Galiba emanet edilecek bir sırrı, emniyet edecek en son bir sözü vardı.
Fakat kime söylemeli? Nehir merhametsiz! Ağaçlar hissiz! Bulutların arasında büsbütün kurtulmaya çalışarak ışık yayan ay kayıtsız!
Ruhu yükseldikçe vücudu düşüyordu.
Üzerinde durduğum şeyin çökmüş olduğunu ve ayaklarımın altında hiçbir şeyin olmadığını hissediyordum. Üzerine hayatımın kurduğum o şey artık yoktu ve ondan geriye hiçbir şey kalmamıştı.