Jan Jacques Rousseau için doğa durumu adalar gibidir. Bir kaçış bir kurtuluş özlemi, dünya gerçeğinin dışında konumlanmış olan mutluluk noktalarıdır adalar. Ama, aynı zamanda yeni toplumsal dokunun arka planında yer alması gereken ilk örneklerdir. "Ada özleminin evrenselliği"
insanlık tarihinde bir zaman gelip de hayatın düzenini ayarlamış olan değerler, formlar canlılıklarını yitirince, yeni bir düzene kılavuzluk edecek ideler aramıştır.
Ben tek bir tutkum var, öylesine çok acı çekmiş ve mutluluğu hak etmiş olan insanlık adına,ışık tutkusu...
Ateşli karşı çıkışım ruhumun çığlığından başka bir şey değil.
Gerçek toprağın altına kapatıldığı zaman, orada öyle bir toplanır öyle bir patlama gücü kazanır ki, patladığı gün her şeyi kendisiyle birlikte havaya uçurur.