Suçlusun!..

Emile Zola
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·64 syf.·
2018 131. kitabı
Bu kitap bir vicdan hesaplaşması beni çok etkiledi. Bir tarihe ayna tutarken sorumluluk vu suçlama olgularıni tekrar düşünmezi sağlıyor. Bu kitapta geçen mottolar harkulade.
Suçlusun!..Emile Zola · Kafekültür · 20145,9bin okunma
10/10
·64 syf.··
Beğendi
·
2018 54. kitabı
Tarihte yüz yıl davası olarakta bilinen dreyfus davası hakkında dönemin yazarı emile zola tarafından başkana hitaben yazılan mektup. Adaletsizliğe karşı güçlü bir direniş. Bunu okumadan önce gerçek kitabını okumanızı tavsiye ederim
Suçlusun!..Emile Zola · Kafekültür · 20145,9bin okunma
Can Atalay…
10/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2023 141. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2023 19:31
Bu kitabın tek derdi var; hak, hukuk mücadelesi… Kim olduğunun, kimliğinin, dininin, dilinin, ülkenin, ne olduğunun önemi yok; sadece adalet çığlığın yüksek diye suçlanmak, sadece bu mücadeleye destek olduğun için suçlanmak… Kitabı okurken baştan sona aklıma gelen tek kişi, Can Atalay’dır. Haksızlığın, hukuksuzluğun, suçlanmanın bugün itibariyle ülkemizdeki en net adıdır; Can Atalay. Siyaset yapmak değil amacım, kaldı ki bugün itibariyle bu konu siyaseti aşıyor, yapılan hukuksuzluk karşısında bir ülkenin geleceği söz konusu. Biz şu anda yaşadığımız olaylar karşısında doğruları söylemeyeceksek, adil olan tarafı savunmayacaksak, bugün daha cesur olmayacaksak, daha yüksek sesle adalet istemeyeceksek, ne zaman isteyeceğiz? Sen bu satırları okuyup hala susan arkadaşım; Hukukun üstünlüğü, senin şahsi çıkarının üstünde olmak zorunda… Sen bugün susmaya devam edersen, yarın anayasal düzen ortadan kalkmış olacak… Ayaklar altına alınmasını görmezden geldiğin bu hukuk, bu adalet bir gün sana da lazım olacak! 09.11.2023
Hukuk ve Adalet
SuçluyorumEmile Zola · Can Yayınları · 20215,9bin okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2022 19. kitabı
Merhabalar. Suçluyorum ,gerçek hayatta yaşanmış bir olayı ele alıyor. İftiraya uğramış yahudi bir subayın nasıl haksız yere cezalandırıldığı ve güçler ayrılığının önemi anlatılıyor. Olayda geçen subayın adı Dreyfus'tur ve Dreyfus olayı olarak geçer tarihe. Anayasa dersi almış her hukukçu Dreyfus olayını bilir. Suçluyorum , Dreyfusla aynı dönemde yaşamış Zola'nın herkesin göz yumduğu bu haksızlığa sessiz kalmayıp, gazetede yayınladığı "Suçluyorum! Cumhurbaşkanına Mektup" yazısıyla birlikte olayın önce ve sonrasını anlatan bir kitap. Bu kitap sonrasında Zola hem para hem de hapis cezası almış fakat bu karar sonrasında bozulmuştur. Tarih Zola'nın cesaretini ve adalet için verdiği mücadeleyi yazar. Okunması tavsiye edilir.
SuçluyorumEmile Zola · Can Yayınları · 20195,9bin okunma
Adil Yargılanma Hakkı Nedir?
