194. İbn Mes’ûd’dan (ra) rivayet edildiğine göre Resûlullah şöyle demiştir: İsrailoğulları arasında bozgunluk ilk defa şöyle başladı: Onlardan biri, (günah işleyen) birine rastlayınca: “Be adam, Allah’tan kork, yapmakta olduğun işi bırak, zira o iş, sana helâl değildir.” derdi. Ertesi gün yine o adama aynı işi yaparken rastlar. Fakat o adamla yiyip içmekten ve onunla oturup kalkmaktan çekinmezdi. Onlar böyle yapınca, Allah Teâlâ kalplerini birbirine benzetti. Sonra “İsrailoğullarından inkâr edenler, Davud ve Meryemoğlu İsa’nın diliyle lânetlendiler. Çünkü onlar isyan etmiş ve hadlerini aşmışlardı. İşledikleri herhangi bir kötülükten birbirlerini vazgeçirmeye çalışmamışlardı. Yaptıkları, ne kötüydü. Onlardan birçoğunun, inkâr edenleri dost edindiklerini görürsün. Nefisleri, kendilerine ne kötülükler yaptırmış, Allah da bu yüzden onlara gazap etmiştir. Onlar azap içinde ebedî kalacaklardır. Eğer Allah’a, Peygamber’e ve ona indirilene (Kur’an’a) inanıyor olsalardı onları [müşrikleri] dost edinmezlerdi. Fakat onların çoğu fâsık +kimselerdir.” meâlindeki âyeti okudu, sonra da şöyle buyurdu: Hayır, vallahi ya iyiliği emredersiniz ve kötülükten sakındırırsınız; zalimin zulmetmesine engel olur, onu hakka çevirir ve hak üzerinde durdurursunuz, ya da Allah kalplerinizi birbirine benzetir; sonra sizi de İsrailoğullarını lânetlediği gibi lânetler.
(Ebû Dâvûd, Melâhim, 17)