Murat Yıldırım

Murat Yıldırım
@Muratyld49
Paradis Mühendislik
Muş
42 okur puanı
Nisan 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·1025 syf.··
2026 17. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2026 23:36
İran filmlerini izleyenler bilir; film biter bir şeyler yaşanır bir sonuca bağlanmasını beklersin ama bir anda film biter.Film giriş ve gelişmeden oluşur, sonucu seyirciye bırakılır,artık nasıl devam ettirmek istiyorsa. Kitap da aynen öyle, bir sonuca bağlanmıyor. Son söyleyeceğimi baştan söylemek istedim. Kitap 3 ana karakter ve babaları etrafında dönüyor. Alyoşa, kardeşlerin en küçüğü, iyilik dolu saf temiz dindar bir genç. İvan ortanca kardeş. Ateist, tahsilli, din ahiret ölüm ve felsefi konulara kafa yoran, abisi Dmitri’nin nişanlısına göz koyan, Babası Fyodor Pavloviç Karamazova en çok benzeyen karakter. Dmitri kardeşlerin en büyüğü. Nişanlısını da bir nebze seven ama onun haricinde aşüfteye(Gruşenka)vurulan saplantı derecesinde ona bağlanan, ki bu da sonunu getirdi, kavgacı hovardanın serserinin biri. Fyodor Pavloviç Karamazov, karamazov kardeşlerin “babası”.Babalıktan zerre nasibini almamış.Analarına da rahat bir hayat sunmayan,şehvet düşkünü; oğlu Dmitri’nin sevdiği aşüfteye aşık olan, cimri, engelli bir kıza tecavüz edip hamile bırakan tüm ahlaki değerlerden yoksun bir aşağılık! Kitap boyunca şunu fark ettim Dostoyevski okurdan düşünmesini istiyor. Olay oldu bir sonuca bağlansın bir şey olsun değil, bu olayın iç yüzünü sebeplerini karakterlerin derinliklerinde yaşanan ruhsal durumları düşündürtüyor. Başka yönlerden olayı görmemizi istiyor.Mahkeme salonunda yaşanan konuşmalar psikolojik tahliller bunun en büyük kanıtı. Ayrıca kitapta mahkeme salonunda yaşananlar “12 kızgın adam” filminin içinde gibi hissettirdi. Filmden farkı, bir sonuca bağlanmaması, suçlunun bulunmamasıydı. Suçluyu okur biliyor, burayı es geçmeyelim.En son avukatı dinlerken okur ve mahkeme salonundaki herkes sanığın beraat edeceğini düşünüyordu çünkü çok iyi savundu sanığı ki suçsuzdu da ama
Karamazov KardeşlerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202545,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·494 syf.··
2026 16. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2026 01:27
İki şehrin hikayesi tüm zamanların en çok satılan romanı diye biliyorum.Fransız devrimini anlatması bu kadar çok satışta belki de en büyük etkendir. Bilemiyorum.Ama kitap için şunu diyebilirim ki beklentimi karşılamadı.Hele ki ilk yarısı için romana girmekte çok zorlandım. Son 150 sayfa romanı biraz düzlüğe çıkardı.Ve romanın bu son bölümü için bir şeyler yazmak istedim.Yazar beni bir şey için düşündürttü. Spoiler içerir! İnsan sevdiği kız için kendini feda eder mi?Cevap vereyim eder. Sevdiği için kendini feda eden çok aşk hikayesi okudum da.Bunu yadırgamıyorum. Ama sorumu şöyle düzelteyim: İnsan sevip de kavuşamadığı, hatta kendisini hiç sevmeyip, istemeyip bir başkasını seçen onunla evlenip çoluk çocuğa karışan üstüne mutlu bir evliliği olan “sevdiğinin” kocasını kurtarmak için kocası yerine boynunu giyotinin bıçağının altına koyar mı?…Kişinin ölürken bile sevdiğinin gözüne hoş görünme çabası benim nezdimde bencilliktir, don kişotluktur. Bir başka konu yazar devrimde açlığı sefaleti zorbalığı ortadan kaldırmak için isyan eden insanları anlatıyor ama insanlar bu sefer devraldıkları yönetimde daha zalim oluyorlar. Devrim olmadan önce giyotin yoktu misal, giyotin devrimden sonra kullanılır. İnsanlar yargılanmadan ya da ayak üstü yargılanıp giyotin cezasına çarptırılır artık. Devrimi de yüceltmeden, devrimden sonraki süreci de çok güzel eleştirmiş. “Altı araba, fettan dilber giyotine günlük şarap istihkakını götürmektedir.Tahayyül edilebilecek gelmiş geçmiş tüm gözü doymaz canavarlar, adeta Giyotin’de vücut bulmuştur” Kitapta geçen bir diğer tema intikamdır. İnsan hayatta her şeyi affedemez.İnsan sınanmadığı günahın masumu da değildir. Lakin bildiğim şey de şudur ki intikam hırsı insanın en kötü yerlerini açığa çıkarır. İnsan düşmanını öldürmek isterken çoğu zaman o
