Merhabalar, bugün Emile Zola'nın yazdığı "Suçluyorum" adlı kitapla geldim. Emile Zola Fransız ve daha çok natüralist akımı benimsemiş bir yazar. Eserlerinde, genelde toplumsal sorunları dile getirmiştir. Aslında bu Emile Zola'nın dönemin cumhurbaşkanına yazdığı "Suçluyorum" (İtham Ediyorum) başlıklı bir gazete makalesidir. "Dreyfus Olayı"olarak bilinen olay, o dönem tüm ülkenin gündemini meşgul etmiştir. Fransız ve Yahudi asıllı bir subay olan Yüzbaşı Dreyfus, el yazısı Alman elçiliğine gönderilen bir mektuptaki el yazısına benzediği için, 1894'te Almanlar aleyhine casusluk yapmakla haksız yere suçlanmış ve kapalı oturumlarla sürdürülen hızlı bir yargılama sonunda ömür boyu hapse mahkûm edilmişti. Mektuptaki el yazısının Dreyfus'a değil, Easterhazy adında bir binbaşıya ait olduğu İstihbarat Müdürü Yarbay Picquart tarafından iki yıl sonra ortaya çıkarılınca, Dreyfus'un davası 1896'da yeniden gündeme geldi. Genelkurmay, Easterhazy hakkında dava açmak zorunda kaldı. Açılan davada Easterhazy iki günde beraat etti. Emile Zola, bu olay ilk duyulduğunda bir kampanya başlattı. 25 Kasım 1897'de Le Figaro'da "Gerçek Yürüyor, Onu Hiçbir Şey Durduramaz" başlıklı bir yazısı yayımlandı. Aralık 1897'de ise, Dreyfus'un suçlanma nedeninin yaptığı eylemden değil, Yahudi asıllı olmasından kaynaklı olduğunu yazdı. Zola, artık yazdıklarını yayınlayacak bir gazete bulamayınca, çareyi broşür dağıtmakta buldu. Görülen davada, Esterhazy'nin aklanmasının yanısıra, onun suç kanıtlarını bulan Picquart cezalandırılınca Zola, L'Aurore gazetesinde "Cumhurbaşkanı Felix Faure'a Açık Mektup" "Suçluyorum" başlığıyla, bu dava hakkındaki en ünlü makalesini yazdı. Bu mektup Fransa'da bir aydın hareketi doğurdu. Bildiriler, imza kampanyaları başlatıldı. Ancak halkın çoğu Zola ile aynı görüşte değildi.