Herkesi, herkesi yargılayacak ve bağışlayacak: İyileri de kötüleri de... Bilgeleri de usluları da... Herkesin işi bitince sıra bize gelecek. "Şimdi de siz gelin bakalım!" diyecek. "Sarhoşlar, zayıf iradeliler, reziller siz gelin!" Ve biz utanmadan varıp huzurunda duracağız. Ve o diyecek "Domuzlar! İnsan suretindeki hayvanlar, hayvan damgasını taşıyanlar; siz de gelin bakalım!" Bilgeler karşı koyacak buna, akıllılar karşı koyacak: "Tanrım!" diyecekler, "Tanrım bunları niçin kabul ediyorsun?" Ve o diyecek: "Onları kabul ediyorum, ey bilgeler, onları kabul ediyorum ey akıllılar, çünkü onların hiçbiri kendini buna değer görmüyor..." Ve bize kollarını açacak ve biz önünde yerlere kapanacağız... ağlayacağız... ve her şeyi anlayacağız! O zaman her şeyi anlayacağız!.. Ve herkes anlayacak!.. Katerina Ivanovna da... O da anlayacak...
Hey gidi Soneçka! Esaslı define bulmuşlar doğrusu kendilerine! Yararlanıyorlar da... Hem de iyi yararlanıyorlar!.. Alışmışlar da buna... Ağlaya sızlaya da olsa alışmışlar. İnsanoğlu denen aşağılık yaratığın alışamayacağı hiçbir şey yok galiba!.."
Dünyamızda alışılmışın dışındaki her şeyin açıklanması gerekir ve bu hiç de masum bir gereklilik değildir. Açıklama yaparsınız, neden gösterirsiniz, makul gerekçeler sunarsınız, sonra bir de bakmışsınız tam da sizden açıklama bekleyenlerin dilini kullanıyorsunuz, kendi dilinizi değil. Birilerine açıklama borçluysanız borcunuzu daima kendi dilinizi harcayarak ödersiniz.
Hayat tekrardan ibarettir çünkü. Hayatın gücü tekrarın gücüdür. Günlerin, ayların, mevsimlerin gücü? Tabii bir de şiirin? Şiirlerin tekrar eden dizelerinin gücü... Dinlere ne demeli? Hindu'nun mantrasını tekrar etmesi, Müslüman'ın tespih çekmesi ve senin yemek güzel olmuş mu? diye sorman...