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202376,4bin okunma
Puan vermedi·159 syf.··
2024 15. kitabı
·
203 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2024 20:36
“Acımayı öğrenmişti”kitabın son cümlesi. Bu cümle beni maziye götürdü.Ali şeriatinin bir kitabını çevirirken bir sayfada Nietchze hakkında bir fikrini dile getiriyordu. Nietchze yıllarca acizliği zayıflığı kabul etmeyen birisi olduğunu zayıflara merhamet edilmemesi gerektiğini savunur. Fakat yük altında kalan ve sahibi tarafından kırbaçlanan atı görünce o kadar üzülür ki üzüntüden yataklara düşer ve ölür. Kitapta başmuallime Zehra karakteri için de “zaafa düşkünlüğe ve çirkinliğe acımıyor.” diye anlatılıyor. Ta ki kendisine babasının ölüm yatağında olduğu ve onu görmek istediği haberi alıp müdürünün telkin ve ısrarları üzerine babasını görmeye istanbula gider. Fakat babası ölmüştür. Ama babası tarafından kendisine bir sandık verilir. Sandıkta bir defter ve babasının yazdıkları anlatılır. Defterde Mürşit efendi hayatını anlatıyor. Kendisi bir memur ve yaşadığı haksızlıkları, bürokrasideki çürümüşlüğü, sefaleti, yanlış kadınla evliliği çocuklarını ve karısını kendisine düşman eden kaynanayı ve cehennneme dönen hayatını anlatıyor. Ben Mürşit efendi kadar yalnız ve bedbaht bir adam daha tanımamıştım. Ona çok acıdım.
AcımakReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 202151,5bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2023 33. kitabı
Zebercet.. Dünü yarını olmayan, bugünü de kısmen olan yalnız ve anlaşılmaz bir adam.Sıradan biri olarak hayatına devam ederken gecikmiş Ankara treniyle otele gelen kadınla birlikte bastırdığı tüm duyguları ortaya çıkıyor ve hayatı tepetaklak oluyor, yani hayatının olduğu kadarı..Anayurt oteli kitabı az hacimli ama oldukça derinlikli bir kitap.Zeberceti anlamak Anayurt otelini anlamak demek.Zebercet de kolayca anlaşılabilir bir karakter değil.Ruhunun derinliklerine inilebilse acaba neler neler ortaya çıkardı.Okurda nötr hisler bıraktırıyor.En azından bende öyle oldu.Yani ölse insan üzülmüyor,birini öldürse çok da suçlanamıyor. Az biraz Rasnolnikovu anımsattı. Asıl soru şu olabilir:Gecikmiş Ankara treniyle gelen kadınla karşılaşmasa yine eskiden olduğu gibi hayatına devam eder miydi yoksa yine bir yerde patlak verecek miydi?Sözün özün Zebercet unutulmaz karakterlerden.. Zeberceti tanımaktan zevk aldım inanıyorum ki bu marjinal karakter hep zihnimin bir köşesinde kalacak.
Edebiyat
Anayurt OteliYusuf Atılgan · Can Yayınları · 202337bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2023 66. kitabı
Bir kasabada, bir gün bir cinayet işlenecektir.Öldürülecek adam dışında herkes, bu adamın o gün o saatte öldürüleceğini bilir.Nasıl mı?Katiller, bu haberi tüm kasabaya duyururlar.Sebebi de: Adamı öldürmek değil, yaşatmak istemeleri. Ama bu haber son ana kadar adama ulaştırılmaz.Çünkü bu bir namus cinayeti. Doğup, büyüdüğüm coğrafyada bildiğim, duyduğum türden bir cinayet.Bu tür cinayetlerde kurban kim suçlu kim, veya kimler? Bu kitap özelinde; Suçlu; iki katil ve toplum en çok da toplum. Kurban; öldülen adam ve iki katil.
Edebiyat
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma