muhammed b. Ahmed b. İshak bana anlattı; güvenilir birisi de, adını unuttum, ama sanırım Kadı İbn el-Hazzâ olacak, ona anlatmış: Ramadi diye tanınmış ünlü şair Yusuf b. Harun bir gün, kadınların buluşma yeri olan, Kurtuba'daki parfümeri dükkânının önünden geçerken orada bir genç kız (cariye) gördü. Ona hemencecik gönlünü kaptırdı; sevgisi birden tüm varlığını sardı. O zaman caminin yoluna saptı ve onu izlemeye koyuldu. O anda o da köprüye doğru yöneliyordu. Genç kız onu geçti ve er-Rabad denilen yere vardı. Rabad mezarlığındaki kabirlerin üzerine dikilmiş, Mervan oğullarının, Allah hepsine rahmet etsin, türbelerinin arasından geçerken, nehrin öte yakasında, insanlardan ayrı olduğunu ve yalnızca kendisiyle ilgilendiğini gördü genç kız. O zaman ona doğru yön değiştirirdi. Yanına varınca: -"Niçin peşimden geliyorsun?" dedi ona. O da kendisine ne denli vurulduğunu anlattı. -"Rahat bırak beni" dedi, "namusumla oynama, çünkü benden bekleyebileceğin birşey yok; arzunu yerine getiremem." -"Sana bakayım, yeter!" diye cevap verdi. -"Bu kadar mı? Bakabilirsin öyleyse" dedi. -"Prensesim, hür müsün, köle misin?" diye sordu. -"Köleyim." -"Adın ne?" -"Halvet." -"Kimin kölesisin?" -"Soruna cevap aramaktansa", dedi "yedinci kat gökte ne var onu araştırsan daha iyi edersin. Olmayacak bir şey isteme n'olur." -"Ey prensesim", dedi ona, "bundan böyle seni nerede görebilirim?" -"Her Cuma aynı saatte, bugün beni gördüğün yerde." .... O zaman genç kız ona şöyle dedi: -"Şimdi ya sen gideceksin ya da ben." -"Peki haydi git. Allah koruyucun olsun." Bundan sonra genç kız köprüye doğru hareket etti. Onu izleyemedi; çünkü kız, peşinden gelip gelmediğini anlamak için, dönüp arkaya bakıyordu. O köprüyü geçince izini sürmek istedi. Ne ki genç kız yoktu. "Vallahi," dedi Ebu
Sayfa 110 - insan yayınları
Çoğu kez aşk kalbe sade bir bakış üzerine yerleşir. _________ BİR BAKIŞTA ÂŞIK OLANLAR
Sayfa 110 - insan yayınları
Âşık olmanın tuhaf usulleri arasında şunu da anabiliriz: birisi basit bir anlatım üzerine, sevdiği nesneyi görmeden ona âşık olabilir. Doğal olarak da ordan aşkın bütün evrelerine tedricen girer. Bu da mektupla ve aracıyla olur; kaygılanmak da, esrimek de, geceleri uykusuz kalmak da, bunların hepsi sevenin sevdiğini görmeksizin yaptığı şeylerdir. Gerçekten öyküler, güzel niteliklerin tanıtım ve haberlerin anlatımı ruh üzerinde belirgin etkiler bırakır. Bir duvarın ötesinden şarkı söyleyen bir kadını duymak, gönlün tutulmasına ve aşkın doğmasına yeterli nedendir. Birçoklarının başına bu tür şeyler gelmiştir. Ama benim için, bütün bunlar, temelsiz eski bir bina mesabesindedir. Çünkü zihni görmediği bir varlığın tutkusuyla meşgul eden bir kişi, düşünceleriyle başbaşa kaldığında, kafasında hayalinde doğan bir biçimi ve gönlünde belirli bir nesneyi canlandıracaktır. Düşüncelerinden başka birşeyi tasarlayamaz. Hayali durmadan oraya yönelir. Şayet bir gün gerçekten sevdiği nesneyi görecek olursa, o zaman iki durum ortaya çıkabilir: aşkı ya artar, çoğalır ya da büsbütün yokolur. Bu iki durum da bir çok kez çoklarınca yaşanmıştır. Ve açıkça bilinmektedir. Bu daha çok haremlerde kapalı tutulan, büyük ailelere mensup kadınların erkek akrabalarıyla olan ilişkilerinde olur. Bu açıdan kadınların aşkı erkeklerinkinden daha sağlamdır. Çünkü onlar zayıftırlar. Yaratılışları gereği kendilerini saran bu tür sevgiye süratle tutulurlar. _________ BASİT BİR TASVİR ÜZERİNE ÂŞIK OLANLAR
Sayfa 107 - insan yayınları
Aşkın bir başka belirtisi de, aşığın sevgilisine olan ilgisi, onun bütün hareketlerini hatırında tutması, önemli-önemsiz hiçbir şeyi gözden kaçırmayacak şekilde ondan haberdar olma endişesi ve nihayet onun bütün hareketlerini iyiden iyiye izlemesi olayıdır. Gerçekten böyle durumlarda aptalın zeki, tasasız, kaygısız, iyi düşünür biri olduğunu görürsün. Öykü: Elmeriye'de bir gün İsmail b. Yunus adında İsrailli Yahudi bir doktorun dükkânında oturuyordum. Kendisi fizyonomide gerçekten uzmandı. Orada pek çok kimse biraraya gelmiştik. Mücahid b. el-Hasîn el-Kaysî ona şöyle dedi: "Şu adam hakkında ne düşünüyorsun?" Bir kenarda oturan birini işaret etmişti. O adamın adı Ebul-Bakâ, soyadı Hatîm idi. Doktor kısa bir süre ona baktı, sonra şöyle dedi: "Bu adam âşıktır." "Doğru söyledin", diye cevap verdi Mücahid, "ama nereden anladın?" "Bütün hareketleri", diyerek sözüne devam etti. Yunus, "normalken, yalnızca yüz çizgilerinin belirttiği aşırı donukluğu var bu adamın. Böylece anladım ki bu adam âşıktır, hasta değil." _________ AŞKIN BELİRTİLERİ
Sayfa 105 - insan yayınları