Musab Can

Musab Can
@MusabCan
Derviş’i bekleyen ölüm...
8/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
Derviş ve Ölüm kitabı toplam on altı bölümden oluşur. Ancak konuların muhtevası kitabı iki ana kısım etrafında ele almamızı mümkün kılar. İlk kısım 1’den 9’a kadar olan bölümler, ikinci kısım ise 10’dan 16’ya kadar olan bölümlerdir. Romanın birinci kısmında, Derviş Ahmet Nureddin’i, baskıcı bir idarenin elinde tutulan kardeşini kurtarmak için beyhude çırpınan tek ve yalnız bir adamın çaresizliği içinde görüyoruz. Derviş, dönemin siyasi ve dini otoritelerini, yerel kadısını, kaymakam ve müftüsünü ziyaret ediyor serbest bırakılması için onları etkilemeye çalışıyor, ancak her buluştuğunda ya kayıtsızlık ya da tehditler ile karşılaşıyor. Beklemediği akıbet yani kardeşi Harun’un ölümü tekkenin diğer dervişi olan Hafız Muhammed tarafından kulağına fısıldamasıyla Şeyh’in ruh dünyası bir çatışma alanına dönüşüyor. Derviş Ahmet Nureddin’i bu bölümlerde kardeşinin hukuksuz ölümü karşısında vicdan ve iç muhasebesinde “tanık”, sonrasında yapılanlar karşısında sisteme karşı tereddütlerinin ve kıpırdayan vicdanının sonucu olarak sanık olarak görüyoruz. Bu bölümde Dervişin derinden dertli ve yaşadığı zorluklar karşısında hazırlıksız olduğu söylenebilinir. Sisteme olan inancı yavaş yavaş zayıflarken, içinde çoğalan intikam ateşinin kıvılcımları sessiz ve derinden tutuşmaya başlamıştır. Bu sürece kadar dervişlik rolünü en iyi şekilde ifa eden Ahmet Nureddin, kardeşinin kalede zalimane boğulmasıyla kendisine bile itiraf edemediği intikam duygusuna yenilmiş, iç dünyasında dervişlik cübbesini üzerinden çıkardığının bilincinde olmadan, ruhunun derinliklerinde meşum duyguların tohumlarını büyütmektedir. Böylesi bir son tahmin edilen bir son değildir ancak adaletsizliğin olduğu bir dünyada herkes ya sesli ya sessiz suçlu değil midir? Adaletsizliğin giderilmesinin güç olduğu bir sistemde
Edebiyat
Derviş ve ÖlümMeşa Selimoviç · Şehir Yayınları · 20032,189 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Musab Can

, bir kitap okudu
8/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2020 10. kitabı
Meşa Selimoviç
8.4/10 · 2.189 okunma
8/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2020 8. kitabı
Uygarlıkların Batışı Kitap kriterimi maddeler halinde şöylece sıralayabilirim . 1. Maalouf’un bu eseri, her ne kadar deneme türünde yazılmış olsa bile, konuları işleyişindeki ustalık, dili kullanmadaki maharet, ruh dünyasındaki zenginlik, munis ve rasyonel anlatımıyla kitap, roman tadında okunabilmektedir. 2. Kitap, kendi hayat hikayesi üzerinden yakın dönem tarihi olaylara işaret etmektedir. Öncelikle halkları birbiriyle barışıkken sonrasında çatışan ve kamplara bölünen, Doğu Akdeniz özelinde Ortadoğu’ya ve buradan tüm dünyaya çöreklenen düşmanlık tohumlarından, bunların zuhur ve tırmanışındaki nedenlerden kaygıyla söz etmektedir. Bu kaygısını dünyayı sarıp sarmalayan iklim felaketlerini, ırk düşmanlıklarını, teknolojik ilerlemenin kimi kötü niyetli güçlerin ellerinde doğurabileceği olumsuz halleri George Orwell’in “görünmeyen gizli el metaforu” üzerinden izaha kalkarak gidişatı büsbütün umutsuz bir tabloyla sonlandırmaktadır. Bu ise kitap boyunca okuyucuyla dertleşme gibi anlaşılabilecek hüznünün asıl sebebi gibidir. “Doğu Akdeniz'de ışıklar söndü ve gezegeni karanlık kapladı.” öz cümlesiyle küreğe sarılan Maalouf, “İnsanlık inşa ettiği her şeyi tehlikeye atacak bir çark içine girdi. Şu anda da bu çarktan çıkmayı sağlayacak bir yol, fikir ya da önder görünmüyor.” ez cümlesiyle kürekleri bırakıp çaresiz etrafına bakan bir yolcu gibidir. 3. Maalouf, Doğu Akdeniz’i kirleten başat faktörün 1967 Arap-İsrail savaşı olduğunu ve Arapların yenilgisiyle sonuçlanan çok yönlü travmayı, bunun doğurduğu siyasal, ekonomik, demografik tüm felaketleri ele almaktadır. Şahsi kanaatim, bölgedeki kötülüklerin anası ve asıl failinin İsrail olduğunu bildiği halde bu konuda-başından geçen bir olay hariç- fazlaca üzerinde durmaması, bir Avrupa vatandaşı olmasının verdiği ürkeklikle
Edebiyat
Uygarlıkların BatışıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20192,283 okunma