10/10
·48 syf.·
2022 13. kitabı
Bir ülkede kanunların, hakimlerin, mahkemelerin ve bunlar vesilesiyle yargılamaların olması; o ülkede, hukuk mekanizmasının yerinde işlediğinin kanıtı olabilir mi tek başına? Yapılan yargılama, baştan savma, yetersiz, yüzeysel, gizli kapaklı olursa o devlet göstermelik bir hukuk devleti olmaktan ileri gidebilir mi? Adil yargılanma hakkı; davanın makul bir süre içerisinde, bağımsız ve tarafsız bir mahkemede, hakkaniyete uygun bir biçimde ve kamuya açık olarak görülmesi anlamına gelir. Buna göre yıllarca görülen bir dava ya da yeter süreye ulaşmaksızın aceleyle sonuçlandırılan bir dava; başka kişi ve kurumlardan emir alan ya da taraf tutan bir mahkemece yapılan yargılama; gizli bir yargılama süreci geçiren, kapalı kapılar ardında yürütülen ve sonuçlanan bir dava adil yargılanma hakkını ihlal etmiş demektir. 19. yüzyıl sonlarına doğru Fransa, Dreyfus davası ismi verilen bir dava ile sarsılmış ve tarihine hiç unutulmayacak bir hukuk lekesi bırakmıştır. Bu dava ülkenin tarihinde öyle önemli bir yere sahiptir ki Tahsin Yücel şöyle der; "Fransa artık ikiye bölünmüştür, insanlar artık sağcı ya da solcu, kilise yanlısı ya da sosyalist değil, Dreyfus yanlısı ya da Dreyfus karşıtıdır." Peki tarihe böyle bir leke bırakan Dreyfus Davası nedir? Bir Fransız ajanı olan Madam Bastian, bir Alman Ataşesinin çöp kutusunda yırtılmış ve parçalara ayrılmış bir mektup bulur. Mektupta, Fransız ordusuna ilişkin bilgiler yer almaktadır ve mektubu yazan casusun peşine düşülür. Şüphelendikleri dört subay arasında Alfred Dreyfus de vardır. Yüzeysel bir soruşturma ve yetersiz bir kovuşturma neticesinde casus olduğuna karar verilen ve ömür boyu sürgünle cezalandırılan kişi Dreyfus'ten başkası değildir... Aslında Dreyfus'ün suçluluğunu kanıtlayan kesin deliller bulunmamasına ve hatta zamanla
Hukuk
SuçluyorumEmile Zola · Can Yayınları · 20195,9bin okunma
10/10
·48 syf.··
2021 89. kitabı
Suçluyorum, en sevdiğim yazarlardan biri olan Emile Zola’nın, 19.yy sonlarında Fransa’da Yahudi bir subayın haksız yere casuslukla suçlanmasıyla patlak veren Dreyfus Olayı karşısında tepkisini dile getirdiği, 13 Ocak 1898’de L’Aurore adlı gazetede yayımlanan, Cumhurbaşkanına Mektup alt başlıklı yazısı. Zola, zaten çok sevdiğim bir yazardı; toplamda 11 eserini okudum ve her birinde sevgim katlanarak arttı ama Suçluyorum yazısını ve Gerçek romanı okuduktan sonra artık bende yeri apayrı. Zola’nın büyük bir yazar olmanın yanında duyarlı bir vatandaş ve adaletsizlik karşısında sesini çıkarmaktan korkmayan yiğit bir sanatçı olduğunu gösteriyor bu eserleri. Emek (Germinal en büyük kanıtı), gerçek ve adalet Zola için çok önemli, eserlerinde altını defalarca çizdiği kavramlar ve ülkesinde bunların tehdit altında olduğunu hissedince, öfkesini ve üzüntüsünü çekinmeden dile getirmiş, en güçlü yönü olan kalemiyle. Toplumu çıkarları uğruna derin bir cehalet kuyusuna sürükleyen ve bu uğurda tutuculuğu azdırarak Yahudi düşmanlığını körüklemekten çekinmeyen kiliseye, iktidar uğruna bu cehaleti çıkarları doğrultusunda yönlendirmekten çekinmeyen siyasetçilere, yine toplumdaki konumlarını korumak için halkın bu şekilde yönlendirilmesinden faydalanan burjuvaziye (ki burjuvazinin olayla ilgili tutumuna Proust’un eserlerinden de aşinayız), kamuoyunu bu doğrultuda yönlendiren ahlaksız basına ve sözde itibarını korumak için doğruluktan sapıp halkın milli duygularını sömüren orduya öfkesini öyle bir kusmuş ki, her satırda ülkesine ve halkına içi parçalanan ve bir şeyleri değiştirmek için çırpınan bir insan olduğunu hissediyorsunuz. Suçluyorum yazısı yayımlandıktan sonra Zola, para ve hapis cezasına çarptırılmış, İngiltere’ye kaçmak zorunda kalmış (ki bunların hepsini bekliyormuş), kışlalarda
SuçluyorumEmile Zola · Can Yayınları · 20215,9bin okunma
10/10
·48 syf.··
2025 16. kitabı
Émile Zola, “Suçluyorum” adlı eserinde dönemin Yahudi karşıtlığını, yani antisemitizmi, bir kişinin mahkemesi üzerinden çarpıcı bir şekilde gözler önüne serer. Başarılı bir asker olan Alfred Dreyfus’un yalnızca Yahudi kimliğinden dolayı casuslukla suçlanması ve mahkeme kararıyla sürgüne gönderilmesi, dönemin adalet sistemindeki önyargıların açık bir yansımasıdır. Olayları dürüstçe araştırmaya başlayan Subay Picquart, gerçek suçlunun başka biri olduğunu anlar. Ancak üstleri tarafından uyarılır: Suçlanan kişi bir Yahudi’dir ve bu konunun kurcalanması istenmez. Bu noktada adalet arayan herkesin kafası karışır çünkü gerçek suçlu ortadadır, ancak mahkeme orduyu ve devleti koruma bahanesiyle yanlış kararı savunur. Tüm bu adaletsizliklere karşı Émile Zola, cumhurbaşkanına hitaben kaleme aldığı “Suçluyorum” adlı mektubuyla tarihe geçer. Bu cesur çıkış, yalnızca Dreyfus’un aklanmasına değil, kamuoyunun vicdanının uyanmasına da katkı sağlar. Sonunda adalet yerini bulur ve Dreyfus’un suçsuzluğu kanıtlanır. Bu dava, hukukun üstünlüğü yok sayıldığında neler olabileceğini ve insanların hayatlarının nasıl karartılabileceğini bize açıkça gösteriyor. Artık dünyada ayrımcılığı bir kenara bırakıp insanları yalnızca insan oldukları için değerli görme zamanı gelmedi mi?
