Adalet İçin Bir Savaşın Öyküsü

Dreyfus Olayı

Emile Zola
Çevirmen:
Muammer Tuncer

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·183 syf.··
Beğendi
·
2018 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2018 18:32
Dikkat bu kitap,bir adalet Manifestosudur! Yaklaşık 124 yıl öncesinin hayaletidir! Vicdanınızı rahatsız etmek için yazılmıştır ve vicdanınız sızlamalıdır evet. Yüzbaşı Dreyfus için bütün insanlığın vicdanı sızlamalıdır. Emile Zola “Gerçek yürüyor ve onu hiç bir şey durduramayacak! “ sözleriyle kitaba güzel bir girizgah yapıyor. 15 Eylül 1894 günü Fransız ordusunda stajyer olan Yüzbaşı Dreyfus, gizli bir takım askeri belgeleri, Alman askeri ateşesi Von Schwartzkoppen’e vermekle suçlanır ve tutuklanır. Delil olarakta kimin yazdığı belli olmayan bir mektup gösterilir. Hızlı bir soruşturmanın ardından Yüzbaşı Dreyfus suçlu bulunur ve hapse atılır. Subayın casusluk yaptığı gazetelerde uzun uzun haber verilir. Zola olayın iç yüzünü bildiği ve Dreyfus’un suçsuzluğunu kanıtlamak için bir kaç gazetede yazılar yayınlar,devlet başkanına mektuplar iletir. Hatta bu uğurda hapis ve para cezasına çarptırılır yaklaşık 11 ay İngiltere’de kalır.Elinden gelen bütün çabayı sonuna kadar gösterir bu uğurda Zola’nın subaylık ünvanı da elinden alınır. Tarihler 19 Eylül 1899’ı gösterdiğinde Başkan Loubet,Yüzbaşı Dreyfus’un affını imzalar ve geçte olsa adalet yerini bulur, yüzbaşı bölük komutanı olarak orduya tekrar alınır. Olaydan üç yıl sonra da Zola 20Eylül1902’de hayatını kaybeder. Dünya çapında geniş yankı uyandıran bu olay tarihte ki ilk antisemitik olaydır. Antisemitizm kelime anlamıyla yahudi karşıtlığı ve düşmanlığı anlamına gelir. Genel anlamda sami topluluğuna mensup yani Sam’in oğullarına (Arap,yahudi ve bazı Ortadoğu kökenli ırklar) duyulan düşmanlıktır. Yüzbaşı Dreyfus Fransız olmasına rağmen bir yahudidir ve bu olayda sadece yahudi olduğu için akıl almaz bir kinle ,kamuoyunda gazeteler tarafından yaratılan düşmanlıkla karşı karşıya kalmıştır. Ülkede geniş çaplı bir yahudi
Tarih
Dreyfus OlayıEmile Zola · Yalçın Yayınları · 20045,9bin okunma
8/10
·183 syf.··
Beğendi
·
2018 24. kitabı
*Gerçek yürüyor onu hiçbir şey durduramaz.* Emile Zola'nın bu eserini Hukuk Fakültesini kazanmadan hemen önce okumuştum. Ve beni derinden sarmıştı.Bu gerçek bir olayın anlatım sürecidir.Olay Fransa'da geçmektedir.Alfred Dreyfus adlı yahudi bir askeri görevliye atılan iftira sonucu olaylar karışmış Emile Zola başta olmak üzere aydınlar ve halk bu durumu açığa çıkarmak için çabalamışlardır.Eserde bu olaya verilen önemin ne derece ileri boyutta olduğunu bundan hukukun bir ülkenin haysiyeti sayıldığını görüyoruz..
Hukuk
Dreyfus OlayıEmile Zola · Yalçın Yayınları · 20045,9bin okunma
10/10
·183 syf.·
2014 21. kitabı
Görüyoruz ki kimi güçler her dönemde insanları kargaşaya sürüklemek için olmadık dedikodu, hileye başvurmuşlardır. Günahsız insanlara kaldıramayacakları, olmadık suçlar yüklemişlerdir. Buna karşın, her şeye rağmen doğrunun peşinde, adaletten yana olanlarda seslerini duyurmaya çalışmışlardır. Dreyfus Olayı;1894 yılında Yahudi kökenli Yüzbaşı Alfred Dreyfus'un haksız yere casuslukla itham edilerek Fransa'da yargılandığı dava ve ardından gelişen olayların tamamıdır. Yüzbaşı Alfred Dreyfus bazı Fransız silahlarının yeni teknik özelliklerini Almanlara bildirmekle suçlanıyordu. Guyana açıklarındaki Şeytan Adası’na müebbet hapis mahkumu olarak gönderildi. Emile Zola bu iftiralar, düzmeceler karşısında dik durarak adalet mücadelesi verir. İyi okumalar.
