Elbet bir hinlik vardır seni sevişimde
Ey kanıma çakıllar karıştıran isyan
Azan bir hevestir artık tanyeri
Söküp gövdesinde bir cehennem parçalamak ister insan
Şehrin defterini dürüp uzanmak ister yanına..
🎧☕🏋️♂️
Sana yaşamak düşer çarkların gövdesinde.
Bin demir kapıyla hesaplaşmaktan omzun çürümelidir.
Bin çeşit güneşle ovulmalıdır gaddar ellerin.
Yürü yangınların üstüne,
kendi alevini de getir
Çarpıntısız dakikası olur mu devrimcinin...
...
Ben koşarken derelerde birikirse çocukluğum,
piçliğim birikirse sesimin o hıncahınç boşluğunda
coşkunun en sağlam atıyla geliyorum
sövgüm büyüyor, ağartıyor günümü.
tan! ölü bir keçiyle saçlarımı taramanın vaktidir.
Sarı bir bilincin ötesini ellemek istemenin
bir üzünç aralığındayız artık tan!
savulun, çıplaklığım geliyor ardımdan. "
İsmet İsmet Özel -Bakmaklar-
Çocukları için "benim" diyen ebeveynler vardı. oysa hiç görmüyorlardı bile.
Kadınlarına ya da eşlerine "benim" diyenler vardı.
Oysa bu kadınlar başka erkeklerle, erkekler de başka kadınlarla yaşıyorlardı.
İnsanlar hayatta iyi buldukları şeyi yapmaya değil mümkün olduğunca çok şeye "benim" demeye çabalıyorlar.
İnsanlarla aramızdaki en temel farkın bu olduğuna eminim artık.
Bu nedenle diğer üstünlüklerimiz bi yana, sadece bundan yola çıkarak canlı varlıklar merdiveninde, insandan daha yüksek bir yerde durduğumuzu söylemeye cüret edebiliriz...
Jules PayotLev Tolstoy