1000Kitap
SuçluyorumEmile Zola · Can Yayınları · 20215,9bin okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2024 5. kitabı
2024 yılı Marcel Proust okumaları yılı olacağı için, Kayıp Zamanın İzinde serisinde de sık sık bahsedildiği söylenen Dreyfus Davası’nı daha iyi anlamak için Zola’nın SUÇLUYORUM’unu da okumak istedik kulüpten arkadaşlarımla. Dreyfus olayı 20 yy. sonlarında Fransa’da, Yahudi kökenli bir subay olan Alfred Dreyfus’ün haksız yere casuslukla suçlanarak, yüzeysel ve gizli bir yargılama sonrasında, 5 Ocak 1895’te karşı törene, rütbeleri sökülüp, kılıcı kırıldıktan sonra Şeytan Adası’na gönderilip, hapsedilmesiyle başlıyor. İlerleyen zamanlar dürüst bir subay olan Georges Picquart, binbaşı Esterhazy’den bir yazı bulur ve bu yazıyı bahsi geçen mektuptaki yazı ile aynı yazıdır. Başında Dreyfus karşıtı yazılar kadar, gerçek suçlunun Esterhazy olduğu yönünde de fikirler dolaşınca, Esterhazy için yargıç karşısına çıkmak kaçınılmaz olur. Ancak yalnızca üç dakika içinde oy birliği ile aklanır. Bu olaydan sonra, 13 Ocak 1898’de Zola SUÇLUYORUM’u yayımlar. Bu süreçte yaşanan olaylar devam ederken, cumhurbaşkanı bağışlama kararını 19 Eylül 1899’da imzaladığında, Dreyfus özgürdür. … #emilezola #alfreddreyfus #dreyfusolayi #sucluyorum #marcelproust
Bu Dâvet Bizim
SuçluyorumEmile Zola · Can Yayınları · 20215,9bin okunma
Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır
Puan vermedi·48 syf.·
2023 2. kitabı
"Dilsiz şeytan " sözü olanlara göz yummak ve kabullenmek anlamına gelir. Evet hepimiz "bana dokunmayan bin yıl yaşasın" metoduyla bakıyoruz hayata. Birçoğumuz başkaları haksızlığa uğradığında dilsiz şeytan oluyoruz; kendimizi karanlığın engin denizlerine salıveriyoruz.Halbuki yanlış yapıyoruz. Yanlış pencerelerden, kötü manzaralar izlemek zorunda kalıyoruz. Taa ki iğnenin ucu bize dokunana kadar... Taa ki o karanlık denizlerde köpek balıklarıyla karşılaşana dek uyanmıyoruz, sesimizi duyurmuyoruz.  Halbuki en başından beri haksızlık ve zulüm karşısında birlik olsak karanlıklardan gün yüzüne, aydınlığa çıkabiliriz. Yanmak için sıramızı beklememize gerek yok ortada bir yangın varsa elbet herkes bundan nasibini alır. Bilirsiniz yaşın yanında kuru da yanar. Susmayalım, susmayın sustukça hepimize sıra gelecek... Neyse kitabın konusuna aslında mektupların muhtevasına gelecek olursak. Aydın sıfatını her zerresini layıkıyla karşılayan karşılayan Emile Zola 19 yy. Fransasında yaşanan gerçek bir olaydan doğan liyakatsızlığı, ırkçılığı ve haksızlığı  gözler önüne seriyor. * Fransa tarihinde, kara bir leke olarak kalan Dreyfus olayını, araştırmanızı öneriyorum. Bu olay size başka coğrafyada yaşanan, benzer olayları ve daha kötülerini hatırlatacak Uyanmak için neden birilerinin bizi uyandırmasını bekliyoruz ? ***Bu arada bu kitabı görüp, okumama vesile olan Semih Doğan abime teşekkür ederim
1000k
SuçluyorumEmile Zola · Can Yayınları · 20215,9bin okunma
Suçluyorum
Puan vermedi·48 syf.··
