Aşk.. Her şey, her şey, orada başlıyor ve orada bitiyor.. Aşk.. Bu mesele, ne kafanın, ne aklın, ne kelimenin gitmeyeceği yerdir. Bu Allah'ın kemendidir. Atar, yakalar. Yakar, kül eder ve her şeyi halleder. Ne şu, ne bu.. Bu saadetlerin saadeti, belâların belâsıdır.
İşte bu sebepten Âşk, muhabbetin meyvesidir ve hüzün de onun unsurlarındandır. Bundan dolayı kemale erenler şöyle derler: Âşk, hüzünden, hüzün beladan, bela da hüzünden asla ayrılmaz.
94. İnşirâh Sûresi
Mekke döneminde nâzil olmuştur. Sekiz âyettir. Sûre, adını Allah Resûlü’nün kalbinin ferahlatılması hadisesine işaret edilen birinci âyetteki olaydan almıştır.
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adıyla
1. (Resûlüm!) Senin (Kalbine dayanıklılık ve ferahlık vermek ve hikmetle doldurmak için) göğsünü açıp genişletmedik mi?
2-3. Sırtına ağır gelmiş (belini bükmüş) olan yükünü senden indir(ip hafiflet)medik mi?
4. Senin namını da (dünya ve âhirette) yükseltmedik mi?
5. Muhakkak güçlükle beraber bir kolaylık vardır.
6. Gerçekten (yine) o (geçen) güçlükle beraber bir kolaylık (daha) vardır.
7. O halde (bir iş ve ibadeti bitirip) boş kaldığın zaman, hemen (başka bir işe/ibadete) koyul.
8. Ve (her işinde) ancak Rabbine rağbet et (O’na sarıl ve O’ndan iste).
Güçlükler, mârife kelime olduğundan, iki güçlük bir güçlük durumunda olup kolaylıklar da nekre olduğundan ayrı ayrı kolaylığı ifade eder. Böylece bir güçlüğe iki kolaylık var demektir. Zorluğun arkasından kolaylığın pek çabuk geleceğini belirtmek için de “ma’a” kelimesi kullanılmıştır.