Hukuk
Dreyfus OlayıEmile Zola · Yalçın Yayınları · 20045,9bin okunma
10/10
·183 syf.··
Beğendi
·
2019 35. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mart 2019 11:34
Gerçeği öğrendikten sonra nasıl susar bir insan? Hele ki bir yazar, bir gazeteci? Halkı aydınlatmakla görevli olanların Hipokrat'ı kimdir, yeminle bağlanmaz mı onlar mesleklerine? Zola'nın vicdanı, bugün Fransız medyasının yüz akıdır hâlâ. Yahudi düşmanlığından da öte, trajikomik bir olaydır aslında Dreyfus Olayı. Yalçın Yayınları tarafından basılmış olan bu kitapta, hem vakanın tarihsel ilerleyişi hem de Zola'nın bu dönemde gerek gazetelere yazdığı gerekse broşür olarak yayınladığı görüşleri yer alıyor. Başta gazetecilik öğrencileri olmak üzere, tüm medya görevlilerinin, askeri personelin ve önünde sonunda yargının gücüyle sınanacak olduğu için bütün insanların okuması gerekir. Tavsiyemdir. =)
Dreyfus OlayıEmile Zola · Yalçın Yayınları · 20045,9bin okunma
7/10
·183 syf.·
2016 21. kitabı
Yüzbaşı Dreyfus ve ona inanan bir takım Fransızın onu kurtarma adına yapmış oldukları çabalar. Dreyfus u okurken Günümüz Türkiye sini hatırladım.Emile Zola'nın dönemin Başkanlarına gazetede yazdığı açık mektuplarda bu kitap ta hoşuma giden bölümlerden birisiydi. Gerçekler bir kere yürüdü mü durduramazsın,kitaptan.....
Hukuk
Dreyfus OlayıEmile Zola · Yalçın Yayınları · 20045,9bin okunma
Can Atalay…
10/10
·48 syf.··
Beğendi
·
2023 141. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 09 Kasım 2023 19:31
Bu kitabın tek derdi var; hak, hukuk mücadelesi… Kim olduğunun, kimliğinin, dininin, dilinin, ülkenin, ne olduğunun önemi yok; sadece adalet çığlığın yüksek diye suçlanmak, sadece bu mücadeleye destek olduğun için suçlanmak… Kitabı okurken baştan sona aklıma gelen tek kişi, Can Atalay’dır. Haksızlığın, hukuksuzluğun, suçlanmanın bugün itibariyle ülkemizdeki en net adıdır; Can Atalay. Siyaset yapmak değil amacım, kaldı ki bugün itibariyle bu konu siyaseti aşıyor, yapılan hukuksuzluk karşısında bir ülkenin geleceği söz konusu. Biz şu anda yaşadığımız olaylar karşısında doğruları söylemeyeceksek, adil olan tarafı savunmayacaksak, bugün daha cesur olmayacaksak, daha yüksek sesle adalet istemeyeceksek, ne zaman isteyeceğiz? Sen bu satırları okuyup hala susan arkadaşım; Hukukun üstünlüğü, senin şahsi çıkarının üstünde olmak zorunda… Sen bugün susmaya devam edersen, yarın anayasal düzen ortadan kalkmış olacak… Ayaklar altına alınmasını görmezden geldiğin bu hukuk, bu adalet bir gün sana da lazım olacak! 09.11.2023
Hukuk ve Adalet
SuçluyorumEmile Zola · Can Yayınları · 20215,9bin okunma
Puan vermedi·48 syf.··
2022 19. kitabı
Merhabalar. Suçluyorum ,gerçek hayatta yaşanmış bir olayı ele alıyor. İftiraya uğramış yahudi bir subayın nasıl haksız yere cezalandırıldığı ve güçler ayrılığının önemi anlatılıyor. Olayda geçen subayın adı Dreyfus'tur ve Dreyfus olayı olarak geçer tarihe. Anayasa dersi almış her hukukçu Dreyfus olayını bilir. Suçluyorum , Dreyfusla aynı dönemde yaşamış Zola'nın herkesin göz yumduğu bu haksızlığa sessiz kalmayıp, gazetede yayınladığı "Suçluyorum! Cumhurbaşkanına Mektup" yazısıyla birlikte olayın önce ve sonrasını anlatan bir kitap. Bu kitap sonrasında Zola hem para hem de hapis cezası almış fakat bu karar sonrasında bozulmuştur. Tarih Zola'nın cesaretini ve adalet için verdiği mücadeleyi yazar. Okunması tavsiye edilir.
SuçluyorumEmile Zola · Can Yayınları · 20195,9bin okunma
Adil Yargılanma Hakkı Nedir?
10/10
·48 syf.·
2022 13. kitabı
Bir ülkede kanunların, hakimlerin, mahkemelerin ve bunlar vesilesiyle yargılamaların olması; o ülkede, hukuk mekanizmasının yerinde işlediğinin kanıtı olabilir mi tek başına? Yapılan yargılama, baştan savma, yetersiz, yüzeysel, gizli kapaklı olursa o devlet göstermelik bir hukuk devleti olmaktan ileri gidebilir mi? Adil yargılanma hakkı; davanın makul bir süre içerisinde, bağımsız ve tarafsız bir mahkemede, hakkaniyete uygun bir biçimde ve kamuya açık olarak görülmesi anlamına gelir. Buna göre yıllarca görülen bir dava ya da yeter süreye ulaşmaksızın aceleyle sonuçlandırılan bir dava; başka kişi ve kurumlardan emir alan ya da taraf tutan bir mahkemece yapılan yargılama; gizli bir yargılama süreci geçiren, kapalı kapılar ardında yürütülen ve sonuçlanan bir dava adil yargılanma hakkını ihlal etmiş demektir. 19. yüzyıl sonlarına doğru Fransa, Dreyfus davası ismi verilen bir dava ile sarsılmış ve tarihine hiç unutulmayacak bir hukuk lekesi bırakmıştır. Bu dava ülkenin tarihinde öyle önemli bir yere sahiptir ki Tahsin Yücel şöyle der; "Fransa artık ikiye bölünmüştür, insanlar artık sağcı ya da solcu, kilise yanlısı ya da sosyalist değil, Dreyfus yanlısı ya da Dreyfus karşıtıdır." Peki tarihe böyle bir leke bırakan Dreyfus Davası nedir? Bir Fransız ajanı olan Madam Bastian, bir Alman Ataşesinin çöp kutusunda yırtılmış ve parçalara ayrılmış bir mektup bulur. Mektupta, Fransız ordusuna ilişkin bilgiler yer almaktadır ve mektubu yazan casusun peşine düşülür. Şüphelendikleri dört subay arasında Alfred Dreyfus de vardır. Yüzeysel bir soruşturma ve yetersiz bir kovuşturma neticesinde casus olduğuna karar verilen ve ömür boyu sürgünle cezalandırılan kişi Dreyfus'ten başkası değildir... Aslında Dreyfus'ün suçluluğunu kanıtlayan kesin deliller bulunmamasına ve hatta zamanla
Hukuk
SuçluyorumEmile Zola · Can Yayınları · 20195,9bin okunma
10/10
·48 syf.··
2021 89. kitabı
Suçluyorum, en sevdiğim yazarlardan biri olan Emile Zola’nın, 19.yy sonlarında Fransa’da Yahudi bir subayın haksız yere casuslukla suçlanmasıyla patlak veren Dreyfus Olayı karşısında tepkisini dile getirdiği, 13 Ocak 1898’de L’Aurore adlı gazetede yayımlanan, Cumhurbaşkanına Mektup alt başlıklı yazısı. Zola, zaten çok sevdiğim bir yazardı; toplamda 11 eserini okudum ve her birinde sevgim katlanarak arttı ama Suçluyorum yazısını ve Gerçek romanı okuduktan sonra artık bende yeri apayrı. Zola’nın büyük bir yazar olmanın yanında duyarlı bir vatandaş ve adaletsizlik karşısında sesini çıkarmaktan korkmayan yiğit bir sanatçı olduğunu gösteriyor bu eserleri. Emek (Germinal en büyük kanıtı), gerçek ve adalet Zola için çok önemli, eserlerinde altını defalarca çizdiği kavramlar ve ülkesinde bunların tehdit altında olduğunu hissedince, öfkesini ve üzüntüsünü çekinmeden dile getirmiş, en güçlü yönü olan kalemiyle. Toplumu çıkarları uğruna derin bir cehalet kuyusuna sürükleyen ve bu uğurda tutuculuğu azdırarak Yahudi düşmanlığını körüklemekten çekinmeyen kiliseye, iktidar uğruna bu cehaleti çıkarları doğrultusunda yönlendirmekten çekinmeyen siyasetçilere, yine toplumdaki konumlarını korumak için halkın bu şekilde yönlendirilmesinden faydalanan burjuvaziye (ki burjuvazinin olayla ilgili tutumuna Proust’un eserlerinden de aşinayız), kamuoyunu bu doğrultuda yönlendiren ahlaksız basına ve sözde itibarını korumak için doğruluktan sapıp halkın milli duygularını sömüren orduya öfkesini öyle bir kusmuş ki, her satırda ülkesine ve halkına içi parçalanan ve bir şeyleri değiştirmek için çırpınan bir insan olduğunu hissediyorsunuz. Suçluyorum yazısı yayımlandıktan sonra Zola, para ve hapis cezasına çarptırılmış, İngiltere’ye kaçmak zorunda kalmış (ki bunların hepsini bekliyormuş), kışlalarda
SuçluyorumEmile Zola · Can Yayınları · 20215,9bin okunma
10/10
·48 syf.··
2025 16. kitabı
Émile Zola, “Suçluyorum” adlı eserinde dönemin Yahudi karşıtlığını, yani antisemitizmi, bir kişinin mahkemesi üzerinden çarpıcı bir şekilde gözler önüne serer. Başarılı bir asker olan Alfred Dreyfus’un yalnızca Yahudi kimliğinden dolayı casuslukla suçlanması ve mahkeme kararıyla sürgüne gönderilmesi, dönemin adalet sistemindeki önyargıların açık bir yansımasıdır. Olayları dürüstçe araştırmaya başlayan Subay Picquart, gerçek suçlunun başka biri olduğunu anlar. Ancak üstleri tarafından uyarılır: Suçlanan kişi bir Yahudi’dir ve bu konunun kurcalanması istenmez. Bu noktada adalet arayan herkesin kafası karışır çünkü gerçek suçlu ortadadır, ancak mahkeme orduyu ve devleti koruma bahanesiyle yanlış kararı savunur. Tüm bu adaletsizliklere karşı Émile Zola, cumhurbaşkanına hitaben kaleme aldığı “Suçluyorum” adlı mektubuyla tarihe geçer. Bu cesur çıkış, yalnızca Dreyfus’un aklanmasına değil, kamuoyunun vicdanının uyanmasına da katkı sağlar. Sonunda adalet yerini bulur ve Dreyfus’un suçsuzluğu kanıtlanır. Bu dava, hukukun üstünlüğü yok sayıldığında neler olabileceğini ve insanların hayatlarının nasıl karartılabileceğini bize açıkça gösteriyor. Artık dünyada ayrımcılığı bir kenara bırakıp insanları yalnızca insan oldukları için değerli görme zamanı gelmedi mi?
1000Kitap
SuçluyorumEmile Zola · Can Yayınları · 20215,9bin okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Emile ZolaYazar · 56 kitap
Émile François Zola (2 Nisan 1840 – 29 Eylül 1902), Fransada natüralizm akımının öncüsü olan ünlü bir yazardır. Zolanın edebiyat dışındaki şöhreti ise, Dreyfus Davasında takındığı aydın tavrından kaynaklanmaktadır. 1897 yılında Fransız ordusunda Yahudi olması nedeniyle askeri yargının duyarsızlığına kurban giden yüzbaşı Dreyfus’u hükümetin bütün baskılarına rağmen savunan ve Fransa devlet başkanına hitaben “İtham Ediyorum” makalesini yayınlayan Zola, baskılardan dolayı Fransayı terkedip bir süre Londrada yaşamak zorunda kaldı. Çabaları sonucunda Dreyfus Davasının yeniden görülüp adaletin yerini bulması sonucu yurduna döndü. Émile Zola, 1902 sonbaharında,kaldığı otelin yatak odasında duman zehirlenmesinden öldü. “Nana”, “Germinal” ve “Meyhane” en tanınmış romanlarıdır.Tüm romanlarında,doğal ve gerçekçi bir tarzla,hayatın zorluklarından bahsedilir.Örneğin Nana adlı romanda yokluktan dolayı batağa sürüklenen bir genç kızın dramı,büyük bir gerçekçilik ve dramla anlatılır.