2025 69. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2025 22:25
Kamuoyunu şaşırtmak, onu çileden çıkartmak ağır bir suçtur. Sıradan ve gösterişsiz insanları zehirlemek, gericilik ve hoşgörmezlik tutkularını körükleyip azdırmak, suçların en ağırıdır!  Tüm baskılara tüm aldatmacalara tüm saptırmalara karşın, dürüst insanlar tükenmez.  19. yüzyıl sonları Fransa'sında, Yahudi kökenli bir subayın, Yüzbaşı Alfred Dreyfus'ün haksız yere casuslukla suçlanmasıyla patlak veren Dreyfus Davası, yalnızca bir hukuk ve ayrımcılık skandalı değil, aynı zamanda başta ordu ve yargı olmak üzere ülkenin tüm kurumlarını temellerinden sarsan bir toplum olayıydı. Üzerine atılan haksız bir casusluk iddiası üzerine  Şeytan Adası’a ömür boyu sürgüne gönderilmiş olan Yüzbaşı Dreyfus’un cezasının arkasındaki dehşet verici  gerçekleri gören bir aydının (Emile Zola'nın) dönemin cumhurbaşkanına yazmış olduğu mektuptaki sorunların dava üzerinde yarattığı etki kaleme alınmıştır.  Arka kapaktan... Alfred Dreyfus, 1859'da Fransa'nın Mulhouse kentinde doğdu. Babası varlıklı bir Yahudi'ydi. Politeknik Okulu'ndan sonra subay olmaya karar verdi. Yüzbaşılığa kadar yükseldi. 1894 yılında, Savaş Bakanlığı'nda çalışırken Fransız ordusunun sırlarını Alman askerî ataşesine satmakla itham edildi. Suçlu bulundu, Fransız Guyanası'nda Şeytan Adası'nda ömür boyu hapse mahkûm edildi. Yetersiz kanıtlara dayanan yargılama sırasında, Dreyfus'ün suçlamayı reddetmesine karşın, hem kamuoyu hem de koyu Yahudi düşmanı bir kesimin başını çektiği Fransız basını, mahkeme kararını olumlu karşıladı. Ancak zamanla dava konusunda kuşkular belirdi ve Dreyfus yanlılarının sayısı gitgide çoğaldı. 13 Ocak 1898'de Émile Zola, L'Aurore ga-zetesinin başsayfasında "Suçlu-yorum" başlıklı bir mektup yayımlayarak, Dreyfus'ün mahkûm olmasına neden olan ırkçı tavrı ve Fransız kurumlarını
Dünya Klasikleri
SuçluyorumEmile Zola · Can Yayınları · 20215,9bin okunma

Yazar Hakkında

Emile ZolaYazar · 56 kitap
Émile François Zola (2 Nisan 1840 – 29 Eylül 1902), Fransada natüralizm akımının öncüsü olan ünlü bir yazardır. Zolanın edebiyat dışındaki şöhreti ise, Dreyfus Davasında takındığı aydın tavrından kaynaklanmaktadır. 1897 yılında Fransız ordusunda Yahudi olması nedeniyle askeri yargının duyarsızlığına kurban giden yüzbaşı Dreyfus’u hükümetin bütün baskılarına rağmen savunan ve Fransa devlet başkanına hitaben “İtham Ediyorum” makalesini yayınlayan Zola, baskılardan dolayı Fransayı terkedip bir süre Londrada yaşamak zorunda kaldı. Çabaları sonucunda Dreyfus Davasının yeniden görülüp adaletin yerini bulması sonucu yurduna döndü. Émile Zola, 1902 sonbaharında,kaldığı otelin yatak odasında duman zehirlenmesinden öldü. “Nana”, “Germinal” ve “Meyhane” en tanınmış romanlarıdır.Tüm romanlarında,doğal ve gerçekçi bir tarzla,hayatın zorluklarından bahsedilir.Örneğin Nana adlı romanda yokluktan dolayı batağa sürüklenen bir genç kızın dramı,büyük bir gerçekçilik ve dramla anlatılır.